Turkvet.Biz
 
Güncel  
BİLGİLER
   

>Mevzuat

    >Tarımsal Destekler
    >Hayvan Besleme
    >Hayvan Yetiştiriciliği
    > Hayvan Sağlığı
    >Gıda Güvenliği/Halk Sağlığı
    >Gösterge ve İstatistikler
    >Bilgi Kaynakları
    >Kurum ve Kuruluşlar
    >Bağlantılar

 

İneklerde Reprodüktif Verimliliği Artırma Programları

Prof. Dr.D.Ali DİNÇ
S.Ü.Veteriner Fakültesi

Giriş

İneklerde reprodüktif verimliliği artırmada östrüs tespiti ve hayvanın uygun zamanda tohumlanması kritik öneme sahiptir. Östrus tespit oranı reprodüktif performans üzerine doğrudan etki gösterir. Yetersiz ve yanlış tespit, gebelik başına tohumlama sayısını, boş geçen günleri ve buzağılama aralığını artırır. Boş geçen günler ile östrus tespitindeki yanılgılara bağlı kayıplar arasında %92 oranında korelasyon vardır. Bu sebeple östrüs tespiti ve hayvanların uygun zamanda tohumlamasına yardımcı olabilen senkronizasyon yöntemleri üzerinde yoğun araştırmalar yapılmaktadır. (Baumann 1988, O’Connor 2005).

İneklerde östrüs senkronizasyonu için farklı uygulamalar olmasına karşılık progestagenler ve özellikle prostoglandin (PG) F2α en sık kullanılan  bileşikler olarak günümüze kadar gelmiştir (Patterson et al 2003).

Ancak, progesteron veya progestagenlerin 14 gün ve daha fazla süreli uygulamaları sonucu optimum östrüs senkronizasyonu sağlanmasına karşılık gebelik oranları oldukça düşük oluşmaktadır. Kısa ve uzun süreli progesteron uygulamalarından sonra, östrüs siklusunun başlamasındaki gecikmeler, dominant follikülün kalıcı olması veya yaşlı bir oositin ovule olması ile sonuçlanabilmektedir (Kesler 2002, Washburn et al 2005)

PG’in keşfi ile östrüsler daha kısa sürede kontrol altına alınabilmiştir. PG siklusu kısaltır ve östrüs tespit etkinliğini artırır. Östrüs siklusunun belirli dönemlerinde etki gösterir (6-16. günle arası). Ancak PG ile tüm hayvanlarda östrüs ve ovulasyonun senkronizasyonu sağlanamamaktadır. Anovulator olgularda başarısız kalır. PG mevcut CL’un sonlanmasına neden olur, fakat folliküler dalgaların seyrini değiştiremez. Bu sebeple PG uygulama gününe bağlı olarak oluşacak östrüs ve takiben şekillenecek ovulasyon bir haftalık bir süreye yayılabilmektedir. Dolayısıyla PG enjeksiyonu sonrası belirlenen saatlerde (fixed time) yapılan tohumlamalardan (72-96 saat sonra veya 80. saatte) elde edilen gebelik oranları, östrüs gözlenerek yapılan tohumlamalardan elde edilen gebelik oranlarından daha düşüktür (Murugavel et al 2003, Fricke 2004b).

Sığırlarda follikülerin gelişimi ve regresyonunun tabiatı üzerinde yapılan temel araştırmalarda ultrasonografinin kullanılması ile folliküler dalgalar keşfedilmiştir (Ginther et al 1989). Folliküler ve luteal gelişimin seyrinin anlaşılması ineklerde reprodüktif siklusun kontrolü için pratik stratejilerin geliştirilmesinde ilk adım olmuştur (Fricke 2004a).

Östrüs siklusunun maksimum seviyede kontrolü için luteolizisin yanı sıra folliküler dalgaların da kontrol altına alınması gerekmektedir. Bilindiği gibi düve ve inekler bireysel olarak her bir östrüs siklusunda 2, 3 hatta 4 adet folliküler gelişim dalgasına sahiptirler (Çelik ve ark 2005, bakınız şekil). Her bir folliküler dalga 7-10 günlük bir süreyi kapsar (Roche, 2004). İki folliküler gelişim dalgasına sahip ineklerde 1. dalga siklusun 2. gününde (1-3. günler), 2. dalga ise 11. gününde gelişmeye başlar ve ovulasyon 2. dalgadan şekillenir. Üç folliküler gelişim dalgasına sahip ineklerde 1. dalga 2. günde gelişir ve 8-12. günlerde statik hale dönüşür, 12-16. günlerde regrese olur. İkinci dalga 9. günde başlar ve 17. günde son bulur. Üçüncü dalga 16. günde başlar ve ovulasyonla sonlanır (Çelik ve ark 2005). İneklerde folliküler gelişim, endokrin etkileşim (başlıca FSH/LH), intrafolliküler faktörler (östradiol, inhibin, activin, follistatin, IGF/IGFBP/insulin-like growt factor binding protein) ve intraselüler moleküler etki şekilleri (sitotokinler, reseptörler, sinyal transfer molekülleri, kopyalama ve büyüme faktörleri, enzimler, hücre siklus düzenleyicileri, hücresel komponentler ve apoptosisi kapsayan faktörler) ile gerçekleşir (bakınız şekil). Foliküllerin gelişiminde FSH hormonu ve intraovarian faktörler   anahtar rol oynar (Evans and Canty, 2004). Folliküler gelişim dalgaları östrüs ve ovulasyonun senkronizasyonunda oluşacak cevap için oldukça önemlidir.

Ovaryum fonksiyon bozukluluklarının tedavisinde kullanılan GnRH hormonu, son yıllarda ineklerde östrüs ve ovulasyonun senkronizasyonu, özellikle de folliküler dalgaların kontrolü amacıyla yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hatta, senkronizasyon çalışmalarının çoğu belirlenen zamanda (fixed-time) tohumlamalar ile daha fazla gebelik oranı elde etme üzerine yoğunlaşmıştır Böylece reprodüktif fizyologlar tarafından uzun zamandır araştırılan ve östrüs gözlemeyi sınırlandıran ve bununla ilişkili problemlere çözüm getiren yöntem keşfedilmiştir (Fricke 2004b). İlk kez Wisconcin üniversitesinde geliştirilen yöntem ovulasyonun senkronizasyonu veya kısaca Ovsynch olarak adlandırılmıştır (Pursley et all, 1995). Burada gözetilen amaç ardışık hormon uygulamaları ile, belirlenen zamanda fertil bir ovulasyonu sağlamak için gerekli olayları uygun şekilde kurgulayarak, ineklerde reprodüktif siklusu maksimim düzeyde kontrol altına almaktır (Whittier and Geary  2000).

GnRH’ın yanı sıra, senkronizasyon amacıyla daha önceden kullanılan östrogen, progesteron hormonlarından ve prostaglandin’den de  yararlanılarak, her bir bileşiğin yalnız başına uygulamasında karşılaşılan komplikasyonlar ve elde edilen dölverimi düşüklüklerinin giderilmesi yönünde farklı kombinasyonlar oluşturularak değişik senkronizasyon programları uygulamaya konulmuştur.

Söz konusu gelişmeler sonucunda ineklerde östrüs siklusunun kontrol altına alınması işlemleri, folliküler gelişimin senkronizasyonu (GnRH, Östradiol, Progesteron), Corpus luteum’un kontrolü/regresyonu (Prostoglandin F2α) ve ovulasyonun uyarılması (GnRH, Östradiol, hCG ve LH) şeklinde özetlenebilir.

Belirtilen etken maddeler kullanılarak yapılan siklik maniplasyonlar aşağıda bahsi geçen protokoller şeklinde adlandırılmaktadır. Protokollerin çoğunda östrüslerin gözlenmesine gerek duyulmamaktadır. Dolayısıyla iş gücü ve zaman kazancı sağlanmaktadır. Ayrıca östrüs tespitindeki yanlışlıkların ve ovulasyon mekanizmasında oluşan bozuklukların (suböstrüs, anostrus, kistik ovaryum) önüne geçilmekte, infertiliteye neden olan repeat breeder (RB) ve metritis gibi problemler daha kolay çözülebilmektedir (Bartolome et al 2000, Fallah Rad 2004, Yániz et al 2004, Ax et al 2005, Grant 2005).

Sunulan derlemede, süt inekçiliğinde reprodüktif verimliliği artırmak amacıyla da uygulanan veya optimum reprodüktif verimliliği sağlamada büyük oranda güçlük oluşturan birtakım patolojik olguları ve fizyolojik faktörleri bertaraf etmeyi sağlayan ve sistematik çiftleştirme programları olarak da adlandırılan (Nebel and Jobst 1998, O’Connor 2005) bu uygulamalar (folliküler gelişimin kontrolü, östrüs ve ovulasyonun senkronizasyonu girişimleri) özetlenmeye çalışılmıştır.

Ovsynch

Ovsynch, GnRH ve PG kullanılarak ovulasyonun senkronizasyonu veya kontrol altına alınması demektir. Ovsynch uygulaması, östrüsten ziyade ovulasyonu senkronize etmektedir. Östrüs gözlenerek yapılan tohumlama ile benzer sonuçların alınabildiği ilk belirlenen zamanda tohumlama yapılabilen senkronizasyon protokolüdür (Fricke 2004a). İlk kez Wisconsin Üniversitesinde geliştirilmiştir (Pursley et al 1995) Laktasyondaki süt inekleri için en popüler senkronizasyon protokolüdür (Pursle et al 1997, Rabiee et al 2005). Diğer tüm protokoller ovsynch protokolünün varyasyonu denebilir (Ax et al 2005). PP 60-100. günler arasında gebe kalma oranını artırmak için uygulanabilir (O’connor 2001).

Ovsynch ile östrüs gözlenmeden aşım ya da tohumlama zamanı belirlenir. Ovsynch protokolü, aşım veya tohumlama yapılmadan önce GnRH, PG ve GnRH’ın ardışık olarak uygulanmasıdır. GnRH hipofizden LH salınımına neden olur. GnRH enjeksiyonundan 7 saat sonra LH hormonu pik seviyeye ulaşır ve bir pikin süresi 100 dakika sürer (Whittier and Geary 2000). GnRH, siklusun dönemine veya ovaryumlardaki folliküler gelişmenin evresine göre (folliküler dalgalar), genç folliküllerin gelişmesini hızlandırır, östrogenin dominant olduğu follükülerde ovulasyon oluşturur (antral folliküller)  ve büyük veya yaşlı follükülleri luteinize eder. Kısaca folliküllerin gelişimini senkronize eder. PG ise luteal regresyonu senkronize eder. GnRH’ın PG’den 6-7 gün önce uygulanması, PG ile senkronizasyona cevabı artırmaktadır.

İlk GnRH enjeksiyonu sonrası dominant bir follikül varsa ovulasyon şekillenir. Takiben yeni veya accessory CL oluşur ve yeni bir folliküler dalga gelişmeye başlar. Yeni folliküler dalganın gelişen (aday), selektif ve dominant follikül evrelerini tamamlaması için genelde bir hafta gerekir. Bu sebeple PG ejeksiyonu ilk GnRH uygulamasından 7 gün sonra yapılmaktadır. PG orijinal CL’u ve ilk GnRH enjeksiyonunu takiben oluşabilen accessory CL’u regrese eder (şekil 1). Progesteron seviyesi düşer. Dominant follikül olgunlaşmaya (maturasyon) devam eder. PG enjeksiyonundan 2 gün sonra yapılan 2. GnRH, LH pikinin oluşturur. LH, follikül ve ovumun nihayi olgunlaşmasına sebep olarak 24-32 saat sonra ovulasyonu  gerçekleştirir (Fricke 2004a-b, Steven et al 2004). LH piki oluşunca, östrogen sentezleyen folliküller hücreler progesteron sentezleyen hücrelere dönüşerek östrüs ve belirtileri  baskılanıp provoke ovulasyon şekillenir (Kesler 2002c

Şekil 2. Ovsynch protokolünde hormon uygulamalarının izlediği seyir (P4: Progesteron, F1, F,2: Folliküler dalgalar, CL1, CL2: Corpus luteum).

 

 Ovsynch protokolünde östrüsün oluşması, ovulasyonun senkronizasyonu, elde edilen gebelik oranı ve embriyonik kayıplar karşılaştırıldığında uygulama başlangıcında siklusun döneminin çok önemli olduğunu ileri süren farklı görüşler oluşmuştur (Vasconcelos et al 1999). Siklusun 5-10. (Fricke 2004a)  veya 5-14. (Pfizer Animal Health, 2005b), günleri arasında uygulandığında fertilitenin arttığı ve gebelik oranının daha yüksek olduğu gözlenmiştir. En iyi cevap 10 mm çapında dominant bir follikülün bulunduğu evrede alınmaktadır (Moriera et al 2000, Steven et al 2004)). Dolayısıyla siklusun 5-14. günleri arası herhangi bir gün uygulamaya başlanılması halinde dominant follikül yakalama şansı daha yüksek olmaktadır. Bu sebeple ovsynch protokolü öncesinde hayvanlara 14 gün arayla 2 kez PG uygulanması (bakınız pre-synch), ovsynch’in söz konusu günlerde başlatılmasını sağlamaktadır.

Ovsynch protokolünde ilk GnRH enjeksiyonunun siklusun herhangi bir gününde/rastgele yapılması halinde hayvanların ortalama % 65’inde ovulasyon şekillenir. Uygulama günü bu noktada da önem kazanmaktadır. Siklusun 1-4. günlerinde uygulamaya başlandığında ilk GnRH enjeksiyonu sonrası ovulasyon oluşmaz. Ancak 5-10. günler arası uygulamada, hayvan 2 veya 3 adet folliküler dalgaya sahip olsa dahi, ovulasyon oluşma oranı çok yüksektir (% 90’dan fazla). İlk uygulama sonrası hayvanların % 100’ünde yeni bir folliküler dalga gelişir (Vasconcelos et all, 1999). İkinci GnRH uygulamasına oluşan cevabın ilkiyle ilişkisi bulunmamaktadır (Fricke 2004a-b). Tabi bu durum laktasyondaki normal siklik inekler için söz konusudur. ilk GnRH enjeksiyonu sonrasında PG uygulamasından hemen önce veya sonra hayvanlar östrüs gösterebilir (%8-16).  Bu durumda tohumlama yapılabilir (bakınız selectsynch protokolü) (Stevenson 2001).

Ovsynch protokolünde en güç evre 2. GnRH enjeksiyonundan sonra AI’nın ne zaman yapılacağıdır. İster ovsynch ister co-synch protokolünde 2. GnRH enjeksiyonu ovulasyonu hızlandırarak östrüsün dış belirtilerinin oluşmasını fırsat vermemektedir (Whittier and Geary 2000). Ovulasyon 2. GnRH enjeksiyonundan 24-32 saat sonra şekillenmektedir (Fricke, 2004a). Çünkü farklı saatlerde yapılan AI uygulamalarından sonra elde edilen gebelik oranlarında da farklılıklar gözlenmiştir. Örneğin 2. GnRH enjeksiyonunu takiben 24. saatten sona yapılan tohumlamalarda gebelik oranı düşmektedir (Pursley et all, 1998). Bu sebeple tohumlamaların 2. GnRH enjeksiyonu sonrası daha erken dönemde (en ideal 16. saat) yapılması başarıyı artırmaktadır. (O’Connor 2001). Modifiye bazı çalışmalarda ise (DeJarnette 2004,  Stevenson et al 2004, Portaluppi and Stevenson 2005), 2. PG enjeksiyonu sonrası 72. saatte GnRH+AI yapılması ile daha yüksek oranda gebelik elde edildiği bildirilmektedir.

Ovsynch protokolü pp 70. günden önce uygulandığında başarı oranı düşmektedir. Bu sebeple pp 70-76. günlerden sonra uygulanması tavsiye edilmektedir (Miller 1999, Murugagavel et al 2003).

Ovsynch protokolü yoğun olarak laktasyondaki ineklerde denenmiş ve sonuç alınmış bir senkronizasyon yöntemidir. Özellikle yüksek süt verimine sahip ineklerde reprodüktif performansı artırmakta ve ekonomik katkı sağlamaktadır (Fricke 2004a).  Düveler için aynı şeyleri söylemek mümkün değildir, hatta uygulanmaması tavsiye edilmektedir (O’Connor 2001). Düvelerdeki uygulamalar yeterince araştırılmamıştır ve onlardaki ovulasyon dalgalarının çok farklılık arz etmesi oluşan yanıtı da büyük oranda etkilemektedir. Örneğin, düveler ilk GnRH enjeksiyonuna daha az duyarlıdır ve premature östrüsler oluşabilmektedir. Bu sebeple düvelerde daha çok progesteron destekli protokoller kullanılmaktadır.

Aslında GnRH ile ovulasyonun senkronizasyonunu etkileyen faktörleri sıralamak gerekirse; yukarıda da sözü edildiği gibi uygulamaya başlandığında östrüs siklusunun dönemi, yaş (hayvanın inek veya düve olması), laktasyonun dönemi, ısı stresi ve ovaryum fonksiyon bozuklukları (anöstrüs, kistik ovaryum dejenereasyonu) sayılabilir. Siklusun dönemine ilişkin en iyi cevap 10 mm çapında dominant bir follikülün bulunduğu evrede alınır (Moreira et all 2000b). Laktasyonun dönemi de etkilidir. En erken pp 75. günde başlanılmalıdır. PP anöstrüsde oluşacak cevap ve gebelik oranını düşürür. Kondisyon skorunun da kötü olması (2.5 ve aşağı) başarıyı düşürür (Moreira et all 2000a, O’Conner ML, 2005). Isı stresi ise preovulatör folliküllerden östrogen salınımını azaltır ve östrüs belirtileri daha hafif oluşur. Bu yüzden ovsynch protokolünde belirlenen zamanda (fiked time) tohumlama tavsiye edilir. Ovsynch protokolü, rutin uygulamalarla östrüs tespiti yapılamayan sürüler ve birden fazla PG uygulaması yapılan ve östrüs göstermeyen inekler için yararlı olabilmektedir (O’Conner 2005). Hormon uygulamalarına akşam sağımından önce (saat 16-18) yapılması, fixed-time tohumlamanın işbaşı saatine (sabah 08.00-10.00) çekilmesi sebebiyle kolaylık sağlar.

Ovsynch protokolü uygulandıktan sonra hayvan gebe kalmamış ise 21 gün sonra östrüs gösterir. Bu dönemde hayvanın dikkatli gözlenmesi ile östrüs tespit edilebilir. Eğer hayvan gebe kalmadığı halde östrüs göstermiyor ise ve bu durum ultrasonografik muayene ile belirlenmiş ise, 35. gün PG enjeksiyonu yapılabilir. Bunu takiben 2-5 gün içerisinde oluşacak östrüste hayvan tohumlanır. Böylece sonraki östrüs oluşma süreci kısaltılır. Veya aşağıda sözü edilen re-senkronizasyon yöntemlerinden biri uygulanabilir.

Protokolde kullanılan ilaçların dozu GnRH 100 mikrogram, PG ise luteolitik dozu gerektirmektedir. Ancak GnRH ovsynch, co-synch ve select-synch protokollerinde yarı dozda (50 mikrogram) kullanılarak da aynı sonuçlar alınabilmiştir (Fricke et al 1998, Foster et al 2001, Whittier et al 2002, Navanukraw et al 2004). Buna karşılık post partum 75. günden önce yapılan uygulamalarda ilk GnRH dozunu 200 mikrograma çıkararak gebelik oranın artırdığını savunanlarda vardır (Ax et all 2005).

Co-synch

Ovsynch protokolünün benzeri veya özel bir şeklidir. Besi hayvanları üzerinde çalışan araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir (Ax et al 2005). Co-synch protokolünde sadece 2. GnRH uygulaması aşım veya tohumlama ile birlikte yapılmaktadır. İlk GnRH uygulamasından 7 gün sonra PG enjeksiyonu yapılıp, bundan 2 gün sonra GnRH ile birlikte tohumlama yapılır (bakınız şekil). Ovsynch protokolünde olduğu gibi östrüs gözlemeyi gerektirmeyen bir programdır. Ancak Ovsynch ile karşılaştırıldığında inekler için daha az zaman ve işgücü gerektirmesi avantaj olarak nitelenebilir. Ziyaret sayısı ile birlikte çalışma etkinlikleri de 1/3 oranında azadır (Grant 2005). Çünkü cosynch protokolünde tohumlamalar 2. GnRH enjeksiyonu ile birlikte yapılmaktadır. Ama Co-Synch protokolü sonrası elde edilen gebelik oranları, Ovsynch protokolünde 12-18 saat sonra yapılan tohumlamalardan elde edilen gebelik oranları kadar olamayabilir (Fricke 2004b).

Co-synch ile pre-synch programının birlikte kullanılması ile daha iyi gebelik oranı elde edilebilir. Ancak yöntem maliyet artışıyla birlikte daha fazla enjeksiyon gerektirir.

Heat-synch

Ostrogen eskiden beri ovulasyonu sağlamaya yardımcı olmak amacıyla fizyolojik ve patolojik olgularda kullanılmıştır. Östrogenin başlıca etkisi östrüsün belirtilerini daha çarpıcı olarak oluşturmak ve hipothalamus’tan pik seviyeye ulaşacak dalgalar şeklinde GnRH salınımını sağlamaktır.

Heat-Synch, Ovsynch protokolünün benzeridir. Farklılıklar, ikinci GnRH  yerine ECP (estradiol cypionate/siklopropionat) enjeksiyonu yapılması ve tohumlamaların hem östrüs gözlenerek hem de fixed time gerçekleştirilebilmesidir (bakınız şekil). Ayrıca östrogen’in ucuz olması sebebiyle heatsynch’in maliyeti daha düşüktür. Heatsynch’de ikinci GnRH yerine, PG enjeksiyonundan 1 gün sonra 1 mg ECP uygulanır. Tohumlamalar ise östrüs gözlenerek veya PG enjeksiyonundan sonraki 72. saatte veya ECP enjeksiyonundan sonraki 48. saatte fixed time da yapılabilir (Pancarci et al 2002). Östrogenin esprisi, östrüs belirtilerinin daha çarpıcı olarak oluşturmasının yanı sıra, tedavinin sonunda GnRH’ın pulsatile salınımının etkisi ile senkronize folliküler dalgaların oluşmasına neden olarak, sağlıklı, östrogen-aktif, dominant bir follikülün bulunmasını sağlamasıdır (Lopez et al 2000). Heat-synch östrüs tespitini %100’e ulaştırmayı amaçlayan bir yöntemdir (Ax et al 2005).

Heat-synch, Ovsynch/Pre-Synch protokolünün alternatifi olarak sunulmaktadır. Çünkü ECP’nin, östrüsü, PG’den sonra uygulanan 2. GnRH’dan daha iyi oluşturduğu ileri sürülmektedir (Thatcher et al 2002). Ovsynch ve heatsynch arasındaki diğer önemli farklılıklar; ovsynch’de 2. GnRH uygulaması sonrası çok kısa sürede (1 saat veya sonrası) LH piki oluşmakta, takiben hızla ovulasyon şekillenmekte ve hatta östrüs belirtilerinin oluşmasına fırsat dahi kalmamaktadır. Heat-synch’de, östrogen uygulaması sonrası ise LH piki 41. saate kadar uzamakta ve östrüs belirtilerin çok çarpıcı olarak oluşmaktadır (Stevenson et al 2002, DeJarnette  2005). Östrüsler ECP uygulamasından 29.0±1.8 saatten sonra başlamakta, ovulasyonların % 75’i ise 48-72. saatler arasında (ortalama 55.0±2.7 saat) şekillenmektedir. Bu sebeple ECP enjeksiyonundan sonraki 48. saatte hayvanların tohumlanmış olması tavsiye edilmektedir (Pancarci et al 2002). Heat-synch protokolünde östrüsü tespit etmek daha kolaydır.  Fixed-time tohumlama yapılırken dahi östrüse ilişkin değişimler (uterus tonusu vs) kolaylıkla izlenebilir (Fricke 2004a).

Ovsynch ve presynch protokolleri, kistik ovaryumlu ineklerde daha etkili olmasına karşılık, heat-synch normal siklus gösteren ineklerde daha iyi sonuç vermektedir (Bartolome et al 2002). Heat-Synch protokolünde, Ovsynch ve Pre-Synch ile elde edilen reprodüktif performansa ulaşılmasına karşılık, anovulator ineklerde bu yöntem ile senkronizasyon başarısız olabilmektedir (Fricke  2004a).  Heatsynch protokolü  zemini uygun olmayan işletmelerde uygulanmamalıdır. Yoğun östrüs davranışları sonucu kazalar oluşur (Kesler 2002c)

Pre-synch

Pre-synch, gerçek anlamda ovulasyon senkronizasyon yöntemlerinin (ovsynch, co-synch, heat-synch) uygulanmasına başlamadan önce hayvanların siklusun uygun döneminde, daha doğru bir ifadeyle folliküler gelişimin uygun döneminde bulunmasını sağlayan protokoldür. Çünkü sözü edilen programlar, dominant bir follikülün bulunduğu siklusun 5-9. günleri arasında başlatıldığında gebe kalma oranında artışlar sağlanabilmektedir (Vasconcelos et al 1999).

Presynch, bu yöntemler uygulanmaya başlamadan önce 14 gün arayla 2 kez PG uygulamasıdır. Ancak orijinal presynch protokolünde, senkronizasyon yöntemlerinin 2. PG uygulamasından 12 gün sonra başlatılmaktadır (DeJarnette 2005).   Oysa 14 gün sonra başlatılması halinde ilk 4 enjeksiyonlar haftanın aynı adlı gününe isabet edeceğinden programlama daha kolay olmakta ve orijinal presynch uygulaması ile aynı dölverimi sonuçları alınabilmektedir (Fricke, 2004a). Presynch iyi bir re-senkronizasyon yöntemi değildir (Fricke 2004b).

Daha öncede ifade edildiği gibi orijinal senkronizasyon yöntemlerinin siklusun 5-12 veya 5-14. günleri arasında başlatılması ile daha başarılı sonuçlar alınmaktadır. Presynch bu gerekçeyle ve bunu sağlamak için uygulamaya konulmuştur. Presynch’in bir diğer gerekçesi de hayvanların gönüllü bekleme süresinin sonunda mümkün olan en kısa sürede tohumlanmasını sağlamaktır. Çünkü çoğu sağlıklı inekde pp 30. günden evvel östrüs başlar ve gönüllü bekleme süresinin sonunda en azından 2 kez östrüs göstermiş olur. Bu sebeple genelde post partum 28±3 günde protokol uygulanmaya başlanır. Hayvan ilk PG enjeksiyonuna cevap verirse, ki arzu edilen budur, 14 gün sonra yapılan 2. PG enjeksiyonu esnasında luteal evrededir ve buna da cevap verecektir. Şayet ilkine cevap vermez ise 14 günlük süre içinde luteal evreye girecek ve ikincisine kesin cevap verecektir. İkinci PG enjeksiyonundan 14 gün sonra başlanacak orijinal protokol esnasında hayvan siklusun 5-14 günleri arasında bulanacaktır. Örneğin 2. PG enjeksiyonundan 2-5 gün sonra östrüs oluşursa (ortalama 3 gün), 2-3 gün de proöstrüs, östrüs ve ovulasyon için eklendiğinde 14-5=9. güne tekabül eder. Presynch, siklik ineklerde ovsynch ve heatsynch uygulamasında gebelik oranını artıran etkili bir yöntemdir (Dalton and Ahmadzadeh, 2005).

Ovsync protokolü ile uygulanması (presynch-ovsynch kombinasyonu)

Ovsynch programına ilave PG uygulamasıyla gerçekleştirilen modifiye Ovsynch protokolü olarak tanımlanabilir. Ovsynch protokolüne ek olarak 14 gün arayla önceden 2 kez PG uygulamasıdır. Özetle, 2 kez PG artı ovsynch programının kombinasyonudur. Ovsynch protokolünün ostrüs siklusunun 5-14. gününde başlatılması halinde dölverimi artmaktadır. Bu da ancak presynch uygulanarak gerçekleştirilebilir (Pfizer Animal Health, 2005b, Navanukraw et al 2004).

Idaho Üniversitesinde yapılan bir araştırmada (2004), presynch protokolünde, 2. GnRH ejeksiyonu ve tohumlamaların PG enjeksiyonundan 72 saat sonra birlikte yapılması ile daha iyi gebelik oranı elde edildiği bildirilmektedir

Ovsynch programının aynısı uygulanmadan önce, yani ovsynch protokolündeki ilk GnRH enjeksiyonundan 14 ve 28 gün önce 2 kez PG uygulaması yapılıp ovosynch programı ile tamamlanır. Post partum dönemde uygulanan ve fixed time tohumlama yapılan hayvanlarda, ilk tohumlamada gebelik oranı Ovsynch protokolüne nazaran daha yüksektir (Fricke 2004a). Bu sebeple, genellikle pp dönemde başvurulan bir yöntemdir. Hatta erken post partum dönemde uygulanmaya başlanılması uterus enfeksiyonu bulunan hayvanlarda önemli yararlar sağlamaktadır. Bu yüzden pp 28±3. günlerde de başlatılabilmektedir. PP 37. günde ilk PG enjeksiyonu yapılır. 51. günde 2. PG enjeksiyonundan sonra, ovsynch programını gerçekleştirmek amacıyla 63. günde GnRH, 70. günde PG ve 72. günde tekrar GnRH yapılıp 73. gün içerisinde hayvan tohumlanır (……). (bakınız şekil).

Cosynch ve Heatsynch  protokolü ile uygulanması

Presynch’in diğer protokollerle birlikte uygulanması, ovsynch protokolünde olduğu gibi asıl protokole başlamadan evvel 14 gün arayla 2 kez PG uygulaması ve 28. günde asıl protokolün başlatılması şeklindedir. Cosynch ile kombinasyon sonrası gebelik oranında düşüşler elde edildiği bildirilmiştir (DeJarnette and Marshall 2003)

Select-synch

Modifiye ovsynch yöntemidir. Select senkronizasyon protokolünde 2. GnRH enjeksiyonu yapılmamakta, östrüs tespiti ve tohumlama birleştirilerek, yalnızca östrüs gösteren inekler tohumlanmaktadır. İkinci enjeksiyon için ilaç maliyetini ortadan kaldırmakta ancak östrüslerin gözlenmesi için zaman harcamayı gerektirmektedir (Whittier and Geary  2000).

Protokole GnRH enjeksiyonu ile başlanır. Yedi gün sonra PG enjeksiyonu yapılır. Östrüsler ilk GnRH enjeksiyonundan sonraki 6. günde gözlenmeye başlanarak 12. güne kadar sürdürülür. Tohumlamalar östrüs gözlenerek gerçekleştirilir (bakınız şekil).

Siklik ineklerin büyük bir bölümü PG enjeksiyonundan 36-71 saat sonra östrüs gösterir (Lemaster et al 2001). Nonsiklik ineklerde östrüs daha erken oluşabilir. Bu yüzden östrüs tespit gözlemlerine PG enjeksiyonundan bir gün önce başlanılmaktadır. Eğer östrüsler PG enjeksiyonundan önce oluşursa, hayvan 12 saat sonra tohumlanır ve PG enjekte edilmez.

Non siklik ineklerde select-synch ve co-synch protokolü ile aynı oranda gebelik elde edilirken, siklik ineklerde select synch protokolü ile daha yüksek oranda (%70) gebelik elde edilmiştir (Grant 2005)

Modifiye Select-synch Protokolü; Nonsiklik ineklerde gebelik oranını artırmak için, select synch protokolündeki uygulamalara progestin ilave edilerek, Stevenson tarafından geliştirmiştir. (ORİJİNAL LİTERATÜR BULUNACAK, Stevenson et al 2000). GnRH ile birlikte aynı gün progestin uygulaması başlatılır (Synchro-Mate-B implant takılır). Yedi gün sonra PG uygulaması esnasında progesteron çıkarılır. Östrüs gözlenerek tohumlama yapılır. Progesteron nonsiklik ineklerde ovaryum üzerine sıçrama diyebileceğimiz ilave uyarımlar başlatmaktadır. Erken östrüs oluşumunu engellemektedir ve PG uygulaması sonrası 36-48 saat sonra östrüs aktivitelerinin yoğunlaşmasına sebep olmaktadır (Grant  2005).

Hedef Çiftleştirme Protokolü (Targeted Breeding)

Pharmacia & Upjohn firması tarafından geliştirilen ve senkronize östrüslerde östrüs tespitini kolaylaştıran bir protokoldür (Nebel and Jobst 1998). Daha önce bilinen klasik PG ile senkronizasyon protokolündeki gibi birbiri ardı sıra 2 kez PG enjeksiyonu şeklinde tanımlanabilir. Ancak Hedef çiftleştirme protokolünde PG uygulama aralıkları 14 gündür. Böylece folliküler gelişim dalgası daha uygun dönemde yakalanabilmektedir. Düveler için uygun bir protokoldür (Miller 1999).

Protokol, PG enjeksiyonu ile başlatılır. 14 gün sonra 2. PG enjeksiyonu yapılır. Hayvanlar östrüs gözlenerek tohumlanır. Östrüsler genelde PG enjeksiyonundan sonraki 2-5 gün içerisinde oluşur (en fazla 6. gün). Östrüs göstermeyenlere 14 gün sonra üçüncü enjeksiyon yapılır. Östrüs tespitinde hedef, enjeksiyon yapılan ineklerin en az % 70’ ini kapsamalıdır. Protokol, hayvanların gönüllü bekleme süresinin sonunda tohumlanabilmesini sağlayacak şekilde başlatılmalıdır. Yani ilk PG enjeksiyonu pp 30. günden önce yapılmamalıdır. Bu sebeple ilk  enjeksiyon sonrası tohumlama yapılmaz. Üçüncü enjeksiyon sonrası östrüs gözlemeden 80.saatte (72-96 saatler arası) tohumlama yapılabilir (Miller 1999, O’connor 2001, Stevenson 2001).

Modifiye Hedef Çiftleştirme Protokolü (Modify Targeted Breeding-MTB); MTB, Pharmacia Animal Health tarafından geliştirilen ve östrüs tespiti ve belirlenen zamanda (fixed-time) tohumlamanın kullanıldığı hibrit protokoldür (Pfizer Animal Health, 2005f). GnRH kullanılması sebebiyle, hedef çiftleştirme protokolünün verimliliğini artıran bir protokoldür. Ovsynch protokolünün aksine ovulasyonların yanı sıra östrüsleri de senkronize edebilen bir yöntemdir. Bu sebeple tohumlamalar için östrüsleri gözlemeyi gerektirmesinin yanı sıra östrüs belirtileri göstermeyenlerin de belirlenen zamanda tohumlanabilmesine imkan veren bir protokoldür (O’connor 2001). Belirgin dönemlerde östrüsü gözlenemeyen veya tespit edilemeyen inekler için yarar sağlar. Gönüllü bekleme dönemini takiben ilk siklusta hayvanların % 100’ünde östrüs oluşumuna imkan verebilir (Pfizer Animal Health, 2005f).

MTB protokolünde, önce PG enjeksiyonu yapılır. 14 gün sonra GnRH verilir. Yedi gün sonra tekrar PG enjeksiyonu yapılır. Hayvanlar östrüs gözlenerek tohumlanır. İlk PG enjeksiyonu esnasında hayvan luteal evrede ise östrüs gösterecektir. Bu dönemde hayvan tohumlanmaz. Ancak bu östrüsün fertiliteye olumlu etkisi vardır. Ondört gün sonra uygulanan GnRH, dominant follikül varsa ovulasyonu şekilledirir. Yeni bir CL oluşumu veya accessory CL şekillenmesiyle sonuçlanarak yeni bir folliküler dalga gelişmesini başlatır. Yeni dalgada aday, selektif ve dominant follikül evrelerinin tamamlanması için genelde 7 gün gereklidir. Bu dönemde (GnRH’dan 7 gün sonra) uygulanan 2. PG original CL’u veya accessory CL’u regrese eder ve dominant follikülden kısa süre içerisinde ovulasyonun şekillenmesine sebep olur (Dalton and Ahmadzadeh, 2005). 2. PG enjeksiyonundan sonra östrüsler 2 vey 3 gün içerisinde oluşur (genelde 24-36 saatlerde başlar). Dominant follikülde yüksek miktarda östrogen bulunur ve östrüs belirtileride çok bariz olarak oluşur. Şayet östrüs belirtileri tespit edilemez ise inekler 2. PG enjeksiyonundan sonraki 72-80. saatler arasında tohumlanabilir (O’connor 2001). Bu uygulama ile hayvan gebe kalmamış ise 21 gün sonra östrüs gösterecektir ve bu östrüste hayvan tekrar tohumlanabilir. Gebelik muayenesinde boş olduğu tespit edilen ineklere uygun zamanda GnRH yapılarak tekrar MTB protokolüne dahil edilip 7 gün sonra 2. PG enjeksiyonu yapılarak zamandan kazanç sağlanabilir (O’connor 2001).

Progesteron Kullanılan Senkronizasyon Programları

CIDR (controlled intravaginal drug releasing)

En yeni senkronizasyon potokollerinden biridir. CIDR, 1.38 mg progesteron içeren ve vaginaya yerleştirilen sponge’dir. Vaginaya yerleştirilmesi ve çıkarılması çok kolaydır. Anöstrüsteki veya postpartum dönemdeki ineklerde siklusu uyarmaya yardımcı olmak ve düvelerde pubertası hızlandırmak için kullanılmaktadır (DeJarnette 2005).   Bu protokol 2002 yılına kadar sadece etçi ırk inek ve düveler için kullanılmaktaydı, 2003 yılından itibaren laktasyondaki inekler için de tavsiye edilmektedir. Tabii progesteron içeren CIDR daha önce kullanılan progesteron bileşikleri ile aynı etkiyi göstererek sun’i CL görevi görmektedir. Uygulamadan sonra kısa süre içinde (1 saat) plazma P seviyesi 4 ng/ml’ye yükselmektedir.

Protokolün orijinali, vaginaya CIDR yerleştirilir, 6. gün PG enjeksiyonu yapılıp 7. gün CIDR çıkarılarak östrüs gözlenip tohumlama yapılır. Amaç PG enjeksiyonu sonrası östrüslerin daha kısa sürede oluşmasını sağlamak ve östrüs gözleyi daha kısa süre içinde gerçekleştirerek zamandan kazanç sağlamaktır. Genelde CIDR çıkarılmasından 2 gün sonra östrüsler oluşur (Ax et al 2005).

Progesteron içeren protokoller veya CIDR birçok farklı şekilde uygulanmaktadır (Kesler 2002a-b, Ambrose et al 2005). Örneğin fast-back breeding (hızlı geri dönüş) protokolünde yalnız başına kullanıldığı gibi (Rivera et al 2005)(bakınız şekil), PG ile birlikte, Ovsynch ve Co-synch protokolü içerisinde, embrio transferi (ET) çalışmalarında alıcıların hazırlanmasında, anöstrüste, kistik ovaryumların tedavisinde de kullanılabilmektedir (Kesler 2004). Ovsynch protokolünde olduğu gibi ilk GnRH enjeksiyonu ile birlikte CIDR vaginaya yerleştirilir, 7 gün sonra uygulanan PG enjeksiyonu esnasında CIDR vaginadan çıkarılır ve hayvanlar ya östrüs gözlenerek veya belirlenen zamanda(fixed-time) tohumlanır. PG enjeksiyonu veya CIDR çıkarılmasını takiben 3-4 gün süreyle hayvan östrüs yönünden izlenir. Östrüs tespit edildikten 8-12 saat sonra hayvan tohumlanır. Veya CIDR çıkarıldıktan 55-65 saat sonra tohumlanır (fixed-time). Ya da 2 yöntemin kombinasyonu yapılarak, CIDR çıkarıldıktan sonraki 72. saate kadar östrüs gözlenerek tohumlama yapılır. Göstermeyenler 72. saatte fixed-time tohumlanır, bundan sonra gösterenler ise tekrar tohumlanmalıdır (Kesler 2002a). Daha iyisi ve yaygın olarak kullanılan şekli ise ovsynch protokolüyle kombinasyonudur. CIDR çıkarılmasından 2 gün sonra GnRH enjeksiyonu yapılıp aynı anda tohumlama veya enjeksiyondan 12 saat sonra tohumlama  yapılır (bakınız şekil). Son tanımlanan yöntem östrüs gözlemeyi gerektirmemekte ve diğer uygulamalara göre gebelik oranında artış sağlamaktadır (Steckler et al 1999, DeJarnette 2005).   

Progesteron destekli uygulamaya, ovsynch, cosynch ve heatsynch protokellerinde ulaşılan gebelik oranlarını yükseltmek, non-siklik olma şüphesi olan hayvanlarda fertiliteyi düzeltmek, tabii östrüs oluşumunda belirtileri artırmak ve repeat breeder (RB) hayvanlar için  başvurulmaktadır.  İlave progesteron FSH ve LH salınımını tetiklemekte, gebeliğin şekillenme oranını artırmakta ve sürdürülmesini desteklemektedir (Peeler et al 2004, Ambrose et al 2005, Ax et all 2005). Aslında bütün bunlar, progesterona maruz kalan hipothalamus ve hipofiz diğer hormonlara daha duyarlı hale gelmekte, dominat follikülden daha fazla östrogen salınmakta, östrogen LH pikinin oluşmasında etkili olmakta………..

Kısacası post partum dönemde veya gönüllü bekleme süresinde ovaryum aktivitesi göstermeyen (non-siklik) süt inekleri için uygun görülen bir protokoldür. Ovsynch protokolündeki ilk GnRH ve PG enjeksiyonu arasına CIDR takılması, post partum dönemde ovulasyon şekillenmeyen ineklerde ovulasyonun uyarılabilmesi ve belirlenen zamanda tohumlanması için etkili bir protokol olarak görülmektedir (Fricke 2004b). CIDR dışında melengesterol asetat/MGA, Norgestomet, Synchro-Mate-B gibi benzer etkili progesteron bileşikleri hem oral yoldan hemde implant veya sünger şeklinde kullanılarak düveler, siklik veya nonsiklik, post partum dönem veya dışında, etçi ve sütçü ineklerde farklı şekillerde ve modifiye veya hibrit protokoller altında kullanılabilmektedir (Patterson et al 2003, Ax et al 2005).

Ovsynch ile birlikte Progesteron Uygulamaları

Progesteron ile Hedef Çiftleştirme Protokolü (CIDR + Targeted Breeding / TB)

CIDR ile TB protokolü, östrüs tespitini kolaylaştırdığı gibi östrüs oluşma oranınıda artırmaktadır. Protokol PG enjeksiyonu ile başlatılır. Yedi gün sonra CIDR takılır. İlk PG enjeksiyonundan 14 gün sonra veya CIDR takılmasından 7 gün sonra 2. PG enjeksiyonu yapılır ve CIDR’da çıkarılır. Östrüsler gözlenerek hayvanlar tohumlanır. Burada amaç mümkün olduğunca uygulama yapılan tüm hayvanların östrüse gelmesi ve tohumlanmasıdır. Protokol, hayvanların gönüllü bekleme süresinin sonunda tohumlanabilmesini sağlayacak şekilde başlatılmalıdır. Östrüs göstermeyen hayvanlara 14 gün arayla PG enjeksiyonu yapılabilir.

Progesteron ile Modifiye Hedef Çiftleştirme Protokolü (CIDR + Modified Targeted Breeding / MTB)

MTB protokolüne CIDR ilave edilmesi ile ovulasyon ve total gebelik oranında iyileştirme sağlanabilmektedir.

Protokol yine PG enjeksiyonu ile başlatılır. 14 gün sonra GnRH enjeksiyonu ile birlikte CIDR takılır. 7 gün sonra 2. PG enjeksiyonu ile birlikte CIDR çıkarılır. Ve östrüs gözlenerek hayvanlar tohumlanır. Östrüsler 2. PG enjeksiyonundan sonraki 2. günün sonunda veya 3. günün başında yoğun olarak oluşur (24-36. saatler arası). Yine östrüsü tespit edilemeyen hayvanlar 72-80. saatler arasında tohumlanabilir (Clean-up AI).

Östradiol ile Birlikte senkronizasyon Programları

Progesteron+Ostradiol Protokolü

Progesteron sponge’un takıldığı gün östradiol enjeksiyonu yapılır (gün 0). Sekizinci gün progesteron çıkarılır ve aynı anda PG enjekte edilir. Dokuzuncu gün tekrar östadiol enjeksiyonu yapılıp bundan 24 saat sonra tohumlama yapılabildiği gibi 10-11-12. günlerde östrüs gözlenerek tohumlama yapılır. Özetle Progesteronun takıldığı gün ve çıkarıldığı günün ertesinde östradiol enjeksiyonu yapılmaktadır. İlk östradiol enjeksiyonu dominant follikülleri atresia etmekte ve 4-5 gün sonra yeni folliküler dalganın ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. İkinci östradiol enjeksiyonu ise östrüsün oluşmasını güçlendirmekte, dış (davranışsal) belirtilerini artırmakta ve östrüs tespitini kolaylaştırmaktadır (Patterson et al 2003, Ambrose et al 2005).

Bu yöntem en sık pp anöstrüs gösteren ineklerde uygulanır. Anöstrüslü hayvanlarda progesteron hipotalamus-hipofiz bağadaşımını sağlar, östrogen ise dominant follikülün olgunlaşması ve ovulasyonun şekillenmesi için gonadotropinlerin salınımını uyarır. Bu protokolde anovulator anöstrüsün (CL’un bulunmadığı anöstrüs) veteriner hekim tarafından doğrulanabilir. Eğer uterus involusyonu tamamlanmış ise, protokol pp 21. günde uygulanabilir. CL’un bulunmadığı tüm inekler bu protokol ile tedavi edilebilir. Tohumlamalar östrüs gözlenerek yapılabilir. Arz oranı % 85-95 arasındadır. İlk tohumlamada gebelik oranı %40-45 arasındadır ve tedavi uygulama-buzağılama aralığı artırıldıkça (yani pp ileri dönemlerde uygulandığında), gebelik oranı artmaktadır.

Sözü edilen sistematik çiftleştirme programları dışında popüler olmayan  7/11 Synch ve PGPG olarak adlandırılan protokoller de geliştirilmiştir.

Re-senkronizasyon

Yukarıda uygulanan senkronizasyon protokolleri sonrası gebe kalmayan hayvanlarda uygun gebelik oranına ulaşmak için hayvanların mümkün olan en kısa sürede tekrar östrüs göstermeleri sağlanarak yeniden tohumlanabilmeleri için yeniden senkronizasyon programına başvurulabilmektedir (Teatcher et all, 2004).

Fast back breeding

  • Tohumlama yapılıp gebe kalmayan ve östrüsü geriye      dönen hayvanları senkronize etmek için dizayn edilmiştir.
  • Hayvan gebe kalmadığı takdirde oluşacak ilk östrüsü senkronize etmek için uygulanır
  • Östrüs tespiti kolaylaşmakta ve gebelik oranı daha yükselmektedir
  • İlk tohumlamadan 14 ± 1 gün sonra CIDR takılır. 7 gün sonra (21±1 gün) CIDR çıkarılıp 22-23. günlerde östrüs gözlenerek hayvan tohumlanır
  • Bu protokolde asla PG kullanılmaz (Rivera et al 2005). Ancak progesteron kullanılan resenkronizasyon yöntemlerinde senkronize dönüş oranı artarken resenkronize östrüsleri takiben oluşan konseption oranında azalma/eğilimi gözlenmiştir (Stevenson et al 2003).

 Ovsynch

İlk tohumlamadan 21 gün sonra Ovsynch protokolü başlatılarak re-senkronizasyon uygulamasıdır. Uygulanan protokol sonrası 21. günde ilk GnRH yapılır, 28. Günde gebelik teşhisi gerçekleştirilir (ultrasonografi ile). Hayvan gebe değilse PG enjekte edilir. Ovsynch protokolünde olduğu gibi 2 gün sonra yani 30. günde tekrar GnRH uygulanır ve 31. günde tohumlama gerçekleştirilir.

Ovsynch-Heatsynch re-senkronizasyon (Jumpstart Resynch)

İlk tohumlamadan 23 gün sonra Ovsynch veya Heatsynch protokolü başlatılarak re-senkronizasyon başlatılmasıdır (Bartolome et al 2004, Bartolome et al 2005).

23. günde ilk GnRH yapılır (folliküler dalgalar / CL)

30. günde gebelik teşhisi gerçekleştirilir,

Gebe değilse 32. gün PG enjekte edilir,

31. günde ECP ve 36 saat sonra AI veya

32. günde tekrar GnRH

31. günde tohumlama yapılarak tamamlanır.

PG ile re-senkronizasyon veya Hızlı re-senkronizasyon (RR)

Gebelik teşhisi yapıldığı gün, hayvan gebe değilse ve ovaryum üzerinde CL bulunuyor ise PG ile re-senkronizasyon yapılabilir. Gebelik teşhisi en erken ve en güvenilir şekilde genelde ultrasonografi ile tohumlama sonrası 28. günde yapılır. Şayet hayvan bu dönemde gebe değilse ovaryum üzerinde bir CL bulunur ve PG uygulanması endikedir (O’Conner ML, 2005). İki gün sonra GnRH yapılıp düveler 4, inekler 8 saat sonra fixed-time tohumlanır.

Hangi Protokolü Ne Zaman Kullanabiliriz

Bu soruyu şu şekilde de sorabiliriz; hangi protokol ile en yüksek gebelik oranı elde edilebilir? Bu, uyguluma zamanına, protokolde kullanılan ilaçlara, hayvanların sağlık durumuna ve östrüsleri belirleme etkinliğine göre değişebilir. Uygulamalar doğru ve zamanında yapılmalıdır. Kayıtların düzenli olması ve deneyimli AI teknisyeni önem arz eder. Hijyen ve sperma çözdürme kurallarına uyulmalıdır (Dalton and Ahmadzadeh 2005). Stres oluşturacak her türlü faktör elimine edilmeli Özellikle ısı stresi GnRH’ın etkisini düşürür. Preovulator follikülden östrogen üretimi azalır, östrüs belirtileri zayıflar ve embriyonik ölüm insidansı artar. Kondisyon orta veya iyi olmalı (3-4/5-6-7). Hedef çitfleştirmelerde ilk enjeksiyonlar pp 30-40. günlerde başlatılmalı. Sağlıklı ve iyi bir beslenme programı uygulanmalı ve östrüs tespit etkinliği yüksek olmalıdır (Hall 2000, O’Connor 2005)

Presynch+ovsynch protokolünün, yalnız başına ovsynch protokolünden daha başarılı sonuç verdiği (Stevenson 2000, Moreira et al 2001), ovsynch ve heatsynch protokolü ile hemen hemen aynı gebelik oranı elde edildiği bildirilmiştir (Pancarci et al 2002, Stevenson and Phatak 2004).

Eğer bir işletmede pp gönüllü bekleme süresinden evvel hayvanlar sağlıklı ve siklik iseler ve östrüs tespiti problem teşkil ediyor ise Presynch+Ovsynch veya  Presynch+Heatsynch kombinasyonu tercih edilebilir. Östrüs tespiti problem teşkil etmiyor ise modifiye hedef çiftleştirme protokolü uygulanabilir. Anöstrus sorunu olan hayvanlarda presynch kombinasyonları ile çok başarılı sonuç alınamaz. Anöstrüs probleminin olduğu işletmelerde Ovsynch veya Heatsynch protokolleri yarar sağlar (Dalton and Ahmadzadeh, 2005). Progesteron içeren protokoller nonsiklik ineklerde ve düvelerde daha başarılı sonuç verir (Yániz et all 2004).

Ovsynch, co-synch ve select-synch protokolleri 10 gün içerisinde başlatılıp sonlandırılan protokollerdir. Bu protokoller genelde düveler için tavsiye edilmemektedir. Hedef çiftleştirmeler ve progestagen içeren protokoller düveler için daha başarılı sonuç vermektedir (Miller 1999, Hall 2000).

Kaynaklar

Ambrose JD, Kastelic JP, Rajamahendran R, Aali M and Dinn N (2005 ) Progesterone (CIDR)-based timed AI protocols using GnRH, porcine LH or estradiol cypionate for dairy heifers: ovarian and endocrine responses and pregnancy rates. Theriogenology,64, 7,1457-1474.

Ax R, Pollard B, McCauley T, Fish D and Faber S (2005) Hormone Options to Increase Pregnancy Rates. Presented at the 108th Annual Meeting, Minnesota Veterinary Medical Association, February 4, 2005.

Bartolome JA, Archbald LF, Morresey P, Hernandez J, Tran T, Kelbert D, Long K, Risco CA, Thatcher WW (2000) Comparison of synchronization of ovulation and induction of estrus as therapeutic strategies for bovine ovarian cysts in the dairy cow.  Theriogenology, 53, 3, 815-25.

Bartolome JA, Silvestre FT, Arteche ACM, Kamimura S, Archbald LF and Thatcher WW (2002) The use of Ovsynch and Heatsynch for resynchronization of cows open at pregnancy diagnosis by ultrasonography. J Dairy Sci, 85, Suppl, 1, 99.

Bartolome JA, Sozzi A, McHale J, Swift K, Kelbert D, Archbald LF and Thatcher WW (2004) Resynchronization of Ovulation and Timed Insemination in Lactating Dairy Cows Using the Ovsynch and Heatsynch Protocols Initiated 7 Days Before Pregnancy Diagnosis on Day 30 by Ultrasonography. Reproduction, Fertility and Development, 16, 2, 126–127.

Bartolome JA, Sozzi A, McHale J, Swift K, Kelbert D, Archbald LF, Thatcher WW (2005) Resynchronization of ovulation and timed insemination in lactating dairy cows III. Administration of GnRH 23 days post AI and ultrasonography for nonpregnancy diagnosis on day 30. Theriogenology, 63, 6), 1643-1658.

Baumann LE (1988) Monitoring and predicting reproductive performance in dairy herds. Vol I and II. Dissertation Abstracts International, B-Sciences and Engineering, 49: 4, 1049.

Çelik HA, Aydın İ, Şenda Ş and Dinç DA (2005) Number of Follicular Waves and Their Effect on Pregnancy Rate in the Cow. Reprod Dom Anim, 40, 2, 87

Dalton JC and Ahmadzadeh A (2005) Deciphering Synchronization Programs. University of Idaho, Southwest Idaho Research and Extension Center, Caldwell and Moscow

http://www.puyallup.wsu.edu/dairy/shortcourse/readArticle.asp?intArticleID=80&intSCID=10. Ziyaret tarihi Mart 2005.

DeJarnette JM and Marshall CE (2003) Effects of pre-synchronization using combinations PGF(2alpha) and (or) GnRH on pregnancy rates of Ovsynch- and Cosynch-treated lactating Holstein cows. Anim Reprod Sci, 15, 77,(1-2),51-60.

DeJarnette JM (2005) What is new in estrus synchronization?. http://www.selectsires.com/selections/selections.html. Ziyaret tarihi; Ocak 2005.

 Evans ACO and Canty MJ (2004) Physiology of follicle development in cattle. 23rd World Buiatrics Congress, Quebec, Canada, July 11-16,  2004.

Fallah Rad AH (2004) Comparison of two breeding protocols to evaluate their effects on some reproductive indices including concentrations of estradiol and progesterone in dairy cattle. 23rd World Buiatrics Congress, Quebec, Canada, July 11-16,  2004. 124, (2868).

Fernandes P, Teixeira AB, Crocci AJ and Barros CM (2001) Timed artificial insemination in beef cattle using GnRH agonist, PGF2α and estradiol benzoate (EB). Theriogenology, 55, 7, 1521-1532.

Foster H., Whittier JC, Burns PD, Breummer J, Field T and Geary TW (2001) Half dose GnRH does not affect pregnancy rates with the Co-Synch synchronization protocol. J AniM Sci, 79(Suppl. 2),132.

Fricke PM, Guenther JN and Wiltbank MC (1998) Efficacy of decreasing the dose of GnRH used in a protocol for synchronization of ovulation and timed AI in lactating dairy cows. Theriogenology, 50, 8, 1275-1284.

Fricke PM (2004a) Ovsynch, Pre-Synch and the Kitchen-Synch: What’s up with Synchronization Protocols? Department of Dairy Science, University of Wisconsin-Madison, Madison, http://www.wisc.edu/dysci/uwex/brochures/brochures/fricke.pdf

Fricke PM (2004b) The implementation and evolution of timed artificial insemination protocols for reproductive management of lactating dairy cows. Department of Dairy Science, University of Wisconsin-Madison, Madison, http://www.wisc.edu/dysci/uwex/rep_phys/pubs/ImplementationAndEvolutionofTAIProtocols.pdf

Garverick HA and Youngquist RS (2004) Getting Problem Cows Pregnant. University of Missouri Extension. http://extension.missouri.edu/explore/agguides/dairy/g03030.htm Erişim Tarihi: Aralık 2005

Ginther OJ, Kastelic JP and Knopf L (1989) Composition and characteristics of follicular waves during the bovine estrous cycle. Anim Reprod Sci, 20, 187-200.

Grant E (2005) Estrous synchronization programs that help rebreed anestrous cows. Wahoo Productions, Inc., 905 E. Brittany Way, Highlands Ranch, CO 80126 . http://www.naab-css.org/education/timing.html. Erişim Tarihi: Şubat 2005)

Hall J (2000) The Cow-Calf Manager: Estrus Synchronization Systems for Virginia Cow/Calf Operations. Livestock Update, May 2000, Extension Animal Scientist, Beef, Virginia Tech. http://www.ext.vt.edu/news/periodicals/livestock/aps-00_05/aps-0211.html

Kesler DJ (2002a) Synchronization of Estrus in Heifers with MGA and PGF2α. . Illini DairyNet, The Online Resource for the Dairy Industry. http://www.traill.uiuc.edu/dairynet/paperDisplay.cfm?ContentID=341 Eriyim Tarihi: 26.12.2005

Kesler DJ (2002b) A New Procedure to Synchronize Estrus in Dairy Heifers: Progesterone Inserts and PGF2α. Illini DairyNet, The Online Resource for the Dairy Industry, http://www.traill.uiuc.edu/dairynet/paperDisplay.cfm?ContentID=342 Erişim tarihi:Aralık 2004

Kesler DJ (2002c) Synchronization of Estrus with Heatsync. Illini DairyNet, The Online Resource for the Dairy Industry, http://www.traill.uiuc.edu/dairynet/paperDisplay.cfm?ContentID=375. Erişim tarihi: Aralık 2004

Kesler DJ (2004) Estrus Synchronization with CIDRs. Illini DairyNet, The Online Resource for the Dairy Industry. http://www.traill.uiuc.edu/dairynet/paperDisplay.cfm?ContentID=6571 Erişim tarihi: Ocak 2006

 Lemaster JW, Yelich JV, Kempfer JR, Fullenwider JK, Barnett CL, Fanning MD and Selph JF (2001) Effectiveness of GnRH plus prostaglandin F2α for estrus synchronization in cattle of Bos indicus breeding. J Anim Sci, 79, 2, 309-316.

 Lopez FL, Arnold DR, Williamns J, Pancarci MS, Thatcher MJ, Drost M and Thatcher WW (2000) Use of estradiol cypionate for timed insemination. J Dairy Sci, 78, 216, (Suppl 1).

Miller DJ (1999)  Systematic Breeding Programs for the Dairy Herd. Illini DairyNet , The Online Resource for the Dairy Industry. http://www.traill.uiuc.edu/dairynet/paperDisplay.cfm?ContentID=298  Erişim Tarihi:Ocak 2005

Moreira F, Risco C, Pires MFA, Ambrose JD, Drost M, DeLorenzo M and Thatcher WW (2000a) Effecf of body condition on reproductive efficiency of lactating dairy cows receiving a timed insemination. Theriogenology, 53, 1305-1319,

Moreira F, de la Sota RL, Diaz T and Thatcher WW (2000b) Effect of the day of estrous cycle at the initiation of a timed artificial insemination protocol on reproductive responses in dairy heifers. J Anim Sci, 78, 1568-1576.

Moreira F, Orlandi C, Risco CA, Mattos R, Lopes F and Thatcher WW (2001) Effects of presynchronization and bovine somatotropin on pregnancy rates to a timed artificial insemination protocol in lactating dairy cows. J. Dairy Sci. 84:1646-1659.

Murugavel K, Yániz JL, Santolaria P, López-Béjar M and  López-Gatius F (2003) Prostaglandin Based Estrus Synchronization in Postpartum Dairy Cows: An Update. International Journal of Applied Research,  1,  1, 197.

Nebel RL and Jobst SM (1998) Evaluation of systematic breeding programs for lactating dairy cows: a review. J Dairy Sci. 81(4):1169-1774.

Navanukraw C, Redmer DA, Reynolds RP, Kirsch JD, Grazul-Bilska AT and Fricke PM (2004) A Modified Presynchronization Protocol Improves Fertility to Timed Artificial Insemination in Lactating Dairy Cows. J. Dairy Sci. 87:1551-1557

O’Connor ML (2001) Estrus synchronization programs for the dairy herd. Dairy and Anim Sci,DAS 01-35.  www.das.psu.edu/teamdairy. Erişim Tarihi: Ocak 2005.

O’Connor ML (2005) Systematic breeding program for dairy cows. Dairy and Anim Sci, DAS 2005-99. www.das.psu.edu/teamdairy. Erişim Tarihi: Ocak 2005.

Pancarci  MS, Jordan ER, Risco CA, Schouten MJ, Lopez, FL, Moreira F and Thatcher WW (2002) Use of estradiol cypionate in a pre-synchronized timed artificial insemination program for lactating dairy cattle. J Dairy Sci, 85, 122-131.

Patterson DJ, Kojima FN and Smith MF (2003) A review of methods to synchronize estrus in replacement beef heifers and postpartum cows.  J Anim Sci, 81,166-177.

 Peeler ID, Nebel RL, Pearson RE, Swecker WS and Garcia A (2004) Pregnancy rates after timed AI of heifers following removal of intravaginal progesterone inserts. J Dairy Sci, 87, 9, 2868-2673.

Pfizer Animal Health (2005a) Ovsynch Program Eliminates Need for Estrous Detection. http://www.100daycontract.com/breeding.asp?country=GL&Lang=EN&id=prsync. Erişim Tarihi: Ocak 2005.

Pfizer Animal Health (2005b) Presynch Improves Pregnancy Rates. http://www.100daycontract.com/breeding.asp?country=GL&Lang=EN&id=prsync. Erişim Tarihi: Ocak 2005.

Pfizer Animal Health (2005c) Presynch + CIDR™ Cattle Insert Improves Pregnancy Rates. http://www.100daycontract.com/breeding.asp?country=GL&Lang=EN&id=prsync. Ziyaret Tarihi: Ocak 2005.

Pfizer Animal Health (2005d) Targeted Breeding for Simple Synchronization. http://www.100daycontract.com/breeding.asp?country=GL&Lang=EN&id=prsync. Ziyaret Tarihi: Ocak 2005.

Pfizer Animal Health (2005e) Targeted Breeding + CIDR™ Cattle Insert for Simple Synchronization. http://www.100daycontract.com/breeding.asp?country=GL&Lang=EN&id=prsync. Erişim Tarihi: Ocak 2005.

Pfizer Animal Health (2005f) Modified Targeted Breeding Offers Flexibility. http://www.100daycontract.com/breeding.asp?country=GL&Lang=EN&id=prsync. Erişim Tarihi: Ocak 2005.

Pfizer Animal Health (2005g) Modified Targeted Breeding With CIDR™ Cattle Inserts Offers Flexibility. http://www.100daycontract.com/breeding.asp?country=GL&Lang=EN&id=prsync. Erişim Tarihi: Ocak 2005.

Portaluppi MA and Stevenson JS (2005) Pregnancy Rates in Lactating Dairy Cows After Presynchronization of Estrous Cycles and Variations of the Ovsynch Protocol. J. Dairy Sci. 88:914-921

Pursley JR, Mee MO and Wiltbank MC (1995) Synchronization of ovulation in dairy cows using PGF2α and GnRH. Theriogenology, 52, 1067-1078.

Pursley JR, Kosorok MR and Wiltbank MC ( 1997) Reproductive Management of Lactating Dairy Cows Using Synchronization of Ovulation. J Dairy Sci, 1997, 80, 301-306

Pursley JR, Silcox RW and Wiltbank MC (1998) Effect of time of  artificial insemination on pregnancy rates, calving rates, prenancy loss , and gender ratio after synchronization of ovulation in lactating dairy cows. J Dairy Sci, 81, 2139-2114.

Rabiee AR, Lean IJ and Stevenson MA (2005) Efficacy of Ovsynch Program on Reproductive Performance in Dairy Cattle: A Meta-Analysis. J. Dairy Sci. 88:2754-2770.

Rivera H, Lopez H and Fricke PM (2005) Use of Intravaginal Progesterone-Releasing Inserts in a Synchronization Protocol before Timed AI and for Synchronizing Return to Estrus in Holstein Heifers. J. Dairy Sci. 88:957-968.

Roche JF (2004) Follicular waves in cattle. Vet Res Communications. 28, 107-110.

Steckler TL, Lock TF, McCoy GC and Kesler DJ (1999) Efficacy of OvSynch alone or in combination with progesterone inserts in dairy cows. Illini DairyNet , The Online Resource for the Dairy Industry

http://www.traill.uiuc.edu/dairynet/paperDisplay.cfm?ContentID=299 Erişim Trihi: Aralık 2004)

 Stevenson JS (2000) Can Ovsynch conception rates be improved? Howard’s Dairyman. 145:13:513.

Stevenson JS, Thompson KE, Forbes WL, Lamb GC, Grieger DM and Corah LR (2000) Synchronizing estrus and (or) ovulation in beef cows after combinations of GnRH, norgestomet, and prostaglandin F with or without timed insemination. J Anim Sci, 78:1747-1758.

Stevenson JS (2001) Synchronization of estrus and ovulation in dairy cows. Advances in Dairy Technology, 13. 379-392

Stevenson JS, Tiffany SM and Lucy MC (2002) Incidence and timing of estrus, LH surge, and ovulation in cows treated with the Ovsynch protocol with estradiol cypionate (ECP) Substituting for GnRH. J Dairy Sci, 85, Suppl, 1, 99.

Stevenson JS, Johnson SK, Medina-Britos MA, Richardson-Adams AM and Lamb GC (2003) Resynchronization of estrus in cattle of unknown pregnancy status using estrogen, progesterone, or both. J Anim Sci,  81, 1681-1692.

 Stevenson JS and Phatak AP (2004) Inseminations at Estrus Induced by Presynchronization Before Application of Synchronized Estrus and Ovulation. J. Dairy Sci. 88:399-405.

Steven S, Rapnicki P and Fricke PM (2004) Dairy reproductive synchronization notes. Minnesota Dairy Herd Health Conference, 2 May, 2004, St. Paul, Minnesota.

Thatcher WW, Moreira F, Pancarci SM, Bartolome JA and Santos JE (2002) Strategies to optimize reproductive efficiency by regulation of ovarian function. Domest Anim Endocrinol. 23, 1-2, 243-254.

Teatcher WW, Bartolome JA, Sozzi A, Silvestre F and Santos JEP (2004) Manuplation of ovarian function for the reproductive management of dairy cattle. Veterinary Research Communications. 28, 111-119.

Vasconcelos JLM, Silcox RM, Rosa GC, Pursley JR and Wiltbank MC (1999) Synchronization rate, size of ovulatory follicle, and pregnancy rate after synchronization of ovulation beginning on different days of estrous cycle in lactating dairy cows. Theriogenology, 44, 915. VEYA 52:1067-1078.      

Yániz JL, Murugavel K and López-Gatius F (2004) Recent Developments in Oestrous Synchronization of Postpartum Dairy Cows with and without Ovarian Disorders. Reproduction in Domestic Animals, 39, 2, 86-93.

Washburn SP, Stanko RL, and Shaw DW (2005) Follicular dynamics, estradiol concentrations, and estrual responses in cattle with estrous cycles extended by various doses of progestogens. http://www.cals.ncsu.edu/an_sci/ann_rep94/spwas56.html Erişim tarihi: Aralık 2005

Whittier JC and Geary TW (2000). Frequently asked questions about synchronizing estrus and ovulation in beef cattle with GnRH. Prepared for Iowa Cooperative Extension CHIPS Beef Breeding Management Seminar, January 29, 2000, Ames

Whittier WD, Hall JB, Britt A and Cline M (2002) Effect of dose GnRH used in the Ovsynch system on AI pregnancy rates in beef cows. Annual Meeting of the American Association of Bovine Practitioners, Madison, Wisconsin.

 Kaynaklar :

1.      Schmitt, E. J. -P., T. Diaz, M. Drost, and W. W. Thatcher. 1996. Use of a gonadotropin releasing hormone agonist or human chorionic gonadotropin for timed insemination in cattle. J. Anim. Sci. 74:1084-1091.

2.      Burke, J. M., R. L. de la Sota, C. A. Risco, C. R. Staples, E. J. P. Schmitt, and W. W. Thatcher. 1996. Evaluation of timed insemination using a gonadotropin-releasing hormone agonist in lactating dairy cows. J. Dairy Sci. 79:1385-1393.

3.      Pursley, J. R., M. C. Wiltbank, J. S. Stevenson, J. S. Ottobre, H. A. Garverick, and L. L. Anderson. 1997. Pregnancy rates per artificial insemination for cows and heifers inseminated at a synchronized ovulation or synchronized estrus. J. Dairy Sci. 80:295-300.

4.      Stevenson, J. S., Y. Kobayashi, M. P. Shipka, and K. C. Rauchholz.  1996.  Altering conception of dairy cattle by gonadotropin-releasing hormone preceding luteolysis induced by prostaglandin F2a.  J. Dairy Sci. 79:402-410.

5.      Stevenson, J. S., Y. Kobayashi, and K. E. Thompson.  1999.  Reproductive performance of dairy cows in various programmed breeding systems including Ovsynch and combinations of gonadotropin-releasing hormone and prostaglandin F2a.  J. Dairy Sci. 82:506-515.

6.      Moreira, F., C. Orlandi, C. A. Risco, F. Lopes, R. Mattos, and W.W.Thatcher. 2001. Effects of presynchronization and bovine somatotropin on pregnancy rates to a timed artificial insemination protocol in lactating dairy cows. J. Dairy Sci. 84:1646-1659.

http://www.atavet.com.tr/bilgibankasi.php?makale=11
 
 
 
 
 
Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved