Turkvet.Biz
 
Güncel  
VET YAŞAM
    >Meslek Anıları
    > Kaybettiklerimiz
    >Sosyal/Cemiyet haberleri
    >Mesleki Etkinlikler
   

 

     
     
     
     
     
     
     
     
     

 

Bir belge; Köyden Köye Mektup 1963

Birlik olmadıkça yani okumuşlarla, devletle köylü aynı kapta, ayrı ayrı duran su ile zeytinyağı misali kaldıkça...

Yıl 1975. Stajer öğrenciyiz. Stajımızı resmi olarak Bursa Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü'nde yapıyoruz. Labaratuvarın bir odası da 4 kişilik ikemetgahımız. Fiili stajımız ise yanı başında bulunan hayvan hastanesinde yapıyoruz. Hastane öğleye kadar çalışıyor. Öğleden sonraları ise Hastanenin Uzman Veteriner Hekimi Osman Köseoğlu'nun kliniğindeyiz. Onunla birlikte hastaya gidiyoruz, asistanlığını yapıyoruz.

Yaz dönemi olduğu için kendisi yazlığa gittiğinde de klinikteyiz. Hastaya kendi başımıza müdahale etme becerisini üçüncü sınıf öğrencisi iken, o staj döneminde kazandım.

Bir defasında kendisi yazlıkta iken kamyonla bir hayvan geldi kliniğe. Elma yemek borusunu tıkamış, timpani son noktada. Osman Ağabeyin yurt dışından yeni getirttiği, kendisinin hiç kullanmadığı spiral sonda açılmamış ambalajı ile duruyordu. Sondayı alıp müdahaleyi yaptım. Hayvanı kurtuldu. Kendisi geldiğinde ise büyük bir özgüven ifadesi ile tekmilimizi verdik. Her zaman olduğu gibi onore eden ifadelerle tebrik etmişti. Değerli büyüğümüzü, üzerimdeki emeklerinden dolayı hep şükran ve minnetle andım, anmaya da devam ediyorum.

Aynı zamanda milli sporcu olan büyüğümüzün, her zaman aktif ve önder kişiliğini yakından tanıma imkanım oldu. Bir vesile arşivimi karıştırırken elime iki belge geçti. Bir dernek tüzüğü ve broşür. O zaman örnek almamız için vermişti. Ama yıllar geçmiş olmasına rağmen onun yarım asır önce yaptıklarını yapabildiğimi söylemem mümkün değil.

"Köyden Köye Mektup"  başlığı ile 1963 yılında hazırlanmış olan, başlı başına çok anlam taşıyan broşürü bilginize sunarken, meslek büyüğümüzü saygıyla anıyorum.26.11.2012

Dr. Mustafa ALTUNTAŞ

DEGERLİ HEMŞEHRİLERİMİZ,

Bu yazıyı, bu mektubu sizlerle TANIŞMAK, DOSTLUK KURMAK ve BİRLİK OLMANIN FAYDALARI ÜZERİNDE BİR SOHBETTE BULUNMAK GAYESI ILE YAZDIK. «Acaba altında bir çapanoğlu veya kendileri için bir maddi menfaat mı yatıyor?» diye boş yere kendinizi yormayın. İyi, güzel, doğru saydığımız her yön­den ilerlemiş bir köy olmanın yahutta buna yönelmenin yolu, yordamı hakkında yapılmış bir konuşma sayabilirsiniz. Sözlerimiz arasında dili buranlar çıkabilir. Acı, tatlı hepsini karşılıklı sevgi ve iyi niyetimize bağışlamanızı, hoş görmenizi di­leriz. İlaç da çok defa acıdır, hele iğnesi yapılırsa canımızı yakar. Fakat şifa için kullanılır.

Değerli Hemşehrilerimiz,

Nüfusu dünyada en fazla artan millet bizim milletimizdir .Bu öyle hızlı bir artış ki bugün nüfusu 1000 olan köy 30 sene sonra 2000 olacak. Ayrıca medeniyet ve fennin ilerlemesi, yeni buluşlar insanlara yeni masraf kapıları açmaktadır. Ya­ni bu devirde yaşıyan genç Mehmet, dedesinin gençliğindekinden daha masraflı yaşamaktadır. Nüfus durmadan çoğalırken, çoğalan nüfusun ihtiyaçları artarken sökülüp tarla haline sokulacak yerler de tükenmiştir. İki dönümlük otlak için komşu köyler birbirine girdiğine göre, mer'alarımızda daha fazla sayıda hayvan yetiştirmeye imkan kalmadı diyebiliriz. Yani bu noktada bıçak kemiğe, dayandı veya dayanması pek yakın demektir .

Tarla miktarını ve hayvan sayısını arttıramadığımıza ve biz köylülerin esas geçim kaynağı bu iki şeyolduğuna göre, insanca yaşayabilmemiz için ilim ve fennin, toplu yaşamanın icaplarına ayak uydurarak bir dönüm tarladan, bir baş hayvandan daha fazla mahsul almanın çarelerini arayacağız. Aksi takdirde her gelen yılda daha fazla fakirleşeceğimizi söylemek herhalde müneccimlik olmaz. Amerika bize ve bizim gibi geri kalmış ülkelere malının fitre ve zekatı kabilinden süttozu, buğday gönderebiliyorsa bu, Amerikalının ilmi usullerle bir inekten günde 50 kilo süt sağabilmesi: bir dönümden bize nazaran çok daha fazla buğday elde edebilmesi sayesinde olmaktadır.

Teker teker çok çalışarak yuvalarımızı refaha kavuşturmamız bir dereceye ka­dar mümkündür; fakat köylerimizi yaşanır hale getirmek tek insanın hüneri değildir. O halde köylerimizin kalkınması için birliğe, dirliğe dayanan dernekleş­meye ihtiyaç vardır. Esasen aranızda köyünüzün ilerlemesini, köylülerinizin uyan­masını istemeyen kimse yoktur. İmamı, muhtarı, öğretmeni, üniversitede veya lisede okuyan öğrencisi, Hüsmen Dayı'sı ile bütün köylü ister ki bu köy geri bir köy olmaktan kurtulsun. Fakat bütün bu iyi niyetliler tek tek kaldıkça umduğumu­za ya kavuşamayız, yahut da ilerlememiz kaplumbağa hızını aşamaz. “Kenevirden ip ve urganı nasıl ördüklerini bilirsiniz. İlk önce kenevir lifleri alınıp bükülür. Bunların birkaç tanesi beraber bükülerek kalın ip haline getirilir. Birkaç kalın ipin bükülmesiyle büyük gemilerin bağlandığı halatlar yapılır.”

Aranızdaki her türlü ince hesapları bir tarafa bırakmalısınız. Geçimsizlik, anlaşmazlık, küskünlük dediğiniz ve çoğu bir incir çekirdeğini bile doldurmayan şeyleri unutmalı, birbirinizi affetmelisiniz. Birbirinizi sevmelisiniz. Dinimiz bu­nu böyle emrediyor; köyünüzün menfaatleri, insanlığın gidişatı bunu böyle icabettiriyor. Hangi partiyi, hangi lideri severseniz seviniz bu hususlar da üzerinde durulmaya değmemelidir.. Her partide menfaatine düşkünler olduğu gibi, vatanse­verler de bulunabilir. Bize «HAYDI BAKALIM HİZMETE» deyince «PAZARLIGA TUTUŞMAYAN, «YILMAYAN» lazım. İş becerebilme dirayetinde olanların tümü bir araya gelmeli,kafa kafaya verip bu husustaki düşüncelerini ortaya koymalı ve bir dernek halinde birleşmelidirler. Bu hususta belki sizlere faydalı olur düşüncesiyle bir de tüzük gönderiyoruz. «SİZ BİLMEZSİNİZ, BU KÖY BAŞKA KÖYDÜR, İMKANI YOK ANLAŞAMAYIZ» demeyiniz. Zaten asıl zorluk bu noktadadır; asıl büyüklüğünüz bu zorlukları yenip yenemiyeceğinizle ölçülecektir. Göreceksiniz ki bu işin zevki, külfet ve yorgunluğuna değecektir. Memleketini se­ven, köyünü seven insanlar, akıl ve asabını iyi kullanabilirlerse tamamen haklı oldukları bu davada en büyük yardımcı olarak önce Cenab-ı Allah'ı sonra da devletin imkanlarını yanıbaşlarında bulacaklardır. KÖYLERİMIZ; ANCAK VE ANCAK KÖYLÜNÜN GÜCÜ, DEVLETIN DESTEGİ İLE BİRLEŞİRSE KALKINABİLECEKTİR. Köylülerimizin tembelliği darbı mesel halini almak üzeredir. TEMBELLİK İSE, AHLAKSIZLIGIN, KÖTÜLÜKLERİN, FAKIRLİGİN BEŞİGİDİR. Çalışkan insanın kötülük yapmaya vakti yoktur; eli dahi varmaz. Uyanmalıyız; ne yaptığını, ne yapacağını bilen insanlar olmanın yolunu tutmalıyız.

KÖYDEN YETİŞMİŞ OKUMUŞLARA SESLENİYORUZ!

«Hepiniz halkın arasından yetiştiniz, kafaları aydınlanmamış, zihinleri açılmamış olan kardeşlerinizden kaçmayınız» Sizin mutluluğunuz, sizin refahınız milletimizin mutluluğundadır; onun refahındadır. Bu mutluluk, bu refah el ele kazanılacaktır. Herbiriniz Atatürk'ten, medeniyetten ve ilimden birer parçasınız, temsilcisiniz. «Aydın olmak sadece modaya uygun elbise, şapka, kolalı gömlek giy­rnek değildir. OKUMUŞLAR MİLLETİN BAŞI VE BAŞINDAKİ BEYNI DEMEKTİR. Millet sizleri iyi bir tahsil gördükten sonra dolgun bir aylık alsın, akşamları kahvelerde, şehir kulüplerinde iskambil, domino veya tavla masasının başına geçip eğlensinler diye okutmamıştır. Böyle hareket edenler, hakiki okumuşlar de­ğillerdir' Onlar, okumuşların küflenmişidir.. OKUMUŞLARıN HEPSİ MİLLİ ZEKAYI AÇMAYA, MİLLİ VİCDANI AYDıNLATMAYA, MILLİ İRADEYİ KUVVET­LENDİRMEYE, HALKA İNSANCA YAŞAMANıN YOLLARINI VE ŞEKİLLERİNİ GÖSTERMEYE KENDİLERİNİ BORÇLUSAYMALIDIRLAR.»

Söğütün serin gölgesinde tek başınıza okuduğunuz romanı bir kenara bırakıp köylülerinizi etrafınıza toplayınız. Onlara ÖNDER ve ÖRNEK OLUNUZ, olmak mecburiyetini vicdanlarınızda duyunuz. Bu Vatanı dirayetli önderler elinde bu iman­lı millet kurtarmıştır. Üstünden geçtiğimiz yolların, trenlerin, okulların, sıraların, üniversitelerin hasılı akla gelebilen ve faydalandığımız nimetlerin tümünde köylümüzün alınteri vardır. Onun ter kokusundan öğrenmeyiniz. Onlara şükran borçlusunuz; bunu ödemek için harekete geçiniz, öne düşünüz ilk zamanlarda belki anlayış ve takdir görmeyebilirsiniz., Fedakarlık, akıl ve azim, birçok zorluklarınıza anahtar olacaktır.

Created by DPE, Copyright IRIS 2005Unutmayalım ki Türkiye'mizde DEMOKRASININ KADERI, HALKIMIZIN SAPI YANMIŞ AGAÇ KAŞIKTAN, BİR YUMURTAYI İKİ ÇOCUGA BÖLEREK YEDİRİR DURUMDAN, OĞLUNDAN, GELEN MEKTUBU OKUTACAK ADAM ARAR DURUMDAN KURTARILMASINA SIKISIKIYA BAGLIDIR.

TEKRAR EDİYORUZ:

Birlik olmadıkça yani okumuşlarla, devletle köylü aynı kapta, ayrı ayrı duran su ile zeytinyağı misali kaldıkça, köylerimizin kalkınması bir «HABABAM GÜRÜLTÜSÜNDEN" öteye geçemeyecektir.

Köylülerimizin okumuşlarla el ele vererek samimi birer birlik, dernek haline geçmeleri içinden çıkılmaz gibi görünen birçok köy dertlerimizin biricik ilacıdır. Biz BAŞPINAR'lılar bu ilacı denedik; iyi tesirlerini gördük. Böbürlenmek için değil, sizlere cesaret vermek, daha iyisini sizin köylerinizde görmek dileği ile Derneğimizin yaptıklarını ve yapmaya çalıştıklarını kısaca sıralamak isteriz;

1-Teberru ile 1200 KITAP sağlandı, yepyeni bir binada halkın faydasına sunuldu. Gazetelerin hayırsever okuyucuları, Milli Eğitim, Tarım, Sağlık Bakanlıkları ile daha birçok müessese ve şahıslar bu arada eski kaymakamımız Resat Çakmak en çok kitap bağışında bulunanlar oldu; şükranla yad ederiz,

2 - Aramızda mazot parasını topladık; işçiliğine katıldık; böylece Bayındırlık Müdürlüğünün verdiği makinelerle 6 kilometrelik:YOLUMUZU: 3800 Liraya mal etmiş olduk.

3 - 80 dönümlük örnek ELMA BAHÇESİ dikmek istiyoruz. İlk 30 dönümü Ziraat Müdürü, teknisyeni ve eski kaymakamımız Çakmak'ın da katıldığı davullu zurnalı bir şenlik havası içinde kazmasını istekle, kullanan,köylümüzün, alın teri ile 3 günde meydana getiriliverdi.

4 - Köylümüzün teberruları ile işlek bir yolun kenarına bir ÇEŞME indirildi.

5 - Etüd ve projesi tamamlatılmış olan HIDROELEKTRİK tesisine başlana­bilmesi Valimizin ufak bir himmetini beklemektedir. Başpınar'm kıyamete ka­dar elektriksiz kalması elbette düşünülemez' Er veya geç gerçekleşecek olan bu işe en erken ve en çok emeği geçenlere Başpınarlılar'ın minnet ve saygısı iri olacaktır. Yeni Valimizin köy kalkınmasında örnek teşkil edecek olan faaliyetlerimizi destekleyeceğini, bizim asil heyecanımızı anlayışla karşılayacağını umarız.

6 - BASINÇLI SU yani şehir usulü su tesisatı köylümüzün gücünün devlet tarafından desteklenmesiyle gerçekleşme yoluna girmiştir.

7 - Köyümüzün SULAMA SUYU MESELESI ve HAYVAN IRKLARININ DA­HA VERİMLİ HALE GETIRİLMELERININ ÇARELERI üzerinde birçok çalışma­lar yapılmaktadır.

8- Derneğimiz, 3UMUMI HELA ile 2 ÇAMAŞIRHANENİN ihalesini pek yakında yapacaktır.

9 - Geçen yıl tertiplediğimiz güreşler tahminlerin üstünde bir alaka gör­müştü. Bundan cesaret alan derneğimiz, bu yıl da 4 - 5 EYLÜL tarihlerinde 2 gün devam edecek olan "GÜREŞ VE ŞENLIKLER tertip etmiştir. Kusursuz ve başarı­lı geçmesi için emek ve masraftan çekinilmemiştir. Her yıl daha mükemmelinin peşinde olacağımız bu faaliyetlerde, DERNEGIMİZİN EN BÜYÜK DESTEGI, KÖYLÜLERIMİN MISAFIRSEVER ve BİRLİK OLUŞUDUR .. Böylece Dernek, bölgede hakiki manada san'at, kültür ve spor faaliyetlerinin de öncülüğünü yap­maktadır.

Değerli Hemşehrilerimiz,

Daha güzelini, daha iyisini, daha verimlisini ve daha mükemmelini meydana getirebilirsiniz. Dileğimiz budur. Birlik olunuz, gücünüz artacaktır. HAREKETE GEÇERSENIZ, BAŞARACAKSINIZ. İyi niyetli her insanın yardımı sizinledir. Devlet, sizin gücünüze katılacaktır. BIZE İHTİYACINIZ OLURSA KALBIMIZ DAİMA SİZLERLEDIR, KAPIMIZ SİZLERE AÇIKTIR.

Başpınar'lılar, kıymetli hemşehrilerine mutlu; ma'mur, müreffeh, başarılı ge­lecekler diler, sevgi ve saygılar sunar.  

BAŞPINAR ve DERNEK
Adına
OSMAN KÖSEOGLU
ADRESIMIZ:
BAŞPINAR KOYÜ İMAR ve KALKINDIRMA DERNEGİ BAŞKANLIGI
TEFENNİ - BURDUR
 
Güncel
       
 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved