Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar
     
     
     

 

AVRUPA’DA VETERİNER HEKİMLİĞİ EĞİTİMİ  KONFERANSI

 (Conferance on Veterinary Education İn Europe)
29-30 Mart 2006-Brüksel
 ***Konferans Nagehan ŞEN tarafından anında tercüme edilmiş ve Prof. Dr. Arif ALTINTAŞ tarafından düzenlenmiştir. 

Konferans Avrupa Veteriner Hekimleri Federasyonu (FVE) ve Avrupa Komisyonu Technical Assistance İnformation Exchange Instrument (TAIEX) işbirliği ile 29-30 Mart 2006 tarihinde Brüksel’de düzenlendi. Konferansa TVHB Merkez Konseyini temsilen II. Başkan Prof. Dr. Arif ALTINTAŞ ile Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dakan Yardımcısı Prof. Dr.Ayşin ŞEN ve.ayrıca, Ankara, Erciyes, Mustafa Kemal ve Akdeniz Üniversitelerinin Veteriner Fakültelerinin temsilcileri katıldılar.

 Dr. Tjeerd Jorna, FVE Başkanı- Brüksel’e hoş geldiniz sayın konuklar. Bu konferansın düzenlenmesinde katkılarından dolayı Sayın TAIEX yetkililerine huzurunuzda teşekkür ediyorum. Bu konferansa yeni aday ülkeler de katıldılar, ayrıca aramızda 3 adet de öğrenci bulunuyor (Almanya ve Hollanda’dan). Bugün için 36 ülkede mevcut 41 veteriner örgütünün yaklaşık 200 000 üyesi var. AB içinde veteriner hekimler dört büyük alanda görev yapıyorlar:

  • pratisyen veteriner hekimler;
  • halk sağlığı ve hijyenist veteriner hekimler;
  • devletin resmi veteriner hekimleri;
  • eğitim-araştırma kurumlarında ve endüstride çalışan veteriner hekimler

Hayvan sağlığı, hayvan refahı ve kamu sağlığı veteriner hekimlerin temel görevidir. FVE’nin bir haber portalı var (www.fve.org), internette kolayca ulaşılabilir. AB’de hizmetlerle ilgili yeni yasalar var (Bologna ile yaşanıyor), 2006-2010 arasında Bologna’nın getirdiklerini tartışacağız. Çünkü, Bologna’nın amacı tüm avrupada eğitimi aynı düzeye getirmektir. Avrupa’nın herhangi bir yerinde alınan diploma her yerde geçerli olmalıdır. Veteriner hekimler Avrupa’da serbestçe dolaşabilmelidir. Eğitimin her yerde aynı olması gerekiyor, konuların, derslerin aynı olması gerekiyor. Bu gün konuşmacılar bunu anlatacak. Bu iş için kurul oluşturuldu. Ülkelerde veteriner hekimliği eğitiminin nasıl verildiği 1985-1993 yılları arasında AB komisyonu/ACVT; 1994-2000 arasında EAEVE ve 2000 yılından bu güne kadar ise EAEVE-FVE tarafından incelendi. EAEVE’ye üye 102 okuldan 71 okul ziyaret edildi ve bunlardan 36’sı onaylandı. Avrupa Koordinasyon Komitesi’nin önem verdiği minimum kriterler belirlendi (ECCVT). Daha önce belirlenen kriterler (JPC) 2005’de ECCVT oldu. Amaç, profesyonel olarak her yerde geçerli olmak ve kaliteyi yükseltmek. AB temsilcisiyle görüştük birlikte faaliyet sürdürüyoruz ve herkesin konuşmasına fırsat veriyoruz. 

Dr Olga Zorko (TAIEX)- Biz veteriner hekimler önemli insanlarız. Üç kuruluş (TAIEX; TWİNİNG ve SIGMA) AB’nin yaptığı çalışmaların her yerde eşit uygulanmasına bakıyoruz. Bundan faydalanan ülkeler: Yeni katılan 10 ülke + aday ülkeler + Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Türkiye, Bulgaristan, Romanya aday ülkeler arasında. Konferanslar, seminerler ve diğer aktivitelere 1997’de başlandı (Budapeşte’de). Hayvan sağlığı ve hayvan refahı, halk sağlığı ve ilaç ile ilgili konferanslar tertipledik. Yeni gelen ülkelerde bu iş 1999’da başladı. Yasalar ile çok şeyler başardık. Örneğin, yatırımların gerekliliğini özellikle araştırma konusunda belirttik, atıklar için ortak laboratuar geliştirilmesini istedik, ortak eğitim verilmesini ve bütün veteriner örgütlerinin de aynı şekilde çalışmasını istedik. Veri tabanları, internet sitemizde var, üye de olabilirsiniz. (http://taiex.cec.eu.int)  

Dr Douglas Aspros (USA AVMA Eğitim Konseyi)- Oturum Başkanı

 I. Oturum

Prof. Dr. Marcel Wanner (EAEVE Başkanı)- Eğitim hakkında konuşmak çok zor. Avrupa’da çok Veteriner Fakültesi var. Hepsinin ortak şikayeti çok öğrenci alınması fakat para olmaması. Önce EAEVE’yi tanıtacağım. 

Avrupa Veteriner Eğitim Kurumları Birliği (European Association of Establishments for Veterinary Education=EAEVE) 1988’de kuruldu. Veteriner Eğitimi Gelişmesini amaçlamakta ve AB ülkeleri arasında yardımlaşma ve sorunlara ortaklaşarak çözüm getirmeyi amaçlıyor. AB’nin verdiği yetki ile eğitimin tüm kurumlarda aynı olması için çalışıyor. Üyeler 8 grup içinde yer almakta ve 35 ülkeye yayılmaktadır. Toplam 95 üye fakülte var. Türkiye’de çok fakülte var. Fakat, sayıdan ziyade eğitimin kalitesine bakmak gerekir. Bu güne kadar sadece iyi 47 fakülte ziyaret geçirdi ve bunlardan 39’una onay verildi. Onay verilenler tüm üye ülkeler için geçerli olan ve olması gereken minimum kriterleri (Avrupa Eğitim Komisyonunun 78/1026 ve 78/1027 EEC sayılı direktifleri ile 2005/36/EC yeni direktifi) yerine getiren fakültelerdir. Gerekli kriterler de sitemizde mevcut. Üye 95 fakülteden 47’sine bakabildik. İki aşamalı bir sistem (gelişim=evaluation ve akreditasyon= accreditation) değerlendirilmektedir.  

Şubat 2006’da 64 soru üzerinde yapılan bir anket sonuçlarına göre 2005’de kaç bayan mezun verdiniz % nedir? sorusundan %55 ortalama çıktı (%6-94 ve Türkiye %6; Finlandiya %94).  

2005’de kaç kız öğrenci veteriner hekimliği eğitimine başladı? Sorusuna verilen yanıtlardan ortalama % 60 (% 1 - % 95) rakamı çıktı ve Zürih veteriner fakültesi % 95 kız öğrenci sayısı ile başı çekti.  

Sizce mezunlarınız ne iş yapacak ? sorusuna verilen yanıtlardan % 26’sı (% 5-73) çiftlikte çalışacak; % 50 si (% 10-90) Pet’ler ve atlar ile çalışacak; % 9’u (%1-30) araştırmacı olarak çalışacak ve % 16’sı da diğer alanlarda çalışacak sonucu çıktı. 

Veteriner fakültelerinde kız öğrenci sayısı gittikçe artıyor. Çiftlikte çalışmak daha az cazip geliyor. Petler ve atlara ilgi artıyor. Ayrıntılı bilgi www.eaeve.org web sitemizden alınabilir. Gelecekte çiftlik hayvanlarına ilgi düşecek, buna karşın, gıda hijyeni’ne ilgi artacak.   

Kliniklere ev hayvanlarından daha çok hasta geliyor. Çiftlik hayvanları genellikle kliniklere gelmiyorlar. Bulundukları yerde tedavi ediliyorlar. Çiftlik hayvan hekimliğini desteklemeliyiz.

 Gıda uzmanlarını yem ve besinlerle sınırlıyoruz. Gıda (insan ve hayvan) hayvan sağlığını-insan sağlığını düşünmüyoruz. Veteriner hekimlerin öğretmenlik yapmasına çok ihtiyacımız var. Ancak, veterinerler eğitimci olmayı pek düşünmüyorlar. Bize de insan doktoru eğitimcilerinin ders vermesi gerekiyor. Veteriner kariyerinde bir de akademik kariyer yapması gerekiyor. Veteriner eğitimi bir usta-çırak ilişkisi gibi değil. Fakülteden çıkan bir öğrenci her şeyi biliyor, fakat bir de pratik eğitim var. Bunu pek veremiyoruz. Daha sonra gelişiyor. Veteriner fakülteleri artık araştırmalara çok önem veriyor. Eğitmenler ile araştırmacılar arasında yeni teknolojilerle internet ile fakülteler arasında ilişki kurulabilir. Gittikçe daha çok bayan öğrenci mezun oluyor. Hayvan sahipleri çok olduğu için ev hayvanlarının sayısı da çok, fakat öğrenciler buna pek ilgi göstermiyorlar. 

Dr Nancy de Briyne, FVE Müdür  yardımcısı- Ben bir pratisyen hekimim, Gent Üniversitesi’nden 1975’de mezun oldum. FVE’de üye olarak görev aldım. Kanada’da, Avrupa’da ve İngiltere’de çalıştım, farklı eğitimleri de gördüm. Ben yasalardan bahsedeceğim. Önce genelden bahsedeyim. AB’nin amacı insan, hizmet ve sermayenin üye ülkeler içinde serbest dolaşımını sağlamaktır. Bu tüm AB halkı için bir haktır. Bunun için, uluslar arası tanınmak gereklidir. 

Diplomanın tanınması için adayın minimum temel eğitimi alması lazım. Konseyimizde bununla ilgili 3 direktif var (78/1026/EEC; 78/1027/EEC ve 78/1028/EEC).

 Bizi insan doktorları ile bir tutuyorlar. Onlarla aynı haklara sahibiz. Geçen yıl yeni bir yasa çıktı, seneye yürürlüğe girecek. Önceki yasalar da yürürlükten kalkacak. İkisinde de ortak şey veteriner eğitimidir. Bazı ülkelerde veteriner fakültelerine sınav ile giriliyor. Bazılarında 2 yıl, diğer bazılarında 4 yıl eğitim var. Oturup düşünüldü. Eğitimde AB’nin söz hakkı yoktur. Her ülkenin kendi milli sorunudur. İş bize kalıyor. Bunu Erasmus’da görebiliriz. 

Genel kriterler değiştirilmedi. Fakat, bizim görüşümüz bunun değişmesinden yana. Çünkü, 1978’de karar verilmiş ve bu zamana kadar değişmeden gelmiş.

 Genel gereksinimler:

5 yıl teorik eğitim veren üniversite yada dengi,

Teorik-pratik dengelenmeli,

Öğrenimin doğru bilgilendirme üzerine oturması

 Verilen dersler:

Temel konular: Fizik, kimya, hayvan ve bitki biyolojisi, biyoistatistik.

Daha detaylı dersler: Temel Bilimler (anatomi, fizyoloji, biyokimya, genetik, farmakoloji, ...).

Klinik bilimler (doğum, patoloji, parazitoloji, ....)

Hayvan yetiştiriciliği (hayvan üretimi, beslenmesi, agronomi, ...)

Gıda hijyeni (hayvansal gıdaların muayenesi ve kontrolu, ...)

 Veteriner cerrah yetiştirilmesini istiyoruz. Veteriner cerrahların her konuda bilgilenmesi ve her hayvana müdahale edebilmesi gerekiyor. Ama sorun şu: Eğitim milli olduğu için her ülke kendi karar veriyor.

II. Oturum 

Dr. Hans-Henrich Dietz – Kopenhag Kraliyet Veteriner ve Tarım Üniversitesi- Konu çok basit değil az veri var. Serbest dolaşım AB için iyi bir şey fakat genellikle halk bu hakkı tatillerde kullanıyor. Veteriner hekimliği eğitimi dünyada hemen hemen aynı. AB üniversitelerinden mezun olduktan sonra istediğiniz ülkede veteriner hekim olarak çalışabilirsiniz. 1978’de bir direktif verildi. Bu hala değiştirilmedi (78/1027/EEC). Bu konu 1978 senesinde de tartışıldı muhakkak. O zamandan bu yana çok şey değişti (Veteriner ve Tıp alanında). Elimizde olumlu bir listemiz var, sadece uymayan üniversiteleri dikkate almıyoruz. Olumsuz bir listemiz yok. Avrupa Komisyonunun o üniversite mezunlarını kabul etmeme gibi bir hakkı var ancak, bu hakkını bu güne kadar hiç kullanmadı.

ACVT 1978’de kabul edildi. Bu komite hiçbir zaman verimli olamadı. Bugüne kadar değişiklik uygulanmadı. Bu kurallara fakültelerin uyması, devletlerin de kontrol etmesi gerekirdi. Fakat bugüne kadar hiçbir şey yapılmadı. İlk kez 1985’de Utrecht’de bir rapor yazıldı. 1986-1989 arası pilot uygulama yapıldı ve ziyaretler gerçekleştirildi (1986: Cambridge, Cureghern/Liege; 1987: Hannover, Copenhagen; 1988: Dublin, Alfort ve Milan; 1989: Leon; Thessaloniki ve Lizbon).  

 Bu raporlardan sonra EAEVE kuruldu. Kurullar oluşturuyoruz ama hiçbir yasal dayanağı yok. Eğitim devletlerin milli görüşüne kalıyor. Avrupa komisyonu konuşuldu. Milli olmayan bir eğitim yok gibi. 1999’dan itibaren her yıl 6-9 arası okul ziyaret ediyoruz. 1992-2005 arası ziyaret edilen 73 fakülteden 36’sı onaylandı. Ben buna bile karamsarım. Fakat başkan iyimser. Çünkü, onaylanma tam olarak kriterlere uymayabiliyor, izlenimler de önemli. 1992-2000 arası sistem “kitapcığı” içinde üç belge var. EAEVE 1998’de kuruldu. 2000’de EAEVE ve FVE eğitim komitesi oluştu ve 2004’de komite desteklenerek yenilendi. Komisyonların olumlu çalışmalar yapacağı inancındayız. Bütün bunları AB komisyonu yardımı ile yapıyoruz. Onaylamadıklarımızı listeden çıkartamıyoruz. Milli otoriteler ile zora düşmememiz gerekiyor. Bu nedenle, ters düşmemek için nazikçe öneride bulunuyoruz. 

Komisyon 1993’de maddi onaylama işini geri aldı. Bu görevi EAEVE üstlendi. FVE de 2000’de davet edildi. Şimdi bu komite karar veriyor (iyi mi? kötü mü?). Onaylama grubu, yeni tanımlara göre, kurum ile ilgili istatistikler ve eğitim-öğretim yanında kaliteye çok önem veriyor. Ortak bir eğitim her yerde yararlı olacak (öğrenciye de öğreticilere de). Değişim kolay olur. Her yerden öğretici sağlanabilir. 

Bu işveren için de işe yarar. Nerede olursanız olun veteriner buldunuz mu alırsınız. Çünkü, aynı eğitimi görmüştür. Bence, ortak tanım tek ve şeffaf sistem. Bu sistemin uluslar arası olması yapılan işin dünyanın diğer ülkeleri için de yararlı olması demektir. 

Eğitimin kalitesini artırmak için 1985’de ortak bir sistem geliştirildi. Ortak kredi sistemi tartışılmaya başlandı. Onay almayan üniversiteler kendilerini daha önemsemeye başladılar. Bu kadar yavaş olması komisyonların fakültelerle tek tek ilgilenmesinden kaynaklandı. 1992-1999 arası 25 üniversitede büyük ilerleme kaydedildi. Onay alan okullar için 15 sene sonra, öğrenciler “ne kadar ilkel çalışıyorlar” diyecekler. Ancak şimdilik iyi. Bir fakülte onay alamazsa hiçbir kötü şey yok. Bu da sistemin kötülüğü. Yaptırımı yok. Milli müfettişlerle çalışmamız gerekiyor. Peki hazırmıyız buna? toplumdan gelen taleplere hazırmıyız?. Beklenen veteriner adaylarını yetiştirmeye hazırmıyız?. Rekabete hazırmıyız?. Ve de okulların kapatılmasına...

 Kredili sistem mi? onay sistemi mi? İkisi de olabilir mi? Bu konuda ben fazla iyimser değilim 

Soru- Artan taleplerden bahsettiniz. Gerçekten talep mi artıyor? yoksa sorun eksikliklerden mi çıkıyor?. 

Cevap- Denetim mekanizmasını değiştirmek gerekir. Talebe de cevap verebiliriz.

 Bir başka ağızdan- Ben bir eğitim kurumundayım, 15 yıl öncesi ile şimdikini karşılaştırmak bana çok saçma geliyor.

 Stephan Ware-Kraliyet Veteriner Cerrahi Koleji (RCVS) Konsey Üyesi- Londra Kraliyet Veteriner Okulu olarak mezuniyet sonrası 1. gün bilinmesi gerekenler için belirlenecek standartları bekliyoruz.

 Dersleri kontrol ediyoruz. Neler öğretiliyor? her yıl öğrencilerle ilgili istatistikler çıkarıyoruz. AB vatandaşı olmayanlara da her yıl sınav düzenliyoruz. Kimin İngiltere’de veterinerlik yapabileceğine dair bir listemiz var, disiplin kurulumuz var. Bütün veterinerler bizim listemizde, ziyaret için 7-8 yıllık bir döngü var, kriterleri biz de uyguluyoruz, kraliçeye rapor sunuyoruz. Çok kötü oluyor kraliçe ile olan toplantılar, biz ayakta kalıyoruz, sadece kraliçe oturuyor.   

1965’de 3+2 = 5 yıl eğitim aldım. Şimdi de veteriner çalışma lisanslarını Kraliyet Veteriner Okulu Üyeleri (MRCVS) veriyor. Bu da kraliyete bağlı. EAEVE’nin kriterlerini biz de kullanıyoruz. Avustralya ve Yeni Zelanda ile anlaşmalarımız var. Güney Afrika ile de anlaşmalarımız var. Bu anlaşmaları yapabilmemiz için o fakülteler de bizimkiler gibi olmalı ve uluslararası bir ortak değer içermeli. Şimdi çalışanlarımızın AB üyesi olmayan fakat Avrupa’da olan ülkelerin diplomalarını kabul etmekteyiz. Bu konuda çalışmalarımız var. Diğer aktiviteler sürekli profesyonellerimiz ile ilgilidir. Mezun olduktan sonra da sınav vb şeyleri devam ettirmek istiyoruz. Özellikle gönüllüleri çağırıyoruz. Maddi yardımda bulunuyoruz. Yeni bir iş sahası çıkarıyoruz “veteriner hemşireliği”.

 Diploma sonrası eğitimde, 18 değişik konu, 44 denetleme sınavı ve 200’den fazla müfettiş var. 1300 aday var. Ancak, biz bu sistemi değiştirmek istiyoruz. Yeterince uzmanlaşma olmuyor. Yönlendirmek için öğrenci tezlerine, ya da diğer çalışmalarına bakıyoruz.

 Her 5 yılda bir yeniden eğitim yenilenmeli. Eğitim grubu bunlar üzerine çalışıyor. Gelecekteki strateji ne olacak? Yeni mezun olanlara pek yardımcı olunmuyor. Bu beni üzüyor. Çünkü, okulda sadece teorik aldığı için 2002’den beri uygulamaya çalışılan “Hayat Boyu Eğitim” Sistemi 2007’den sonra kalıcı olacak. Böylece veterinerler hayat boyu eğitim alabilecekler. Çok zor bir şey değil. Bunu bilgisayar ortamında yaptık. Mezun olunca hemen bilgisayara girilip ona uygun olabilecek eğitimlere bakabiliyoruz (http://pdp.rcvs.org.uk). Eski sertifikaları kaldıracağız ve modüler olanla değiştireceğiz. Özellikle çalışan veterinerler için bilgilerimizi daha da arttırmak amaçlanmaktadır.

 Ve herkesi bir konuda uzmanlaştırmak niyetindeyiz. Böylece kişi hem kendini geliştiriyor ve hem de çok katkısı oluyor. Mezun olduktan sonra mı? çalışmaya başladıktan sonra mı?. Uzmanlaşma belli bir hayvan üzerinde mi? yoksa belli bir konuda mı? ne kadar geçerli olacak. Hayvanlara yönelik uzmanlaşma sorunları büyütür. Seneye başlayacak. Uzmanlaşma konusu olsa da belli bir diploma veriliyor. Bence ilk etap okuldan çıktığında en az şeyleri bilmesi gerekiyor. Bunlar her yerde ortak olmalı. Çünkü, adayların 5 yılda her şeyi bilmesi mümkün değil. Seçenekler açık olarak mezunlara sunulmalı, seçmede serbest bırakılmalı. Genel lisans profesyonelliği tanımalı. Gelecek üniversiteler ders programlarını yaparken mezuniyet sonrası ilk günkü bilgilere önem vermeli. Mezuniyet sonrası eğitime devam etmesi gerektiği verilmeli. 

Herkese açık bir yol bırakmak gerekiyor. İngiltere’de bir kaç yıldır bu gelişmeye devam ettiğimizi göstermemiz gerekir. Standartlar belirlenmeli. Yeni bir yasa geçecek ve bunları rahatça uygulamak için bir kere yasa çıktı mı iyi çıkmalı, düzenlemeleri iyi belirlemek gerekir. Pratisyenlerin bilgilenmesi ve gelişmesi gerekiyor. Eski sistem 6 ay süreliydi, bu gerekten çok kısa bir süre. Daha fazla bilgi ilgili web sitesine girilerek elde edilebilir (http://pdp.rcvs.org.uk).

 Soru: Gerçekten sizin kriterleriniz EAEVE’nin ki ile aynımı?

 Cevap: Evet. 

Donald Walsh, J. Vet. Med. Assoc. (JAVMA) editörü- Ben de sizlere 10 sorun söyleyeceğim:

 1. ABD öyle bir ülke ki orta düzeyde bir eğitim bile okuldan okula değişiyor. Ancak, en iyi okullarda okulun son yılında hayvanlarla bire bir çalışmaya başlanıyor. Çünkü, asıl fark ABD değişik devletlerden oluştuğu için farklılıklar var. Federal devlet müdahale edemiyor.

2. Veteriner hastanelerinin güvenilebilirliği. Çünkü, asıl sorun maddi finansman yokluğu. Finansman olmadığı için veteriner hizmetleri özel sektöre kalıyor.

3. Veteriner fakültelerinde akademisyenlik- Mezunlardan iş bulanlarda maaş farklılığı çok fazla. Fakültelerde maaş daha düşük. Bu yüzden mezunlar akademik kariyer yapmak istemiyorlar. Özel sektöre gidiyorlar.

4. Mezun olanlarla bilmesi gereken bilgilerin dengesini korumak- Çünkü yeni mezun biri hastalıklarla nasıl mücadele edeceğini bilemez. Bunu tecrübeli veterinerler biliyor. Onun için ABD’de devlet hayvan hastaneleri yapmaya başladı. 2001’de Veteriner Halk Sağlığı ile ilgili üç okul vardı. Şimdi 17 tane. Toplam 27 devlet okulu var. Devletler kendileri finanse ettikleri için kendileri belirleyici oluyor. Federal devletle çekişiyorlar.

5. Modern ve gelecekteki gıda sistemleri için veteriner hekim eğitimi- Çünkü, artık gıdalar da birbirleriyle karışıyor ve genetikleri ile de oynanıyor. Veterinerlerin rolleri de değişiyor (gıda uzmanlığı gibi). Bunu sağlamak için veterinerlerin sadece teknik bilgi almaları gerekmiyor. Aynı zamanda işletme yönetimi de bilmeleri gerekiyor. Sanayinin ve ekonominin nereye gittiğini de öğretmemiz lazım. 1980’lerin sonundan bu güne kadar veterinerleri iş hususunda sorgulamak gerekiyor. Şimdiye kadar cevap veremedik.

6. Öngörü analizleri- 2025’de toplum veterinerlerden ne bekleyecek. Sadece veteriner Tıpda ne verilebilir?. Prestiji nasıl sağlayabiliriz?. Veterinerlerin işverenleri kim olacak?. Bunların hepsi aslında aynı kapıya çıkıyor: “Veteriner Hekimliği Eğitimi nasıl olmalı?. Bu arayış ABD’de 1990’dan beri devam ediyor. Ancak eğitim konusu yeni başladı. ABD ilginç bir ülke. Her ülke kendine özel, ancak yenilikçiler de var, bunu görmek mümkün.

7. Giderek artan uluslararası bilinç- ABD’nin sadece kendi ülkesinde iş yapması yetmiyor. Diğer ülkelerde de iş yapabilmeli. Afganistan ve Irak’ta Veteriner Eğitim Birliği kuruldu. Sorun bu değil ancak bu da oldu.

8. Veteriner hekim eğitimi için çok para gerekiyor. Öğrencilerden çok az alabiliyoruz. Bu gün öğrenci başına 75.000 dolar gerekiyor ve bu rakam gittikçe de yükseliyor. Masraflar artınca okul masrafı da artıyor ve öğrencilerin cesaretini kırıyor.

9. Çok az etnik kökenliler geliyor (%2.5 zenci). Afrikalılar ABD toplumunun %13’ünü oluşturuyorlar. İspanyollar %3.7 (ABD toplumunun %12.5’i), Asyalılar %3.4 (ABD toplumunun %4.2’si) ve Amerikan yerlileri % 0.7 (toplumun %0.9’u).

10. Erkek-kız dağılımı- Okullarda öğrencilerin % 90’ını kızlar oluşturuyor. Çok fazla veri yok bu konuda. Genellikle daha iyi motive oluyorlar. Onlara ek ders vermeye gerek kalmıyor, onlar kendilerini yetiştiriyorlar. 

Veteriner Tıp Gazetesi (JVME).- Veteriner hekimliği eğitimi ve çeşitli meslek konuları ile ilgili makaleler içeriyor (http://www.jvmeonline.org). PDF formatında tüm makaleleri okuyabilirsiniz. JVME 2001 yılının tüm sayıları var. Ayrıca arama motorları da var. Temalar var, konular var, kolay ulaşılabilir ve anlaşılabilir yapmaya çalıştık. Girerseniz size her sayısını da göndeririz. Kurum olarak da abone olabilirsiniz, yıllık abone ücreti 2000 dolar.  

Tartışma paneli

(Bu zamana kadar sunulan konularla ilgili olarak tartışma açıldı)

 Doç. Dr. Osman Küçük. Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi- Türkiye’de 21 Veteriner fakültesi var. Sizce bu sayıyı nasıl belirleyebiliriz?

Prof. Dr. I. Burgu. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı- Af edersiniz, düzeltirim 21 değil 17.

Cevap- Türkiye’de 70 milyon da insan var. ABD’de 300 milyon insan ve >20 okul var. Bu da Türkiye için anormal değil. AB’nin bu konuda yapabilecek bir şeyi yok. Bunu Türkiye devleti yapacak. Çünkü, eğitim millidir.

Bir başka ağızdan- ABD’de para olunca herkese eşit dağıtılmıyor. Okulların paraya ihtiyaçları olduğunu iyi kanıtlamaları gerekir. Kuzey ABD’de çok veteriner okulu var. ABD’de bütçeden 1.5 milyon dolar ayrılıyor. Ben Konya Selçuk Üniversitesini gördüm. AB’nin yapamayacağına inanmıyorum. İsterse AB bu problemi çözer. Bizim İngiltere’de bir yetkimiz var. İngiltere’de bir okul iyi bir eğitim veremiyorsa onun diplomasını tanımıyoruz. Siz de aynı şeyi yapabilirsiniz. Bölgesel farklılıklar çok, her bölgede öğretilenler de farklı. Her bölge kendi koşullarına göre eğitim veriyor. Bunu AB çözebilir, fakat çok etken nedeniyle zor.

Soru- Sertifikalardan bahsetmiştiniz başka ülkelerden gelenler için nasıl geçerli olacak.

Cevap- Başka ülkeden gelenler ömür boyu eğitime tabii olacaklar. Teknik konular ben de bilmiyorum nasıl hallolacak. Fransa’da kayıt olma işlemi varmış, fakat diğer ülke vatandaşları için geçerli değilmiş.

Soru- Sizce eğitim üniversite eğitiminden çıkıp bir yüksekokul eğitimine mi gidiyor?.

Cevap- Zannetmiyorum. Meslek okulu olarak devam edecektir. Ekonomik zorluklar getirir, zaten para yok. Eğitim pahalı.

Bir başka ağızdan- Buradakiler sizinle aynı fikirde, hem eğitim hem de meslek kalitesinde bir şeyler yapmak zamanı gelmiştir. Ancak eğitim vermek için ortak bir tanım yapmak güç. Sizce nasıl yapmak lazım?. Devlet adamlarının siyasetçinin yapmasına bırakırsak bir 20 yıl daha beklememiz gerekir. Ortak tanım yapabilirsek, Türkiye’de domuz eğitimi hiçbir işe yaramaz?.

Cevap- Biz zaten o türlü çalışmaları yapıyoruz, fakat devletler bizim kriterlerimizi kabul etmeyebiliyor. Bir yaptırımımız yok. Fikrimiz güzel ama onu deniyoruz. EAEVE ile birlikte çalışıyoruz. En etkili yol ülkelere aynı kredi sisteminin uygulanması ve krediler verilmesidir.

Bir başka ağızdan- Kanunlar çok yavaş çıkıyor. Ama biz veteriner olarak sorumlu hareket edersek o zaman kazanmalarımız olacaktır. İnisiyatifi biz almalıyız, bazı değişiklikler için bizim peşinden koşmamız lazım.

Bir başka ağızdan- ABD kadar birleşik durumdayız. Trene binip ülkeleri gezsek, çok fazla sinyalizasyon vb. şeyler görürüz.

Bir başka ağızdan- Ben anlamıyorum, bilim adamları olarak bizler bir şeye karar vermede neden kanuna gerek duyuyoruz ki. Bilim adamları anlaşsalar, mesele kalmaz.

Bir başka ağızdan- ABD’lerinde her yerde ABD yasası geçerli, fakat biz 25 farklı ülkeyiz ve her ülkenin farklı kanunları ve idareleri var.

Cevap- Tamam, bu şekilde toplanıyor, tartışıyoruz. Bir yerlere geleceğiz, muhakkak bir şeyler belirlememiz gerekir. Önce bizler bir noktada anlaşmalıyız, sonra siyasetçilere de anlatabilelim.

Soru- Değişik kökenli veteriner öğrenci sayısını nasıl sağlayacaksınız? Sınava girenler çok ama sınırı geçebilen az. Bu veterinerlere özgü değil. Diğer meslekler için de geçerli. Ortak yol azınlıkları bilgilendirmekten geçer. Danimarka’da Türk azınlık var fakat hiç Türk öğrencimiz olmadı.

Cevap- Mantıklı da olabilir. Bu azınlıkların bazı kültürlerde hayvana yaklaşımları da farklı.

Bir başka ağızdan- İlk defa burada standartlardan bahsediyoruz. Bir birlik kurup her üniversiteyi biz denetleyeceğiz, yani hem savcı hem de hakim olacağız. FVE+EAEVE’nin birlikte çalışmaları güzel bir şey. Önemli olan para değil, sayı değil önemli olan eğitimin kalitesidir. Belki yasa bundan 30 sene sonra çıkar. O nedenle bizim bir şekilde hazırlanmamız gerekiyor.

Cevap- Temel şeyler yazdık:

  • Veteriner hekimliği eğitimi veren kurumlara minimum gerekenlerin belirlenmesi.

·        Fakültelerin buna ne kadar uydukları bağımsız bir kurum tarafından onaylanması (Dışarıdan gelen bir denetçi).

Soru- Doğru ama, minimum gerekenler nedir?

Cevap- İşte şimdi tam bir tanım yok, ancak tanımlandığında fakültelerin buna uymaları gerekir.

Soru- Bağımsız ve dışarıdan gelen denetçi nasıl olacak nasıl davranacak?.

Cevap- Orayı daha çalışacağız.

Bir başka ağızdan- Standartların aynı olması onun uluslararası olmasını sağlar.

Bir başka ağızdan- İki hafta önce Frankfurt’taki toplantıda da söylemiştim, kaliteyi sağlayabiliyorsak zaten denetlenmeye gerek kalmaz.

Bir başka ağızdan- Kurum kendinden bağımsız olmalı. Bir okul kendi kendini denetlememeli.

Bir başka ağızdan- Bağımsız bir yapıya karşıyız. Biz İngiltere’de kendi kendimizi denetlemiyoruz. Veteriner örgütü var, o bizi denetliyor. En kolay iş akreditasyon.

Bir başka ağızdan- Küresel standartlara karşıyım. Çok büyük bir şey. Standartları harmonize etmek tabi ki lazım. Fakat küresel değil. Yürümeyi öğrenmeden koşmaya kalkmak gibi bir şey bu.

Bir başka ağızdan- Eğitim standartları okuldan çıkınca sahip olduğumuz bilgilerimizi tamamlamalı.

Bir başka ağızdan- Sadece, okulun sonuçlarına bakmak da yanlış. Bir veteriner yetişmesi için uzun yıllar gerekli.

Soru- Nasıl bakıyorsunuz okulun sonuçlarına?.

Cevap- Bunu bir sonraki oturumda göreceğiz.

Bir başka ağızdan- Mezunlarına da bakmak lazım. 

Dr. Rima Zivatkauskaite, Litvanya Gıda ve Veteriner Servisi (SFVS)- Avrupadaki sorunların ABD’de de olması aslında sevindirici. Demek ki yalnız değiliz. Veterinerler daha çok iş yönetiminde aktif olmalı dediniz fakat etikten hiç bahsetmediniz.

Cevap- Etik çok önemli. Profesyonellikte veterinerlerin toplumda ne yapmak istedikleri hakkında bir karar vermeleri lazım. Veteriner Hemşireliği, teknisyenliği bilinecekler mi? Diğer mesleklerin nerede oldukları ile karşılaştırılmalı.

Bir başka ağızdan- Alternatif tıpçılar var, uzak doğudan geliyorlar ve hayvanlar üzerinde deneme yapıyorlar (Akupunktur vb). Bunların durumu ne olacak.

Cevap- Bu eğitimlerin hiçbir akademisyenliği yok. Geleneksel Tıp da deniyor. Üniversiteler örnek teşkil etmelidir.

Bir başka ağızdan- Ne düşünüyoruz bu konuda? bir sonraki genel kurulda tartışalım mı? Bu sadece veterinerleri değil, aynı zamanda tıpçıları da ilgilendiriyor.

Ara 

Dr. Katinka de Balogh (Tropikal hastalıklar uzmanı)- Geç kaldığım için mutluyum. Veteriner Eğitimdeki değişik yönleri, sonra acil ihtiyaçları, veteriner eğitimine neler getirdiğini ele alacağım. Öğrencilerin tek hayvana mı? Yoksa grup hayvanlarına mı hizmet vereceklerini seçmeleri lazım. Utrecht Üniversitesi’nin 2000 yılındaki dersleri arzu edilen öğrenci modeli şöyledir.

Motivasyon

İletişim

Takım çalışması

İyi karar

İyi organizasyon (yönetim)

 Aldığı notların kişisel olarak çok önemi yok. Bunları da bir karşılıklı konuşmalı. Esas sorun şu: toplumun istediği ne?

Toplum Gıda hijyeni, Hayvan hijyeni ve çevre düzenlemesine önem veriyor. Burada veterinerlerin sanki üreticilermiş gibi halk sağlığını hiçe sayıyormuş gibi halleri var. Veteriner hekimliği mesleği hayvan hastalıklarına uzman gerektiği için doğdu. İkinci etapta et denetlemesi var. Eskiden tüberküloz vb vardı, şimdilerde yok gibi. Üçüncü etap et vb hayvansal gıdaların kalite kontrolü için veterinerlere ihtiyaç var. Bu tür ülkeler aşağı yukarı bu üç faktör üzerinde ilerliyor (her ülke kendi hızında olmak üzere). Süt ve yumurtaya neden çok talep var?. Çok insan var, yemek alışkanlıkları değişiyor, yemek hazırlama süresi kısalıyor, fiatlar yavaş yükseliyor (bazı ülkelerde) ve et ucuzluyor (özellikle tavuk eti).

Dünyada protein dolaşımı önemli bir hadise, çünkü hastalık oluşumu da bu yolla oluyor. Yeni çıkan hastalıklar/zoonozlar var: 

1976 Cryptosporidium parvum

1992 Bartonella henselae (cat scratch disease)

1977 Ebola (Kongo)

1993 Sin Nombre virus (USA)

1977 Hataan virus (Kore)

1994 Sabia virus (Brezilya)

1977 Campylobacter jejuni

1997 H5N1 Kuş gribi (Hong Kong)

1982 E.coli O157:H7

1999 Nipah (Malezya)

1982 Borrelia burgdorfi (Lyme Disease)

2002 SARS (Çin)

1983 HIV

2002 Monkeypox (USA)

1988 Hepatitis E

Yeni kabul edilenler

1989 Ehrlichia chaffeensis

2003/4 H5N1 Kuş gribi (Asya)

1991 Guanarito virus (Venezuela)

2005/6 H5N1 Kuş gribi (Avrupa ve Afrika)

 Kuş giribinin önemi SARS ile başladı. Güneydoğu Asyada çok ördek var, ördeklerden yayıldı. Ekim ve Ocak ayları kuşların göç mevsimi. Afrika’da Nijerya’da da görülmeye başlamış, hiç beklemiyorduk. Bu gün öğrendim ki Kamerun’da da hastalık çıkmış. Civciv değişimi hareketli.

Ne tip veterinere ihtiyaç var?

Uluslararası yönü olan veterinerler (özellikle kamu sağlığı, ekzotik hastalıklar) yerinde inceleme talebi çoğalıyor.

Veteriner Curriculum (Dersler)

·        Epidemiyoloji-kontrol-denetim, hastalık çıkış inceleme, modelleme

·        Acil önlemler ve yanıt

·        Veteriner Halk Sağlığı

·        Çevre Sağlığı

·        Gıda Güvenliği

·        Laboratuar tanı, patoloji

·        Güvenlik, Kanunlar, Yönetim

·        Sosyo-ekonomik durumlar, diyalog 

 Ekonomi önemli, tedavinin ne kadar masrafı olacak veterinerler belirtmelidir. Bu dersler nerede olmalı? Eğitim sırasında mı? Eğitim sonrasında mı? Yoksa karışımla mı?

 Soru- Bazı insanlar veteriner eğitimini tamamlıyorlar, başka ülkelere gidiyorlar. Bu nedenle veteriner kalmamış gibi görünüyor. Çok çabuk pes ediyorlar ve düşünce olarak veteriner çokmuş gibi görünüyor. Değişik hükümetlerle görüşüyoruz. Salgın olduğunda çok sayıda veteriner götürmek istiyorlar. 

Dr. Karin Östensson, İsveç Veterinerler Birliği Başkanı- Ben de mezuniyet sonrası ilk günden söz edeceğim: Bence veteriner hekimlik bir Tıp mesleğidir. Çünkü, biz de sağlığa hizmet veriyoruz. Bir ABD’li dostum demişti ki “Veteriner hekimlik Tıbbi bir meslek fakat Tıbbi maaşları yok”. Eğitimle veteriner mesleğini ayırt etmek çok zor. Konuşurken bile dilim eğitime kayıyor.

-         Neden veterinerlik doğdu?

-         Toplumun beklentileri nedir?

-         Veterinerlerin yapması gerekenlerin yasalaşması

-         Minimum gereksinimler nasıl belirlenmeli

Birinci gün bilgilerinden bahsedelim. Daha sağlıklı atlara ihtiyaç vardı, veterinerlik oradan doğdu. İnsanların sağlığı için, çünkü insanlar hayvan eti yiyorlardı. Gıdalardan geçen hastalıklar çoktu. Önce veterinerlik yavaş gelişen bir meslek oldu. Aslında görevleri hiç değişmedi. Hayvan sağlığı gıda sağlığı için, bu da sağlıklı insan içindir. Bu gün yaşam standartları yükseldi. Şimdi insanların daha çok ev hayvanı besleme olanakları var.

 Hayvan sahiplerinin istedikleri veterinere daha çabuk ve fazla ulaşabilmek. Hastalıkları oluşmadan engellemek, daha fazla araştırmak. Mezun olduktan sonra bilinmesi gereken şeyler. Veteriner hekimlik bir akademik meslek. Çünkü, kamu sağlığına yararlıdır. Minimum gerekenler için en önemlisi akademik eğitimdir. Mezun olan kişinin gereklilikleri bildiğine dair her devletin garantör olması lazım.

Lisan sertifikası, ne demek bu? Bu resmi bir garantidir. Veteriner hekimin bağımsız olarak görevini yerine getirmesi için. Ancak, toplumun beklentileri veterinerin azminden daha yüksek. Bir veteriner hekim mezun olunca ne yapmalı, ev hayvanları için temel şeyleri yapabilmeli. Yasanın belirlediği görevleri yerine getirebilmeli. Temel veteriner işlerini halledebilmeli. Bilimsel verileri, yetenekleri almış olması lazım ki bağımsız icra yapabilsin. Ders müfredatının bunu göstermesi lazım ve lisans sertifikası garantisi ilk gün verilmesi lazım. Önce temel eğitim olmalı, sonra uzmanlaşma olmalı. 30 yıl önce mezun olduğumda ben de her şeyi bilmiyordum. O nedenle bu gün de mezunlar her şeyi bilemeyebilirler. Örnekleri vereceğim ancak bunları belirlemek çok zor. 

Veteriner temel bilimleri, araştırma metotlarını bilmesi lazım. Yeni gelen verilere  mutlaka eleştirisel bir yorum getirmeli (teorik bilgi). Tıbbi muayene yapabilmeli, tehlikede olan yerde araştırma yapabilmeli, cerrahi alanda bilgili olmalı, gerekli tedaviyi sunabilmeli. Anestezi yapabilmesi, yatıştırabilmesi, hayvanlara güvenli ve iyi davranması gerekiyor. Teşhis koyabilmeli, ölüm sonrası muayene yapabilmeli, hayvansal gıdalarda ve ürün kalitesi üzerinde fikri olmalı. Çok geniş bilgili ve iyi yetişmiş olmalıdır. Toplumun gereksinimine göre uzmanlık olmalı. Öğrencilere hayat boyu eğitimin önemini aşılamalı.

Soru- Mezun olunca öğrenciler okuldan kurtulduklarını zannediyorlar, fakat sonra okula tekrar geliyorlar. O nedenle çok ilginç buldum.

 Bir başka ağızdan- Herkesin bir hayvan grubunda uğraşması lazım, sevdiği işe gitmesi gerekir.

Bir başka ağızdan- Uzmanlaşmada çok verimli olamazsan kolay iş de bulamazsın.

Bir başka ağızdan - Veterinerler nerede hizmet vereceklerse ona göre uzmanlaşmalılar.

Bir başka ağızdan- Liste vardı şunu yapmalı, bunu yapmamalı, bunu kontrol etmeli….. Bir süre sonra bizden bunu bekleyecekler.

Bir başka ağızdan- Evet bir şekilde bir yerden başlamamız lazım ki bir yere varabilelim. Bu tablo yeterli diyemem ama gerekli. 

Dr. Peter van Beukelen, Utrecht Veteriner Fakültesi, Hollanda- Ben de toplumun beklentileri doğrultusunda konuşacağım. Utrecht ders programını vereceğim, programın amaçlarını hayvan sahipleri en iyi tedaviyi ve tedaviden önce hastalığın gelmemesini istiyorlar. Üreticiler de hayvansal gıdaların güvenli ve iyi kalitede olmasını istiyorlar. Özetle, toplum uzmanlaşmayı istiyor. Örneğin şehirlerde ev hayvanları fakat kırsal kesimde çiftlik hayvanları üzerinde uzmanlaşma. Veterinerler gittikçe kalitesinde artış ve çevre kirliliği ile mücadelede ve zoonozlarla mücadelede ulusal ve uluslararası kuruluşlarda bulunmasını istiyorlar.

 İyi aktiviteler için işlemler 2002’de teorik bilgilerin pratik bilgilerle birleşmesidir. Gerekli bilgiyi edinmesi gerekiyor. Temel bilgiyi almalı mümkün olduğunca da uzmanlaşmalı. Sorun çözen bir veteriner yetiştirmek istiyoruz. Bilimsel düşünen bir hekim hayvanlar için elçi ve hayat boyu eğitim gören bir veteriner istiyoruz. Klinik bilgileri de bilen birisi. Bilimsel uzmanlaşma, sorun çözme yeteneğini geliştirmeyi sosyal yeteneklerini geliştirmeyi değişik sektörle, değişik hayvan üzerinde çalışmayı sağlayacaktır. 

6 yıllık eğitimin 4 yılı teorik (3 yılı ortak 1 yılı uzmanlaşma) +2 yıllık bir pratik eğitim var (1 yıl ortak+1 yıl uzmanlaşma). Toplam 53 kredi ortak seçmeli dersler 7 kredi. 

Bir kısım öğrenciyi çiftliğe gönderiyoruz, çiftlik hayvanlarını öğreniyorlar. Bir kısmını evlere gönderip ev hayvanlarını görüyorlar. Ev hayvanları mı? yoksa çiftlik hayvanları mı?. İlk yılda seçmeleri gerekiyor. özellikle çiftlik hayvanlarını seçenler gıda güvenliği halk sağlığı için de gerekli. 3-4 yılda evcil hayvan var fakat at da var + Veteriner araştırmamı? yoksa halk sağlığı mı? seçebilirler. Öğrenciler araştırmaya da katılabilirler. 5. yıl klinik rotasyon, 6. yıl veteriner mevzuat politika görebilirler. 

Amaçlar: Veteriner mezunu profili nasıl olmalı? Meslek ahlakı ne olmalı? Hem ortak hem de uzmanlık dersleri için meslek ahlakı mutlaka olmalıdır. Bir liste yaptık sorunlar ve çözümleri. Onu öğrencilere veriyoruz ki ona hazır olsunlar.  

Problemi çözmek için, bilimsel görünümler, düşünceler, çok önemli. Bilimsel araştırma temellerini bir rapora yazmak, raporun önce durumu anlayıp sonra çözüm önerileri getirmeli, bağımsız, kendi kendine, yapıcı, sorumlu çalışması lazım. İnsanlara ve hayvanlara saygılı davranması gerekir. Eleştiri getirebilmeli ve aynı zamanda kendine güvenmeli. Sosyal sorumlulukları var, her ülkenin kendine göre ilaç kullanımına ait yasalar var, saygılı olmalı, her hayvana göre sorunlar sıralanmış, çeşitli hayvanlara göre hastalık ilişkisi verilmiş. Mezun olduklarında onlara bir liste veriyoruz. ne yapmaları gerektiğini anlatıyoruz bir diğer listede hastalıklar için zorlukları bildiriyoruz. Dört seviye var. 1. Teori, 2. Kanıtlamış teori, 3. Hocanın gözlemi altında onu bir ya da birkaç defa uygulamış, 4. kendi başına onu bir yada birkaç kez uygulamış. Hastalık seviyeleri 1. Hastalık, 2. Teşhis, 3. Teşhis+gerekli tedavi uygulaması yapıyor.

 Konferansın ikinci günü

 Dr. Freddy Coignoul, Liege Üniversitesi, Belçika- Sizlere Bologna’nın çerçevesini ve amaçlarını anlatacağım. Bologna Deklerasyonu harmonizasyon amaçlıdır, bir Avrupa Üniversitesi yapmak ve Avrupa eğilimini, avrupalılaşmayı yaygınlaştırmak içindir. Çünkü, Avrupa’daki eğitim sistemleri ülkeden ülkeye değişiyor. Her ülkenin kendine özgü gelenekleri var. Avrupa’dan özellikle Amerika’ya doğru çok beyin göçü var. Bologna’nın hedefi bunu düşürmektir. Her üniversitenin kendine göre bir araştırma sistemi var, ortak bir sistem yok. Bilimsel araştırmalar üniversitelerde yapılıyor, bunları birleştirmek amaçtır. 1998’de Fransa, İngiltere, İtalya ve Almanya ortak bir deklarasyon yayınladılar: Sorbon Deklarasyonu. Bu harmonizasyonda birlikte çalışmanın getirilerini tartıştılar. Diğer ülkeler kendilerini dışlanmış hissettiler. Ancak, 4 ülkenin bu hareketi 1999’da Bologna Sürecini getirdi. Buna 29 üye ülke katıldı. AB üyesi olmayan ülkeler de var. Önemli bazı noktalar öne çıktı, çok yeni bir şey yok:

1.      diplomaların denkliğini sağlamak

2.      iki aşamalı bir eğitim sistemi

3.      kredili sistem (ECTS)

4.      dolaşımı sağlamak (öğrencilerin)

5.      Avrupa konfederasyonunu geliştirmek.

İki aşamalı sistemin hedefi iş bulmayı kolaylaştırmak ve istihdamı sağlamak. Durum böyle olunca araştırma görevlileri çok büyük yara aldı. Üç yıllık eğitim diplomasına nasıl bir iş verebiliriz? 

2001’de Salamanka Deklarasyonu sonunda ortak AB Üniversiteler Birliği fikri doğdu. Avrupa üniversitelerini kurmak amaçlandı. Kendileri karar verip hükumetleri etkileyerek bundan sonra her yıl üniversiteler toplanıp böyle kararlar aldılar. Öğrencilerin bu duruma çok karşı çıktılar. Fakat, bu bir harmonizasyon olduğundan pek tabii olarak sorunlar çıkacaktır. Bologna daha sonra bir teknik konudan bir siyasi konuya dönüştü. Özellikle, denklik ve şeffaflık konusunda üniversiteler söz hakkı istiyorlar. Çünkü, sonuçta bunu üniversiteler uygulayacaklardır. Diplomaları tanımak vb uygulamalar üniversiteleri ilgilendiriyor. Üniversiteler Bologna sistemini uygulamaya yeni başladılar. İş okulları, ticaret okulları bile hiç yoktan akreditasyona geçmek durumunda kaldılar. Dıştan gelen baskılar oldu. Bazı ülkeler Bologna sisteminden yararlanmak istediler. Örneğin ingilizce eğitim verenler. 

Bazı ülkeler eğitimin önemini kavrayamamışlar. Örneğin ABD’ye gelen yabancı öğrenciler ülkeye 12.000.000 dolar gelir getiriyorlar. Kreş çocuklarından bahsetmiyoruz. Doktora, master öğrencilerden bahsediyoruz. Avustralya’da bu rakam 4.000.000 dolar. Bologna’yı 35 ülke imzaladı, yürürlüge girdi. Genelde, ülkeler bu sisteme uymada serbest kaldılar. Aslında tüm Tıp ve Veteriner fakülteleri de serbest bırakıldı. Çünkü, diğer önemli konuları halletmek gerekiyordu. Bizim de sorunlarımız var, yeterince paramız yok. Ama bir konfederasyon emelimiz var. Uzun vadede, ikincisi profil eksikliğimiz var. Önceliklerimiz nelerdir? tanımlayamıyoruz. Çalışanlar ile öğrenciler arasında da bir çatışma var. Umarım bu çatışmadan çıkıp birlikte çalışmaya başlarlar. 

Soru- Tıp konusuna biraz boş verildi dediniz, kim bunu geri getirecek?

Cevap- Şimdiye kadar hep hükümetler karar verdi. Bir hükümetler toplantısında Avrupa Üniversiteler Birliği’ni etkileyecektir. Bologna’nın getirdikleri tıp için kötü. Kendi kendine diploma veren insanlar var. Çünkü, durup dururken dernekler, birlikler çıktı ortaya, onlar da kendi kendilerine konuşabileceklerini düşünüyorlar. Ancak, beklememiz gerekiyor. Bu hükumet toplantılarına etkin katılmalıyız.

Soru- Bu tartıştığımız konular Bologna Süreci ile ne kadar bağdaşıyor?

Cevap- Bologna üniversite yönetimleri ile, AB ile geri gelemez, bu gün insanlar henüz anlamaya çalışıyorlar. Biz bunu iyileştirmeye katkı vermeliyiz. Elimize böyle bir fırsat geçmişken bunu kullanmalıyız. 

Dr. Miroslav Svoboda, Çek Cumhuriyeti Veteriner Fakültesi Dekanı- Doğu Avrupa’dan tek konuşmacı benim. Hep sorunlarımız oldu fakat çözüyoruz, çözemediğimiz tek sorun parasızlık.

 Bologna Sistemi’nin kendi üniversitemizde nasıl uygulandığını anlatacağım. 10.300.000 nüfusu ile başkentimiz Prag. Veteriner Fakültemiz Brno’da. Brno 500.000 nüfuslu bir şehir. Veterinerler için ilginçtir. Araştırma merkezi burada, bizim üniversitemizin adı Veteriner ve Farmasötik Bilimler Üniversitesi. 2600 öğrencisi var. Veteriner Fakültesi, Ekoloji ve Eczacılık fakülteleri bir arada. Kampüste yurtlar hariç herşey var. Eğitim 6 yıllık. 1918’de kurulmuş. Öğrencilerimizi özellikle kliniklere yönlendiriyoruz. 850 öğrenci var her yıl 100 veteriner hekim mezun veriyoruz, bunlar daha çok özel sektörde çalışıyorlar.

1998 Sorbon

1999 Bologna

2001 Prag

2003 Berlin

2005 Bergen

2007 Condorra?

 Amaçları

1.      her yerde geçerliliği olan diplomalar

2.      iki sistemli eğitim (bekaloria+master): Bekalorya (3 yıllık eğitim) çok tartışmalı bir konu, mezunlar veteriner asistan olabilir, bu bizim düşüncemiz, 2007’de kesinleşecek.

3.      Kredi sistemi (ECTS) ve hayat boyu eğitim (LLL) geliştirmek.  Bizim ülkemizde bu yönde yaygın bir gelenek var. Özellikle veteriner mesleğinde LLL kaçınılmaz bir şey.

4.      Öğrenci, öğretim üyeleri, araştırmacıların serbest dolaşımı. 1993’de VetNest kuruldu. Şimdi de Erasmus/Sokrates, değişik programlar var, fakat biz memnun değiliz.

5.      Kooperasyonu güçlendirmek kaliteyi geliştirmek, karşılaştırılabilir kriterler ve metotlar geliştirmek. Üniversitemiz 1995’den önce denetlendi, 2005’den sonra yeniden denetlendi ve daha sonra akreditasyon sistemine geçilecek. Bence 1995’deki ilk denetleme en önemlisidir. Çünkü, ülkenin gerçek durumunu gösteriyor.

6.      Yüksek öğrenimde Avrupa boyutunu geliştirmek avrupalı kimliğini yaymak.

Veteriner  hekimliği mesleğine Bologna’nın getirdikleri

Bu 6 amacın hepsi veteriner hekimliğinde bile yavaş yavaş uygulanıyor. En sorunlu madde ikinci maddedeki 3+2 süre. 3 yıl sonunda mezunlar veteriner asistanlık yapabilirler. Mezun olanlarla uzmanlık yapanlar arasında fark var. Özellikle ilk üç yıllık eğitim ülkemizde çok tartışıldı. Şu an mesleğini icra edenler buna çok karşılar. Belki de rekabetten korkuyorlar, üniversite öğrencileri destek veriyorlar. Onlar da belki maddi açıdan destek düşünüyor olabilirler.

Amaç Bologna Sistemi ile iyi şeyler yapabilmek. Özellikle veteriner piyasasında. Ve tabi üniversiteler üzerinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın baskısı da var. O nedenle tam karar veremiyorlar. Sistemin iyi yanları ve kötü yanları var ise bunlar nedir?

İyi yanları: Klinik assitanı olabilir, acil klinik bilgiler elde etmek, örnek almak... gibi. Ayrıca, teşhis koymada, film çekmede vb. işlerde kullanılabilirler.

Kötü yanları: Bir asistan reçete yazamaz ve tek başına çalışamaz (yarım eğitimli bir doktor gibi).

Çek Cumhuriyet Hükumeti bunu nasıl onayladı? 

-         2005’de akademik sanatı (3+2) nin ilk 3 yılını onaylandı. Bilimsel konsey de onayladı.

-         3 yıllık eğitim sürecinde çok teorik bilgi ve klinik bilgi verilecek % 80 ev hayvanları ile çalışılacak, az sayıda öğrenci alınacak (< 36). Aynı öğretmenler, aynı hastalar ve aynı yer, sadece dersler farklı olacak. Bu nedenle aynı eğitimi göremeyecekler, akreditasyon komitesinin kriterlerine ve tavsiyelerine uymaya çalışacağız. 

Soru- Ülkenizde 2 değişik bakelor derecesi mi var?

Cevap- Şimdilik hiç biri yok. Tabi ki ayrı olacak. Tam doktor ve asistanlık ayrı ayrı olacak. “Veteriner asistanlık” gibi bir fikir attık, bunu geliştirmeye çalışıyoruz. Ancak, bu asistanlığı da çok öneremeyeceğiz. 

Soru- Bu durumda 2 bakelor derecesi var.

Cevap- Evet iki tane var, ancak programlar farklı.

Bir başka ağızdan- Bazı ülkelerde zaten böyle bir uygulama var. Bologna sistemi 3+2 normal eğitim alan birisi 3 yıl sonra iş bulması gerekir.

 Soru- Bence uzmanlaşma mezun olduktan sonra olmalı.

Cevap- Bizde de böyle bir proje yok. Biz de eğitim sırasında uzmanlaşmaya karşıyız.

 Soru- Çok karışık bir sistem kimse tam olarak bilmiyor. Hollanda’da “veteriner hemşire” olayı var. Onlar bakelor verip doktorlara master vermek, bana değişik geliyor. Okulları da farklı (hemşirelik ve doktorluk). Üç senelik eğitimle zaten doktor olamayacak.

-         Bologna’da bile değişik seviyeler var. 4. dereceye gelince her yerde geçerlidir. Siz bakeloryaya böyle bir derece verecekmisiniz?

-         Cevap- Onu daha bilmiyoruz. Hiç aklımıza gelmedi. Bunu kendi ülkemiz için düşündük. 

Dr. Paul Simoens, Gent Üniversitesi Veteriner Fakültesi- Bologna deyince; Bakelorya var, master var, öğrenci var, fakat benim aklıma bunlar gelmiyor. Ben anatomistim. Bologna’da bir anatomist vardı ve “hayvan ve insan anatomisinde ortak yan çok fazla” derdi.

Bologna sistemini uygularken karşılaştığımız zorluklar:

-         Belçikada eğitim (Gent ve Liege veteriner fakülteleri) 6 yıl. Gent ve Liege’de tam eğitim var. Diğer yerler (örneğin Namur) 3 yıllık eğitimi görüyorlar. 

Gent’de flamaca eğitim var ve giriş sınavsız. Valonya’daki Liege’de fransızca eğitim var ve giriş 2003’den beri sınavlıdır. İlk yıl seçme yılı oluyor ve öğrencilerin yarısı geçiyor. Master’ın 1. Yılında tekrar Gent’e ve Liege’e gidiyorlar, sayı yine düşüyor. Öğrencilerin % 73’ü kız gerisi erkek. Bologna sistemini Gent’e getirmek için çok zorlandık. En büyük zorluk (3+2 sistemi). Şimdi üniversiteler bunu kurdular. Bizim üniversitede 50.000 öğrenci var. Liseden teklif geldi “veteriner hemşirelik” için. Eğitim görmeden lise öğrencilerini böyle bir duruma uygun görmedik. Asistanlar da bizde ders veriyorlar. Derse biz de giriyoruz, eksikliklerini not alıp kendilerine bildiriyoruz. Şimdilik böyle bir derecelendirme yok. Master için 30 kredi gerekiyor. Her hangi bir araştırma için master öğrencilerinin bunu klinik ya da laboratuvar araştırması ile birleştirmesi gerekiyor. Kredi sistemini (ECTS) yerleştirmeye çalıştık.

 60 krediàBir yıl

 25-30 saat (çalışmaà1 kredi  saati)

Bizim ECTS uygulamamız AB’de akredite oldu. Bizde yıllık eğitim var onun için uygulamak zor oldu. Bir sorunumuz var, onu da çözmek istemiyoruz. Tarihten gelen bir durum flamanca. O nedenle sadece son sene başka öğrencilerin gitmelerine izin veriyoruz. Başta Hollanda olmak üzere diğer AB ülkeleri öğrencilerin gitmek için seçtikleri yerler. Ülkeye gelen öğrenciler gidenlerden daha çok, özellikle doğu bloku ülkelerinden geliyorlar.

 Eğitimde kalite kontrolü 

Eğitimin kalitesi iki dönemde denetleniyor:

1.      Okul dönemi (Bocalorya+master)

2.      Mezuniyet sonrası dönem

Genel halk sağlığı, gıda güvenliği, hayvanlar üzerinde laboratuvar çalışmaları. Geçen sene EAEVE denetlemesinden geçtik ve bizi onayladılar, gururluyuz. Flaman bölgesinde ilk akredite olan üniversite biziz. Fakat sorun var, mezun olduktan sonra da derslere devam etmeli (örneğin kurslar şeklinde). 

Avrupa boyutuna gelirsek, Avrupa’da bir ders listesi olmalı. Sorunların çözümüne yönelik dersler olmalı. Mezuniyet sonrası 1. gün derslerin açık ve net olması gerekiyor. Dün de çok bahsedildi, uzmanlaşma konusu. Ne kadar uzmanlaşma olursa olsun bütün hayvanlardan anlaması bekleniyor. Biz şu ders programını öneriyoruz:

İlk 4 yıl ortak olmalı. Beşinci yılın sonunda aday hangi konuda uzmanlaşacağını seçmeli. Hepsi son üç yıl kliniklere gidiyorlar. Son yılda da uzmanlaştıkları konuda yoğunlaşıyorlar. Derleyip toparlamamız lazım.

 Dil sorunu  

Yıllık 500-600 Euro ile (öğrenci başına) bu eğitimi veriyoruz.

Öğrencinin her şeyi bilmesi beklenemez. Daha sonra sevdiği, istediği konuda uzmanlaşması bizim de işimize gelir, kişinin de.

Bizim sınırlamamız yok, kontenjan veriyoruz, öğrenci istediği yere gidiyor (sınır yok). Öğrenci sayısı 4. yılda yükseliyor fakat sonra tekrar düşüyor (kendileri karar veriyorlar).

Soru- Bakelorya yapanlar için ne düşünüyorsunuz? onlar için bir şey yok.

Cevap- Üç yıldan sonra Tıpa da başlayacaklar diğer dallara da, onlara bir diploma vermiyoruz. Öğrenciler ilk üç yılda teorik araştırmalar yapıyorlar, son üç yılda daha çok kliniklerde eğitim görüyorlar. 

Tartışmalar 

Soru- En büyük sorun veterinerlerin iş hayatına doğru bilgilendirilmemeleri ve yetiştirilmemeleridir. Avrupa kamuoyu ne düşünüyor bu konuda?

Cevap- Çok endişelerimiz var FVE ve TAIEX son zamanlarda pek etkin olamıyorlar. Bologna sisteminde 2 seviyeli bir eğitim var. Biz hükümetle bayağı konuştuk, 3 yılı bitirdiğinde diploma vermemeyi düşündük, fakat kanun böyle değil. Politikacılar bizim adımıza karar veriyorlar. Ama bu 3 yılı bitirenlere de yazık. Hemşire, asistanlık, doktor statüsü veremiyoruz. Ellerinde diplomaları olacak ama hiç işe yaramayacak. Onun için bir isim vermemiz gerekiyor. Bunu bizim düzenlememiz lazım. Sadece o diplomayı alanlara bir isim verebilelim. Tam bir isim bulalım. Unutmayın ki eğitim kanunları ülkelere ait, ülkeler kendileri karar verirler. Bunu yapmak için (isim bulmak) en temel bilgileri tanımlamamız lazım. Her ülkenin kendi sorunları kendilerine yetiyorken AB yasaları işi daha da ağırlaştırıyor.

Bologna sisteminde 3 sene sonunda akademik derece veriliyor. İş alanına yönelik diploma verilmiyor. Bunu her ülke yorumlarken farklılıklar oluyor, kendilerine göre yorumluyorlar. Bence, master olan kısmı (son 2 sene) artık veteriner mesleğini öğretmesi lazım ve veterinerlik yapabilmesi için bunu alması şart. Portekiz’de buna bir sıfat veriliyor: ya “hayvan teknisyeni” veya “hemşire”. Hayvan doktoru verilmiyor.

Bir başka ağızdan- Herkes bakelorya ve masterden bahsediyor fakat kelimelerin anlamı herkes için farklı farklı. İngiltere’de çok bakelor derecesi var. AB içinde çok daha fazla farklılıklar var.

Bir başka ağızdan- Bence, Bologna Sistemi ile 3+2 çelişiyor. Bologna Sistemi eğitimin kalitesini yükseltmeyi amaçlarken 3+2 sistemin kalitesini düşürüyor. Hukuk fakültesi için 3+2 düşünülebilir, fakat Veteriner Fakültesi için doğru olmaz. Genel eğitim almış veterinerler ile uzman veterinerler aynı biliniyor, halbuki farklı. Biri normal veteriner diğeri ise uzman veteriner. Uzmanlaşmış veterinerlerin ne gibi bilgilere sahip olması gerekiyor, tartışılmalıdır.

Cevap- Haklısınız. Belki bir daha ki toplantılarda bunu tartışabiliriz.

Bir başka ağızdan- Ben Avrupa’da ve Yeni Zelanda’da okudum. Benim aklımı karıştırmak çok kolay değil ama bu 1,5 günde aklım karıştı, 1.5 gündür neyi tartışıyoruz? neyi nasıl uygulayacağız? anlamış değilim. Güney Kıbrıs’ta üniversite yok. Kıbrıslı veterinerler için nasıl bir şey düşünüyorsunuz? Veteriner patoloji, veteriner mikrobiyoloji artık bu insanlar da bizim çalışma alanımıza giriyorlar. Son zamanlarda veterinerlerin sadece prestiji yükseldi. Problemler de beraberinde geliyor. Diğer mesleklerden de veteriner hizmetlerini yapanlar var.

Bir başka ağızdan- 1.5 gündür anladığım Avrupa’daki veteriner hekimlerin durumunun aşağı yukarı tüm ülkelerde aynı olması. Biz eğitimden bahsediyoruz, ama birinin de beni eğitmesi gerekiyor.

Bir başka ağızdan- Ne kadar tartışsak hep aynı soruna geliyoruz, eğitim sorununa. Bologna şu anda en alt düzeyde. Biz her yıl Ekim’de çam ağacı dikiyoruz, Noel’de çam ağacına kavuşuyoruz. Bologna da bu. Şu anda ağaç dikiyoruz. Bologna bir takım şeyleri getirir, bizim bunlara değişiklik önerileri getirmemiz gerekir. 

Bir başka ağızdan- Benim kafam daha da karışık. Bologna iyi yada kötü tartışıyoruz. İstiyorsak kabul etmemiz lazım. Hep birlikte en iyi nasıl uygulanır bunu yapmalıyız. Bence Bologna sadece veteriner hekimler için değil diğer üniversiteler için de. Üniversite eğitimi genellikle meslek eğitimi olmuyor. Bizim amacımız meslek eğitimi vermek. Mesela, Veteriner hemşire başka bir dal oluyor, veteriner eğitimi ile olmamalı.

 Bir başka ağızdan- AB ve avrupalılar zaten hiçbir ortak karara varamıyorlar. Artık devletler bir başladı mı bunu en iyi götürmenin yolunu bulmalılar. Veteriner Hemşirelik konusunda verilen diploma kesinlikle veteriner diploması olmamalı. Bologna sistemi veteriner eğitimine bir tehdit değil bilakis bir fırsat olmalı. 

Bir başka ağızdan- Şimdi verilen eğitimler ya 5 yıl ya da 6 yıldır, <5 yıl altındaki eğitimler veterinerliğe asla kapıyı açmamalı. Bologna Sisteminin çok kusurları olsa bile bizim birlikte getireceğimiz eleştirileri hükümetlerimize iletmemiz lazım. Bunun çok zor olacağı muhakkak. Hem FVE hem de hükumetler çoğunlukla karar alınırsa bunu anlatmak daha kolay olur. 

Bir başka ağızdan- Bence de bakelorya ile sorun yok. Bu eğitimle veteriner olunamaz. Şöyle bir şey olabilir. Bakelor derecesi alırsınız bir başka ülkede devam eder master yaparsınız. Bologna’nın amaçlarından biri de bu: Öğrenci değişimi. 

Bir başka ağızdan- Genel bakışta haklısınız. Mezuniyet sonrası 1. gün bildikleriniz önemli. Bakelorya diploması ile normal diplomalıda 1.gün bilgiler aynı değildir. 

Bir başka ağızdan- Sadece 3 yılla bir Veteriner Tıp eğitimi verilemez. Bizim okulumuz Bologna Sistemine tamamen uydu. Hiçbir tartışma bile olmadı. Çünkü, 3 yıllık eğitimin sonunda hiçbir diploma vb şey verilmedi. Bu konu bile edilmedi. 

Dr Thomas Wiedmann, Avrupa komisyonu temsilcisi- Bu yasa değişmez. Geçen sene bütün ülkeler toplanıp bu konuda desteklerini tazelediler. 

Dr Arnis Mugurevics, Latvia Veteriner hekimler Birliği- Latvia’da çok büyük kargaşa var. 3 yıllık eğitim sonundaki bakelorya diploması 5 yılın sonunda alınan diploma ile aynı. O nedenle, dekan isimlerini değiştirmeye çalışıyor. Bizim kafamızda karışık sorular var. Bütün dekanları topladık ne yapacağımızı sorguladık. Bence 3 yıllık eğitimden sonra verilen diplomada veteriner sözcüğü olmamalı. Belki hayvan bilimleri, hayvan hemşireliği vb. olabilir.  

Bir başka ağızdan- Veteriner sözcüğünden korkmamalıyız. 

Dr. Rima Zivatkauskaite, Litvanya Gıda ve Veteriner Servisi- İstisnalar kaideleri bozmaz. Ancak, 5 veya 6 yıllık egitimi almadan veteriner olunamaz. Mastera girerken bazı bilgileri bilmesi lazım. Bakelorya sonrası master için ne bilmesi gerekir. Teorik bir sorun belki bunu tartışabiliriz.

 Bir başka ağızdan- Hep kötü yanlarından bahsettik, hiç iyi yönlerinden söz etmedik.       

Bir başka ağızdan- Çünkü bu sistem bilimsel değil siyasi bir karar. Öğretim görevlisiyiz ve bir çoğumuz veteriner örgütlerinde görevliyiz. Bir sonraki veteriner kuşağını eğitmekle görevliyiz. Bu konferans vesilesi ile hem profesyonel hem de akademik veterinerler birleştik. Bu iyi bir şey. Son zamanlarda bu başarıldı. 

- Benim ülkemde 2+2 idi, 2 aday statüsü ve 2 eğitim. Sorun olmadı.   

- Diploma vereceğimize bakelor derecesi kalsın. Bu bir öneriydi. 

Kapanış konuşması (FVE Başkanı Dr. Jorna) 

Katılımlarınız ve katkılarınız için hepinize teşekkür ederim. Sonuç çıkarmak çok zor. 5-6 yıllık eğitimden sonra gerçek bir veteriner olabilirsiniz. Harmonizasyon aynı eğitimi vermek değildir, denklik olsun önemlidir. Hayat boyu öğrenimle uzmanlaşmayı mutlaka pazarlamak gerekiyor. Özel bir sonuç çıkarmadık. Bir takım cümleler gösterdik, bunlar beğenilmedi. Eylül’de Belgrad’da tekrar tartışılacak. Zaman kaybı olmaksızın, artık Gent’deki gelişmeleri örnek alabiliriz. Çok teşekkür ederim sayın başkan. Oturumu o kadar güzel yönettiniz ki ½ saat gecikme oldu. Bütün organizatörlere teşekkür ederim. Eylül’de Belgrad’da buluşmak üzere hepinize iyi yolculuklar dilerim.      30 Mart 2006

 

 
Güncel
 

 

VetEuropa

“VetEuropa” Sayfamıza Hoş Geldiniz,            

Bu sayfamızda sizler için hazırlanan Avrupa’da veteriner hekimlik uygulamaları, mevzuatına ait bilgiler ile AB ile ilgili yorum ve incelemeleri bulacaksınız

Avrupa Birliğine üye olmaktan, AB normlarını ülkemize kazandırmak daha önemli ve öncelikli bulunmaktadır.  Bu normlar, gerek ülkemizde gıda güvenliği ve halk sağlığının sağlanması gerekse uluslararası ticarette ülkemizin aktif rol almasının önemli etkenlerinden biri olarak görülmektedir.

Sayfamızda geçmiş yıllarda hazırlanan, tercümesi sağlanan, bir çoğu yayınlanmış bilgileri de derleyerek sunmanın yararlı olacağı düşünülmüştür. Bazı bilgi ve dokümanlar ise orijinal haliyle sizlerin bilgisine sunulacaktır. Meslektaşlarımızdan tercüme için yeterli destek bulabildiğimiz takdirde bir çok bilgi ve belgeyi Türkçe olarak yayınlama imkanımız bulunmaktadır. Bu anlamda elimizde çok sayıda İngilizce metin, sunum ve dokuman bulunmaktadır.

Ülkemiz ve meslek camiamız için faydalı olması dileğiyle sunarız.

TürkVet

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved