Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar

 

Ardından;

Nazif Arslan

...

Yaklaşan Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyoruz. Bu bayramı bir eksikle karşılıyoruz, zira Nazif Aslan aramızda değil artık. Onu ahiret yurduna uğurladık.

Seneler geçip gidiyor ve her sene daha fazla seneyi götürerek gitmiş oluyor. Her sene neslimizden ve önceki nesilden daha fazla insanı uğurlamakta olduğumuzun, herhalde farkındayızdır; daha da Türkçesi gittikçe daha hızlı şekilde azalıyoruz.

Geçtiğimiz 6 Ekim'de arkadaşımız Nazif Aslan'ın da vefat ettiğini, ertesi gün kızının mesajı gelince öğrendim. Nazif'le 1976'dan beri arkadaştık. Üniversiteye aynı sene başlamışız, O Ankara Veteriner Fakültesine, ben SBF'ye. 1977'de rahmetli Başkan'ın riyasetindeki Ülkü Ocakları Yönetim Kurulu'nda beraber çalıştık. Sonra memuriyetler, askerlikler, evlilikler derken, yollarımız tekrar onun Ankara'ya tayiniyle ve daha çok Türkiye Günlüğü'nün o zamanlar (1990'lar) Konur Sokağı'ndaki idarehanesinde kesişti.

Bir kaç yıl önce emekli olmuştu, Nazif. Ailesi ile birlikte mazbut ve sakin bir hayat sürüyordu. Vefatından bir iki hafta evvel telefonla aradığımda Malatya'ya, doğduğu memlekete nakli hane ettiğini öğrendim. Sonra da bir telefon mesajı ile vefat etmiş olduğunu duydum. Neye uğradığımı şaşırdım, dakikalarca hiç kımıldayamadım bulunduğum yerden. Kendisine Cenab-ı Allah'tan gani rahmet ve mağfiret, aile efradına sabır dilemekten gayrı yapılacak bir şey yok; ama Nazif'imizi çok özleyeceğiz.

Sadece itikadı sağlam değildi, amel sahibi idi. Dergiye uğradığı zamanlar bazan hiç oturmadan, önce vakit namazını kılar sonra gelir sohbete dahil olurdu. Ahlak ve karakterine ise herkes gibi biz de şahidiz. Bazan bir ödemeye çok sıkışınca telefon açar, minnetsiz şekilde cebinde ne varsa isterdim; "yok" dediğini hiç hatırlamıyorum. Geri öderken de muhakkak yoklardı beni: " Sıkışıksanız dursun biraz daha, bunalma."

Böyle bir kardeşti. Nur içinde yat Nazif'ciğim, rahat uyu yerinde, evlatların evlatlarımızdır.

Kabrin nur, mekanın cennet olsun. Ruhu için el Fatiha!..

Baki selam ve muhabbetle ...

Mustafa Çalık

Türkiye Günlüğü Dergisi, 111 / Yaz 2012

 

Güncel
 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved