Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar

 

Meslek Kuruluşları, Siyasi İktidar ve Seçimler

Gerek meslek örgütleri gerekse diğer sivil toplum örgütlerinin faaliyetleri, örgütü oluşturan üyelerin menfaatlerinin korunması, mensuplarının görüşlerinin kamuoyuna mal edilmesi, ülke ve toplum menfaatine çalışmaların yürütülmesi esasına göre yürütülür.

Siyasi ve idari otoritenin uygulamaları, üyelerin ve topluluk menfaati ile çatışabilmekte, kısa veya uzun vadeli toplum ve ülke menfaatleri ile uyumlu görülmeyebilmektedir. Bu durumda örgütler; üyelerinden aldıkları güçle kamuoyu nezdinde oluşturacakları tepki ile bu yanlışları önlemede önemli katkı sahibi olurlar.

 Demokrasilerde parlamento kadar sivil organizasyonların yönetime katkıları önem taşımakta ve milli iiradenin oluşmasında etkili olmaları gereklilik olarak görülmektedir. Siyasi iktidarların güçlü, sermayenin etkin olduğu ve kamuoyu oluşumunda önemli etken olan basının da bunlara eşlik ettiği durumlarda toplum menfaatleri arka plana kalabilmektedir. Böyle durumlarda meslek ve sivil toplum örgütleri de zayıf kalmakta, üye birlikteliği sağlama ve kitlesel güç olma yeteneğini göstermekte sıkıntı çekmektedirler.

Yaşanan sıkıntılar örgütlerin üyelerini her geçen gün bezginliğe sevk etmekte ve örgüte olan güveni sarsmaktadır. Günümüzde yaşanan çok sayıda örnekte olduğu gibi, bu durumlarda siyasi ve idari güçlerin yardakçıları devreye girmekte, menfaat sağlamanın yolunun siyasi güce yamanmadan geçtiğini, yalakalıktan geçtiği fikrini topluma enjekte etmeye başlamaktadır. Bu yaklaşım, zaman içerisinde kendisini çaresiz gören kişiler ve küçük menfaatlere takla atanlar tarafından kabul görmektedir. Bunun yaygın hal alması ile örgütler kimlik ve tüzel kişiliklerini bir tarafa koyarak siyasi ve idari güce biat etmekte ve gücün yardakçısı haline dönüşebilmektedir.

Bazen de hak ve menfaatlerinin çiğnenmesine rağmen siyasi ve idari güce karşı tavır koyamayan örgütler, biat etmese de gücün yardakçılığı ile menfaat sağlayabileceği düşüncesine kapılabilmekte ve bu görevi üstlenebilmektedir. Siyasi erk, her zaman için daha da engelsiz ve sınırsız güç kullanabilmesi için örgütlere hükmetmeyi arzu etmektedir.  "Stalin'in tavuğu" (http://www.turkvet.biz/yorum/stalinintavugu.htm ) toplumsal bir vaka olarak karşımıza her zaman çıkabilmektedir.

Halbuki yaşanan tecrübeler; bu yaklaşımların gerek günümüzde, gerekse de geçmişte örgütlere ve üyelere bir şey sağlamadığı gibi uzun vadede çok önemli zarar ve kayıplarına neden olduğunu göstermektedir.  

Veteriner hekimlerin hizmet verdiği sektördeki birçok örgütte yaşananları göz ardı etmek mümkün değildir!. Siyasi iktidar tarafından sahiplenilen sektör örgütlerinin üyeleri ve çalıştıkları sektörlerin durumu daha iyi diyebiliyor muyuz. Fisko Birlik başlı başına bir olay ve örnek olarak durmuyor mu?  Bazı yetiştirici ve üretici örgütlenmelerinin nasıl şekillendiği biliniyor.

Sonuçta bu örgüt üyelerinin durumu daha mı iyi? Veteriner Sağlık Teknisyenleri Derneği üyelerine ne sağladılar? Veteriner Hekimlerin de tabi olduğu Tarım ve Orman Bakanlıklarında yetkili memur  sendikası değişti. Buna karşılık çalışanlar için ne değişti? Örneklerini çoğaltabilirsiniz.

Örneği daha da açalım. 41 dönem Merkez Konseyinin tavır koyduğu durumlarda bazı oda başkanları ve dernek yöneticileri Bakan ziyaretlerinde bulundular. Ne kazandılar, meslek ne kaybetti? Birlik ve veteriner hekimler ne kaybetti?

 Bu dönemde TVHB Merkez Konseyi ve Odalar, Dernek, Vakıf ve hatta bazı elektronik gruplar sayın Bakan'a ve siyasi iktidara karşı kusur işlememek için söz ve elbirliği yaptılar. Ne kazandılar?

Başlayan oda seçimleri süreci, bu yönde tercihlerin ortaya konulması açısından oldukça önem taşımaktadır. Oda seçimleri meslek mensuplarının kişilik ve kimliklerinin örgüte yansıması ve örgüt kimliğinin oluşması için en önemli araçtır.

Örgüt kimliğini belirleyecek hususlar ise 6343 sayılı yasadır. Yardakçılık ve payandalık zihniyeti, bu kimlik ve kişiliğin kaybı için yeterlidir...

 Bakın Voltaire ne güzel söylemiş;

"Kendisini başkalarının kurtarmasını bekleyen kişiler yalnızca kölelerdir."

Çaresizseniz, çare sizsiniz!

Lütfen!..

İlkelerimizden ödün vermeden,
birlik olarak, beraberliğimize saygı duyarak,

yanlışı bilip doğruyu yaparak,

bilgi üreterek, bildiğini paylaşarak,

 cepte,evde,ülkede hesabını bilerek, hesabını veremeyecek hiç bir şey bırakmayarak,

 omuz omuza, gönül gönüle, birlikte...

 Oda seçimleri ile mesleki güç ve kimliğimizi ortaya koymaya!

Oda kongreleri ve seçimleri sizi bekliyor!


12.09.2008

Dr.Mustafa Altuntaş
TürkVet

 

Güncel
 

 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved