Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar
 
Stalin'in Tavuğu!

Stalin en şedit cinayetlerini planladığı çalışma odasına yakın dostlarını toplamış  sohbet ediyordu. Votka şişelerinin biri gidip, diğeri geliyordu. Kafalar iyice dumanlanmıştı.  Stalin kan çanağına dönmüş gözlerini etrafında dalkavukluk yarışına girmiş adamlarına çevirerek sordu:

  - Saçını ihtilalde, halk içinde, devlet yönetiminde, bürokraside ağartmış dostlarım...

Söyleyin bakalım halkın yönetime baş eğmesi, kayıtsız şartsız itaat etmesi için yöneticiler ne yapmalı, nasıl davranmalıdır?

Her dumanlı kafadan bir ses çıktı..Kimisi adaletten, haktan  söz etti.. Kimisi demokrasiden....Kimisi sürgünden, sehpadan, hapisten...Kitlesel cinayetlerin deha çapındaki katili Stalin, beğenmedi adamlarının izahatlarını...Bir kadeh daha votka çekerek şöyle dedi:

- Yönetimi eline geçiren hükümdarın Tanrıdan pek farkı yoktur!  
Halkın karşınızda başeğip durması için ne yapmanız gerektiğini durun da şu beyinsiz kafalarınıza çivi gibi çakayım...

Hemen hizmetçileri çağırıp emretti.

- Çabuk bana bir tavuk getirin...

Aceleyle bir tavuk kapıp getirdi  adamları... Stalin, kafaları iyice dumanlanmış adamlarının  gözleri önünde başladı  canlı canlı tüylerini yolmaya tavuğun,...

Bütün tüyleri yolunup cascavlak kalan tavuğu odanın ortasına salıverdi, lider...

- Şimdi izleyin bakalım nereye gidecek bu şaşkın tavuk...

Zavallı tavuk bu azaptan kaçıp kurtulayım diye aralık kapıdan dışarı canını
atayım diyor, soğuktan tir tir titriyor... Masaların altına giriyor, köşeli masa ayakları canını yakıyor...Duvar diplerine koşuyor teleksiz, tüysüz kanatları yara bere içinde kalıyor...Şömineye yaklaşıyor tüysüz derisi kavruluyor...

Çaresiz, tüylerini yolan Stalin'in bacakları arasına saklanıp, sığınıyor...

O zaman Stalin, cebinden bir avuç yem çıkarıp önüne tane tane
atıveriyor yolunmuş tavuğun...Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelse peşinden koşuveriyor..

Ağızları bir karış açık kalan dostlarına bakıp, pos bıyıklarının altından gülerek şöyle diyor Stalin:

- Gördünüz mü, Halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir.Tüylerini yolup al ve serbest bırak... O zaman yönetmek kolay olur...

Stalin'in  sofra dostları hayretler içinde kalıp " Vay anasını birader...Adamdaki akıla bak..." diye başlarını salladılar...

Bu gerçekten olmuş mu, yoksa uydurulmuş bir öykü mü bilinmez. Ancak "Stalin'in Tavuğu " diye bir tabir var... Bu tabire uyan nice halk, nice yönetici görmedik mi biz de şu kısacık hayatımızda...

Hele de, tüylerimiz yolundukça...

Meslek mensubu olarak yaşadıklarımızla...

Vatandaş olarak ülkede yaşadıklarımızla..

ABD, AB  liderlerinin  bacakları arasına girip, ara sıra önümüze serpiştirdikleri yemlerin peşinden koştukça...

İnsanın aklına hep bu hikaye geliyor! ! !

“Kendisini baskalarinin kurtarmasini bekleyen kisiler yalnizca kölelerdir.” Voltaire

"Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmat
Bin türlü teseyyüp (yolsuzluk) bulunur hânelerinde"

Ziya Pasa

 

Kaynak:anonim

 

Güncel
 

 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved