Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar

 

Danimarka'da hayvan refahı kontrolü

Hayvan refahının önemi

 Hayvan refahı, bir çiftlikteki hayvanların doğal davranış özelliklerini göstermeleri, sağlıklı bir ortamda yetiştirmeleri açısından çok önemli olduğu gibi bir çiftlikte hayvanların refah düzeyi iyi olduğu zaman o isletmeyi ekonomik yönden kazançlı bir duruma getirir.

Bir çiftlikte hayvan refahının değerlendirilmesinde bilimsel araştırmalar, pratik alandaki tecrübeler, hayvanların davranış özelliklerini konu alan etoloji bilimi baz alınmaktadır.

Hayvan refahı denildiğinde hayvancılığın gelişmiş olduğu ülkelerde ve veteriner hekimliğin önem ve değer kazanmış olduğu bu ülkelerde, çiftlik hayvanlarının refahını/ çiftlikteki hayvanların tüm üretim surecinde), hayvanların taşınması esnasında ve mezbahalarda hayvanlara karsı uygulanan muameleleri kapsar.

Hayvan refahı pratikte hangi hayvan türlerini kapsar

 Danimarka da her yıl sığır, domuz, tavuk (yumurta tavuğu ve et tavuğu çiftlikleri), koyun, kurk hayvani (vizon) çiftliklerinin yüzde besinde(5 %) yani her20 çiftlikten birinde önceleri devlet veterinerleri tarafından şimdilerde ise tarım teknisyenleri tarafından refah kontrolü yapılmaktadır. Şayet bir hayvan çiftliğinde refah kontrolü yapan tarım teknisyeni o çiftlikte hayvanlarda her hangi bir sağlık sorunu, yâda hayvan refahıyla ilgili bir problem tespit ederse, hemen o bölgedeki devlet veterinerini çağırma sorumluluğu vardır kanun gereği. Her hayvan çiftliğinin bağlı olduğu hayvan türüne Gore bir kayıt numarası bulunmaktadır ve ülkedeki bütün hayvan çiftliklerinin kayıt numarası ilgili resmi kurumun ortak bir veri tabanında mevcuttur. İlgili kurum hangi hayvan çiftliklerinin her yıl kontrol edileceğini belirler ve o bölgedeki ilgili veteriner dairelerine bildirir.

Hayvan refahının kontrolünde adalet bakanlığının her hayvan türüne göre yapmış olduğu onlarca farklı kanunlar vardır. Kimi kanunlar tüm hayvan gruplarını kapsayan ortak kanun maddeleri vardır. Yapılan kontrol sonucu bir çiftlikteki hayvan refahı ile ilgili bir problem saptanmışsa, mesela hayvan sahibi hayvanlarına iyi davranmamışsa, yapılması gereken rutin işlemlerde hayvan sağlığını etkileyecek bir takim olumsuzluklar saptanmışsa, durumun ciddiyetine göre ya hayvan sahibine yazılı ihtar verilir ya da durum çok ciddi ise ve çiftlikte acı çeken, tedavisi yapılması gerektiği halde, hayvan edilmemişe hayvan sahibi ilgili polis kurumuna ihbarı yapılır, veteriner hekimin yazmış olduğu rapor doğrultusunda ve ilgili polis kurumundaki hayvan refahı ve hayvanları koruma alanında uzmanlaşmış devlet avukatı veteriner hekimin yazmış olduğu rapor doğrultusunda hayvan sahibine para cezası uygular. Hatta durum çok ciddi ve hayvan sahibi hayvanlara işkencede bulunduğu, çok kotu muamele yaptığı saptanırsa, o hayvan sahibine artık bir daha hayvan sahibi olmayı men edecek kadar yasalar bazen ağır olabilir.

Bir çiftlikte,  yapılan refah kontrolü sonucunda ilgili refah kanunlarına hayvan sahibi uymamışsa hayvan sahibinin Avrupa Birliğinden almış olduğu ekonomik yardımda kısıtlama yapılabilecek kanun hükümler vardır refah kontrolü ile ilgili birçok kanun maddelerinde. Onun için Danimarka'daki çoğu hayvan sahibi bu kanunların önemini kavramış durumda ve gerek herhangi bir cezai durumla karsı karsıya kalmamak için gerekse çiftliklerindeki hayvanlarının refahını/sağlık düzeyini en uygun düzeye çıkarmak için çoğu çiftlik sahibi büyük bir caba göstermektedir.

Çoğu hayvan çiftliğinde otokontrol olarak isimlendiren hayvan refahı alanında hayvan sahibi ve çiftlikte çalışanların günlük olarak çiftlik idaresinde(Management) bir takım isler düzenli bir şekilde yürütülmekte ve herhangi bir sorun saptandığında gerekli önlemi almaktadırlar.

Çoğu çiftlik sahibi bir veteriner kliniği ile yapmış olduğu çiftlik sağlığı danışmanlığı çerçevesinde inek ve domuz çiftliklerine veteriner hekim yılda 12 defa gelmekte, kurk hayvani çiftliğine yılda 4 -6 defa gelmekte o çiftlikteki hayvanların veri kayıtlarını inceleyip, hayvan sağlığı ve reproduktion alanında ve olası ortaya çıkacak olan hayvan refahı konularında hayvan sahibine gerekli danışmanlığı yapıp yazılı bir rapor halinde vermektedir. Kısacası pratisyen veteriner hekimlerde hayvan refahı alanında önemli bir konuma sahiptirler.

Çiftlik hayvanlarında refah kontrolünün kapsadığı unsurlardan bazıları aşağıdaki gibi sıralanabilir;

1.      Bu çiftlikteki hayvanlar yılda en az bir defa veteriner hekim tarafından(serbest veteriner) kontrol edilme zorunluluğu vardır.

2.      Çiftlikteki hayvanların günde en az 1-2 defa gözlenme zorunluluğu vardır

3.      Hayvanlara bakan çalışanların belirli bir kurstan geçme zorunluluğu vardır (mesela et tavuğu çiftliklerinde)

4.      Çiftlikteki bir hayvan sakatlanır yâda hasta olursa hayvan sahibinin veteriner hekime çağırıp tedavi ettirme zorunlucu vardır. Şayet hayvan tedavi olmasına rağmen iyileşmediyse, hayvanin acı çekmemesi için kesime uygunsa kesime sevk edilmeli(ilacın etteki kalıntı suresi uzun değilse) yada hayvana ölme hakkı yapılmalıdır.

5.      Her hayvana çiftlikte belirli bir metre kare yer ayrılmalıdır ve belirli bir alan fazla hayvan konmamalıdır.

6.      Sakatlanan ya da hasta olan hayvan diğer hayvanlardan derhal izole edilmeli ve çiftlikte hasta hayvanlar için ayrı bir bolum olmalıdır.

7.     Doğumu yaklaşmış hayvanlar için ayrı bir bölme olmalıdır,

8.     Ahırdaki hava sirkülasyonu, toz miktarı, sıcaklık, nem oranı ve hayvanların sağlığını olumsuz etkileyecek amonyak, CO2 gibi gazların miktarı belirli bir düzeyin altında tutulmalıdır.

9.      Ahırlar doğal ya da mekanik bir havalandırma istemi ile donatılmış olmalıdır.

10.  Çoğu hayvan ahırlarında alarm sistemi olmalıdır. Ahırların su ve yemleme sistemi bilgisayar donatımlı olduğu için, yemleme, sulama sisteminde ya da havalandırılmasında herhangi bir problem olduğunda sistem alarm çağrısında bulunur ve ilgili personel derhal gerekli müdahaleyi yaparaktan hayvanların sağlık ve refah düzeylerinin olumsuz etkilenmemeleri için gerekli müdahaleyi yapma imkânına sahip olurlar,

11.  Ahırda ışıklandırma sistemi olmalı ve ışık miktarı normal bir gazeteyi okuyacak düzeyde olmalıdır.

12.  Tüm hayvan türleri için geçerli olan önemli bir unsurda ölen hayvanların kulak numarasını ve olduğu tarihi kayda geçecek şekilde ve bu bilgilerin en az 3 yıl saklanma zorunluluğu vardır ve resmi kurumun veteriner tarafından daha sonra kontrole tabi tutulduğunda bu tutanakları devletin veterinerine sunabilmesidir.

13.  Yine çok önemli olan bir başka unsur ise hayvan sahibinin hasta hayvani için ilaç kullanımı hakkında. Serbest veteriner hayvan sahibine, hayvanin muayenesi ve ilk tedaviden sonra ilaç teslim ederse tedavinin kalan kısmi hayvan sahibi tarafından sürdürülür. Böylesi bir durumda hayvan sahibi tedavi yaptığı hayvanin kulak küpe numarasını, tedavide hangi preparatın kullanıldığı, ilacın dozunu, hangi tarihte tedavi yapıldığını  kaydetmek (not etmek) zorundadır. Hayvan sahibinin bu kayıtları en az hayvan sahibi tarafından 5 yıl saklanma zorunlucu vardır. Yine ayni şekilde o çiftlikte daha sonraki yıllarda refah kontrolü yapılırsa hayvan sahibinin 5 yıldaki ilaç kayıtlarını devletin veterinerine sunabilmelidir.

14.  Ahırların tabanı kuru olmalı ve özellikle inek çiftliklerinde ineklerin yatıp dinlendikleri beton zeminin üst kısmi kauçuk paspas yâda benzeri malzemeler kullanılmalıdır. Bu uygulama ineklerdeki bursitis ve mastitis olgularını önemli derecede azaltmaktadır. Şayet ahırın betonu üzerine altlık olarak sap kullanılmış ise bunun her gün kuru kalacak şekilde üzerine devamlı saplar ilave edilmeli ki hayvanların idrar gaitasını absorbe edecek özelliğe sahip olsun. Bilimsel araştırmalar böylesi uygulamaların mastitis oranını yüzde 20 azalttığını ve de ahırdaki amonyak gazinin ineklerde özellikle gerdan bölgesinde ve de tavuk çiftliğindeki tavuklarda ayakaltında ve bacaklarda sebep olduğu siyah kabuklanmalar ve yara oluşumlarını önemli şekilde azaltmaktadır.

15.  Hayvanların belirli bir body kondition/besi performasına sahip olmaları gerekir.

Her hayvan türüne özgün uyulması gereken refah kontrolü alanında daha birçok konular var. Belki daha sonraki bir yazıda o konulardan bahsetme imkânına sahip olabiliriz.

Özetle bir çiftlikteki hayvanların refah düzeyi konusunda şunları söyleyebiliriz; Çiftlikteki hayvanlar göstermeleri gereken normal davranış özelliklerini sergiliyorlarsa, ahırdaki havalandırma durumu, nem ve sıcaklık oranı, amonyak ve CO2 gazlarının düzeyi olması gereken düzeydeyse, ahirin barınan hayvanlara yeterli miktarda alan ayrılmışsa, ıslak ve nemli olmayan kuru bir ahir tabanı, üretim, ilaç kullanım alanlarında kayıtlar tutuluyorsa, hayvanların hastalanması halinde veteriner hekim çağrılıp gerekli önlemler alınıyorsa, yılda sığırların en az iki defa tırnakları kesilip ayak sağlığı yönünden kontrolü yapılıyorsa o çiftlikteki hayvan refahının iyi olduğundan bahsedebiliriz

 Tavsiyeler 

Danimarka’da 11 yıldır çalışan bir veteriner hekim olarak; Türkiye’de de çiftlik hayvanlarında refah kontrolünün resmi veteriner hekimler tarafından Tarım Bakanlığının bünyesi altında yapılması gerektiğinin önemini düşünüyorum. Çünkü ülkemizde ki hayvanların refah durumunun iyileştirilmesi, hayvan sağlığının da iyileştirilmesi demektir. Hayvan refahı hayvan sağlığı ile doğru orantılı bir kavramdır. Özellikle 20 sığırdan fazla hayvana sahip isletme ya da barınaklarda refah kontrolünün yapılması hem mesleğimiz adına hamda ülke hayvancılığının gelişmesi acısından yararlı olacaktır.  Tabiî ki öncelikle bu alanda gerekli kanunların yapılması ve meclisten geçirilmesi gerekir. Daha da önemlisi önce kendi bünyemizde meslektaşlar arasında hayvan refahı ve kontrolünün bilinci ve önemi ortaya çıkmalı ve daha sonra mesleğin politikasını yapanlara destek verilmelidir. Hayvan refahı kontrolü çoğu Avrupa Birliğine üye ülkelerde yapılmaktadır.

Bir başka tavsiye ise Veteriner Fakültelerinde  ” Etoloji” dersinin verilmesi yetişecek veteriner hekim adayları için faydalı olacaktır. Etoloji hayvanların davranışını inceleyen bir bilim dalıdır ve hayvanlarda meydana gelen davranış bozukluklarını inceler. Mesela danalarda anormal sut emme refleksi niçin oluşur? İnekler boynuzlarıyla niçin birbirlerini kupesler? Yine niçin bazı danalar diğer danaların idrar bölgelerini yalayıp diğer hayvanların idrarını içmek isterler? Bu şekilde diğer hayvanlarda, kopek, kedi ve domuz gibi hayvanlarda da o hayvan türüne özgü davranış bozukluğu ortaya çıkmakta ve etoloji bilimi bu problemleri ele almaktadır. 

13.06.2011

Kemal ALTINTAŞ
Veteriner Hekim
Danimarka

 

 
 
Güncel
 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved