Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar
 
Hayvanları Koruma , Sokak Hayvanları ve Veteriner Hekimlik

Gelişen ve değişen dünya şartları içerinde veteriner hizmetleri içerisinde hayvan refahı hayvan sağlığının bir parçası olarak ortaya çıkmıştır. Hayvan refahı kavramı ve uygulamaları, hayvan davranışları ile birlikte her geçen gün daha da öne çıkan bir konu olurken, çıkış noktasında farklı olmasına karşın, gelişmeler, hayvanları koruma olgusunu da içerecek şekilde gelişim göstermektedir.

Konu üzerinde yoğunlaşan Veteriner Hekimler "sağlıklı ve mutlu hayvan" ifadesi ile çerçeveyi tanımlamışlardır.

Hayvan koruma çalışma ve yaklaşımları; hayvan sağlığı, hayvan refahı ve halk sağlığı çerçevesi içerisinde değerlendirilmesi ve sorunlara bu çerçeve içerisinde çözüm aranması gereken bir olgudur. Hayvan koruma çalışmalarının sadece insani ve hissi değerler çerçevesi ile neticeye ulaşması söz konusu değildir. Kendi mecrasında değerlendirilmediği takdirde yeni problemlere neden olunabilmektedir.

Hayvanları yeni bir sınıflandırma yaklaşımı!

 Hayvanlar aleminin, zoolojik olarak tanımlanan tür, cins, familya sınıflandırmasını bir tarafa bırakırsak iki şekilde tanımlanırlar. Bunlardan birisi yaban hayatı içerisinde yaşayan yabani hayvanlar, diğeri ise sosyal hayat içerisinde insanlarla birlikte yaşayan, insanlar tarafından evcilleştirilmiş, insanların kontrol ve sorumluluğunda olan, çiftlik hayvanları ve ev hayvanlarını kapsayan evcil hayvanlardır. Hayvanların davranışları, sorunları, sorunlarının çözümleri de bu yaşam alanları ile ilişkilidir. Ülkemizde ortaya çıkan "sokak hayvanları" tanımı bu iki grup arasında sanki yeni bir sınıf tanımı oluşturmuştur. Bu sınıf hayvanlar ülkemizde hayvan koruma olgusunun neredeyse tamamını kapsar hale gelmiştir.

Evcil hayvanların bir parçası olduğu halde, insanların sorumsuzluğu ile oluşturulan bu grup üzerindeki tartışmalar,  bu hayvanların korunmasını temin edemezken, esas olan yaban hayatının korunması ve sokak hayvanlarının  kaynağı olan evcil hayvanların refahı ve korunmasına ilişkin yapılması gerekenleri de arka plana atmakta ve gündem dışı bırakmaktadır.

Gelişmiş bir dünyada sokak hayvanları tanımına yer bulunmamaktadır. Sosyal alanlarda, evcil hayvanların, insanların sorumluluk ve sahipliğinde olması, olmazsa olmaz bir zorunluluk olarak görülmelidir. 

Görev ve yetki karmaşası

Türkiye'de veteriner hizmetlerinin yürütülmesinde, idari yetki dağılımı çerçevesinde farklı Bakanlıklar, farklı rol üstlenmiş ve bu hizmetleri yürütmektedir. Evcil hayvanlar ile ilgili her türlü veteriner hizmetinin yürütülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın görev ve sorumluğundadır. Bakanlığın son çeyrek asırdaki yapısında  kendi iç birimlerindeki yetki/sorumluluk kargaşası herkesçe bilinmekte ve veteriner hizmetlerinin en büyük girdabı durumundadır. Buna ilave olarak yaban hayatı ve çevreye ilişkin yetki/ sorumluluklar Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde toplanmıştır. Veteriner halk sağlığına ilişkin hizmetler ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülmekte ve yetki/ sorumluluklar belirsizdir ve konu sahipsiz durumdadır. Belediyeler ise her üç Bakanlığın sorumluluğunda olan konularda  yetki ve sorumluluk sahibi görünmektedir.

Veteriner Hizmetlerine ilişkin bu kadar dağınıklık içerisinde her noktada yetki ve sorumluluk kargaşası yaşanmaktadır. Her birim kendini yetkili konumda görürken, sorunlar karşısında hiçbir kurum sorumluluğu üstlenmemekte ve bundan kaçınma yollarını aramaktadır. Sonuçta olan ülkemize ve insanımıza olmaktadır.

Hayvanları koruma ve sokak hayvanları karmaşanın ortasındadır! 

Hayvanları koruma; halk sağlığı, hayvan sağlığı ve hayvan refahı boyutları olan ve bu kapsam içerisinde değerlendirilmesi gereken bir olgudur. Bu alandaki hizmetler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetki/sorumluluğunda bulunmaktadır. Buna karşılık Hayvanları Koruma Yasası, Çevre ve Orman Bakanlığı yetki/sorumluluğunda hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir.

Yaban hayatı ile hayvanları koruma olgusunu bir araya getirme mantığını anlamak bir yana sokak hayvanları ile çevreyi birlikte değerlendirmeyi anlamakta güçlük çekilmektedir. Sokak hayvanlarının bir çevre sorunu oluşturduğu doğrudur. Sanayi başta olmak üzere her türlü üretim tesisleri, konutlar ve sosyal çevre içerisinde bulunan her şey çevre problemi oluşturmada bir unsur olabilir. Bu unsurların hiç birisi Çevre ve Orman Bakanlığı sorumluluğunda olmadığına göre sokak hayvanları konusu da bu Bakanlığın sorumluluk ve yetkisinde olması doğru değildir.

Sosyal çevrenin doğal unsuru olmayan sokak hayvanları ve bu hayvanların oluşturduğu çevre sorunlarına ilişkin hizmetler, ilgili Bakanlık tarafından yürütülmesi gerekir. Daha açık bir ifade ile evcil hayvanların korunmasını temin etmek, sahipsiz hale gelmesini, sokak hayvanına dönüşmesini ve bu hayvanların oluşturduğu çevre ve halk sağlığı problemlerinin oluşmasını engellemek; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetki ve sorumluluğunda olması gereken bir kamu hizmetidir.

Ülkemizde Hayvanları Koruma konusu ve sokak hayvanları, kanunu ve uygulamaları ile birlikte,  Çevre ve Orman Bakanlığı, Belediyeler ve Hayvan Koruma gönüllüleri arasında sanki bir magazin konusu halinde yürütülmektedir. Konunun baş aktörü olması gereken, esas sorumlu olması gereken Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, sanki sorundan kaçmak ölçüsünde konunun içerisinde görülmemektedir.  Konu karmaşanın ortasındadır.

Sokak hayvanlarının kaynağı sahipli hayvanlardır, sorun kaynağında çözümlenir!

Sorunlar, etki eden faktörlerin ortadan kaldırılması ile çözümlenebilir. Sokak hayvanları sorununu doğal unsur olarak tanımlayarak, sorunu ortadan kaldırmak mümkün değildir.  Aksi yaklaşımların çözüm değil, sorunun büyümesine ve başka sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceği unutulmamalıdır.

Sokak hayvanlarının ve sorunun kaynağı sahipli hayvanlardır. Hayvan sahipliliğinin sorumlulukları yerine getirilmeden, sorunu giderme imkanı bulunmamaktadır. O nedenle öncelikle hayvan sahibi olmanın sorumlulukları tanımlanmalı ve bu sorumlulukların yerini getirilmesi takip edilmelidir.

Sahipli hayvanları kontrol altına almadan, üreme ve çoğalmalarını, sahipliğini kayıt altına almadan sokaktaki hayvanlarının kayıt altına alınması bir anlam ifade edebilir mi?

Sahipli hayvanların korunması, refahı ve sağlığı temin edilmeden halkın sağlığı, hayvanların sağlığı ve hayvanların refahı korunabilir mi? Sokak hayvanları sorunu çözülebilir mi?

Yaban hayatının korunması, evcil hayvanların sağlığına etkilerinin izole edilmesi, sosyal etkilerden ve evcil hayvanların etkilerinden korunması ayrı bir konudur. Tükenme noktasına gelmiş olan yaban hayatı, doğal kaynak, doğanın denge unsuru ve önemli bir zenginlik olarak korunmak zorundadır.

Netice itibariyle sokak hayvanları, hayvan sahiplerinin sorumsuzluğundan kaynaklanan bir sorundur. Önemli bir halk sağlığı ve çevre sağlığı sorunları kaynağıdır. Hayvan sağlığı, hayvan refahı ve hayvanları koruma sorunlarına neden olan bir sorundur.

Sokaktaki sahipsiz evcil hayvanların varlığını sorun olarak tanımlanması ve sorunu gidermek için çözüm aranması gerekir. Bunun yerine sokak hayvanlarını, sosyal alanların doğal aktörü olarak görmek, sosyal alanları bu hayvanların doğal yaşam alanı olarak yorumlamak temel yanlış olarak karşımıza çıkmaktadır. Ne yazıktır ki hayvanları koruma yasası da bu temel yanlış üzerine oturmuş ve bu yönde hükümler içermektedir. O nedenledir ki halk sağlığı, hayvan sağlığı ve hayvan refahı hizmetleri ile ilgisi olmayan bir Bakanlık uhdesinde çıkartılan ve yürütülen  yasa, yetki kargaşası içerisinde sorunun kaynağına oturmuş durumdadır.

Sosyal alanlarda hayvanların sahipli olması gerekir!

Hayvanları Koruma Yasasındaki "kedi ve köpekler gibi sahipsiz hayvanların kendi mekânlarında, bulundukları bölge ve mahallerde yaşamaları" nı esas alan bir yaklaşım ile sorunun çözülebilmesi nasıl mümkün olabilir? Aynı yasa maddesi içerisinde; "öncelikle köpekler ve kediler  olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, aşılı hayvanların markalanması ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, saldırgan olanların eğitilmesi ve sahiplendirilmelerinin yapılması için yerel yönetimler tarafından kurulan hayvan bakımevlerine gönderilmesi" hükmü arasındaki tezat nasıl giderilebilir?

Burada sosyal alanlarda hayvanların sahipli olmasının gereği olarak sonraki ifade daha gerçekçi ve amaca hizmet edebilir görünmektedir. Ancak tezat içerisinde ilk ifade öne çıkartılmakta ve tartışmalar bunun üzerine yapılandırılmaktadır.

Aynı çerçeve içerisinde "Aşıla, kısırlaştır, yaşat" kampanyaları da bu tezatı içermektedir. Sosyal alanlardaki sahipsiz hayvan varlığının azaltılmasına, sorunların hafifletilmesine yönelik olarak bir araç olarak değerlendirildiğinde bu kampanyaların yararını görmemek mümkün değildir. Buna karşılık sahipsiz hayvanların aşı ve üreme kontrollerinin yapılması sonrasında sokakta barındırılmasını ve yaşatılmasını amaç olarak öngörmek, halk sağlığı, hayvan sağlığı, hayvan refahı ve dolayısıyla hayvanların korunmasına hizmet eden bir yaklaşım olarak görmek kolay değildir. Çünkü sokakta yaşayan hayvanların varlığı ile bu esasların temini, pratik ve gerçekçi olarak mümkün görülmemektedir. O nedenle bu kampanyalar amaç değil, amaca ulaşmada ara bir kademe ve yol olarak değerlendirilmeli ve yorumlanmalıdır. Bu kampanyalar, sosyal alanlarda hayvanların sahipli olma gereği ve hedefini gölgelememelidir.

Sokak hayvanları sorununun çözümü de yasanın 4/k maddesinde ifade bulan "beslenen ve barındırılan kedi ve köpeklerin sahiplerince kısırlaştırılması esastır. Bununla birlikte, söz konusu hayvanlarını yavrulatmak isteyenler, doğacak yavruları belediyece kayıt altına aldırarak bakmakla ve/veya dağıtımını yapmakla yükümlüdür" hükmünün yerine getirilmesi ve bunun takibi ile sınırlı kalmaktadır. Diğer tedbirler ise ancak bu hükme yardımcı olabilecek unsur olarak dikkate alınması gerekirken, gündem tersine çalışır görünmektedir. Sivrisineklerle mücadele ile değil, bataklığı besleyen kaynakların kurutulması ile sorun giderilebilir.

Sokak hayvanlarının kontrol altına alınması, rehabilitasyonu ve sahiplendirilmesi önemlidir. Buna karşılık hayvanların sokağa bırakılması, sahipsizleştirilmesi önlenilmeden sokak hayvanları sorununu çözme imkanı bulunmamaktadır.

Ev ve süs hayvanları ithalatının, yazlık konut sakinlerinin tatil sonrası sorumsuz tavırları kontrol alınmadan sorun çözülemediği gibi her yıl yenilenmektedir. Her yıl yeni hayvan satın alıp, tatil sonunda sokağa bırakan aile sayısı nedir? Bunların kaç kişisi hakkında işlem yapılmıştır? Bu konuda bilgi ve gerçek veriye sahip olan var mı?

Ev ve süs hayvanları hali hazırda ne ölçüde kayıt altına alınabilmiştir? Sahipsiz hayvanlardan önce sahipli hayvanların tespiti, kayıt altına alınması, üremelerinin kontrol altına alınmasını sağlamış kaç belediyemiz bulunmaktadır?  Çevre ve Orman Bakanlığı bunun neresindedir? Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bu noktada konumu nedir? Sahipsiz hayvanlardan önce sahiplilerin sahipsiz hale gelmesini önleyecek  kaç proje ortaya konulmuş, uygulanmış ve tamamlanmıştır? Bunlar ne ölçüde sağlanmış ve sayısal veri haline getirilmiştir?

Hayvan sahipleri halk sağlığı, diğer hayvanların sağlığı ve çevrenin korunmasına ne kadar özen gösteriyorlar? Yasanın öngördüğü sorumluluklarını yerine getirmeyen kaç kişi hakkında işlem yapılmıştır?

Sorunun doğru tanımlanması, çözümü beraberinde getirecektir.

Veteriner hekimlik profesyonel bir meslektir!

Veteriner hekimlik mesleği profesyonel bir meslektir. Mesleki doğruları ve yaklaşımları söz konusudur.  Yaklaşım, karar ve davranışlarını sosyal ve muhtelif menfaat gruplarının talep ve yaklaşımlarına göre, onlara hoş görünmek için belirlemek şansına sahip değildir. Veteriner hekimler, bu grupların taleplerine mesleki doğruları içerisinde çözüm bulmak ve önermek zorundadır. Çözüm önerileri, halk sağlığı, hayvan sağlığı ve refahını temin edecek ve bu unsurları olumsuz etkilemeyecek şekilde olmak zorundadır.

Veteriner hekimler ve meslek örgütleri sorunlara bu şekilde yaklaşmalı, sorunları doğru tanımlamalı ve mesleki doğruları çerçevesinde  çözüm önermeli ve çözümde yer almalıdır. Öngörülen çözümler halk sağlığı, hayvan sağlığı ve refahının korunmasını sağlamaya yönelik olmalıdır. Alınacak tedbirler bu alanlarda yeni sorunlara neden olmamalıdır. 4 Ekim 2009

 

Dr. Mustafa ALTUNTAŞ

Uzman Veteriner Hekim

Güncel
 

 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved