Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar

 

Güzel Şeyler de Oluyor!

Güzel ülkemizde, gelişen olaylar karşısında insanların stresden uzak kalmaları kolay bir iş değil. Televizyon izlersiniz, sinirleriniz bozulur, haber izlemek tahammül ister. Siyaseti takip edebilmek, tahammül gösterebilmek başlıbaşına güçlü bir irade ve sinir sistemi ister.

Siyasi iradeye güven duyabilmek, uluslararası araneda ülkenin durumunu doğru analiz edebilmek bir yana, analiz edenlere güven duyabilmek başlı başına bir yetenek ister. Bilemezsiniz, kim, neden, kim için yorum yapıyor? Kim toplum mühendisliğinin neresinde rol alıyor?

Ülke insanları şiddetli şekilde kutuplaştırılırken, ülke üzerinde ne oyunlar oynanıyor? Kim demokrat? Kim kahraman, kim nedir? Olayları biz mi algılıyoruz, algılamak istendiği gibi sunulan olayları, birilerinin istediği gibi mi yorumlar haldeyiz? Bunların herbirisinin cevabı bulunduğunuz kutuba gore değişir ve aşağı yukarı matbu cevabı vardır. Bu toz bulutunda rahat olabilmek kolay değildir. Tabi, bu kadar olay içerisinde rahat olabilmek marifet kabul edilirse!

Bütün bunların ötesinde mesleki olarak yaşanan gelişmeler de ülkedeki genel sorunlardan farklı değil… Benzer toz bulutu, her gün bir taraftan esiyor. Ortalık toz duman. Herkez olayları, gelişmeleri yorumluyor. Ama genelde sözler “Bana gore;” diye başlıyor. Öyle ki ;mesleki kurum ve kuruluşlar da yorumlarını bu esasa gore yapıyor. Örgütsel ve kurumsal bir strtejik politika ve mesleki evrensel kurallara göre değil, kurumları yöneten kişilerin subjektif bakışlarına gore yapılıyor yorumlar. “BANA GÖRE”.

İnsanların genel özgüven sıkıntısı, mesleki konularla ilgili olarak da meslek mensupları ve meslek örgütleri yöneticilerine de yansımış olması çok da anormal bir durum değil. Ama geleceğin yapılandırılması için çok riskli bir durum.

Gerçek olan bir şey varki, sosyal olaylarda doğrular ve yanlışlar siyah/beyaz gibi iki zıt renkten oluşmaz. Siyah ile beyaz arasında ne kadar gri renk tonu varsa sosyal olayların da rengi o kadar farklıdır. Siyah-beyaz çekişmesi içerisinde gri tonları çoğu kez göremeyiz, ne yazıktır ki!

Mesleğimizde de yaşanan bir yığın olumsuzluklara ragmen, güzellikleri de görmemiz gerekiyor. Hepsini göremesek de, gördüklerimizin hepsini ifade imkanı olmasa da. Gördüğümüzün, yaşadığımızın kıymetini bilmek gerekiyor.

Meslek içi eğitimlerde yaşanan gelişmeler başlı başına bir olaydır aslında, meslek adına, kalite adına. Her ne kadar kurumsal yapılar bu gelişmenin çok arkasında kalmış olsalar bile. Belki de bu, hep eleştirdiğimiz “meslekte enflasyon” bağrışmasının bir tezadı bir gelişme. Bir diploma ile artık 40 yıl veteriner hekimlik yapılamayacağı gerçeğinin bir tezahürüdür. Rekabetin kaliteyi zorlamasının sonucudur belki de. Ama kurumlar hala bu gelişmeye bile ayak uydurabilmiş değil.

Meslek içi eğitimlerde yakın izlediğimiz bir olay da, kalitenin ayrışmaya başlamış olmasıdır. Bilgiye ihtiyaç duyan veteriner hekimler, bilgiyi gördüğü her yere koşuyor. Hala geniş bir kitle ise ihtiyaç duymuyor. Belki de gerçekten ihtiyaçları yok. Bataklıkta birbirleri ile didişmek belki daha zevklidir! Ama gelişmenin arkasından yetişenler kazanacak görünüyor...

Genç meslek mensupları arasında, gelecekte önemli misyon üstlenebilecek vizyon sahibi veteriner hekimler azımsanmayacak düzeyde. Yabana atılmaması gerekir. Bir an once kurumsal yapılarda yerlerini almalarını umarız. Bu yapılarda çöreklenmiş olanlar, yerlerini bu gençlere bırakmak zorundalar. Meslek mensuplarının %80 ile büyük çağ farkı bulunanların, bu gençleri anlayabilmesi, çözüm üretebilmesi kolay değil. Aksi halde kendilerini kandırmaktan başka bir şey icra etmeleri de mümkün değil.

Kurumsal yapılanmalar içerisinde yerel yönetimlerde veteriner hekimlerin dışlanması yakın geçmişte önemli bir olumsuzluk kaynağı olarak karşımıza çıkmıştı. Bunun ortaya koyacağı sorunları anlatacak merci bulmakta güçlük çekmekteydik.

Bugün geldiğimiz noktada, o kadar olumsuzluk içerisinde çok sayıda veteriner hekimin yerel yönetimlerde görev aldığını görmekteyiz. Bir çoğunun çalışma şart ve pozisyonu olumsuzluk içermesine ragmen, meslek mensuplarının kişisel beceri ve sosyal etkilerine bağlı olarak pozisyonlar kolayca değişebilmektedir.

Çok yaygın olmasa da bazı belediyelerin, Belediyede çalışan veteriner hekimlerin bireysel meslek içi eğitim giderlerini karşıladığını biliyoruz. Esasında kurumsal olarak olması gereken bu durumun, Belediyelerde görev alan bir çok meslektaşımızın bile mantalitesinde bile yer almamış olması esas sıkıntı kaynağıdır.

Bir çok kentte sahipsiz hayvanlarla ilgili sosyal gruplar ve belediyeler değişik tartışmalarda paydaş olmakta, veteriner hekimler de bu tartışmanın doğal muhatabı durumundadır. Buna karşılık, yakın geçmişte büyük kentlerde ve bazı Fakültelerimizde ilk örneklerini gördüğümüz bir konuda, küçük bir kent yönetimi; Çankırı Belediyesinin sahipsiz hayvanların rehabilitasyonu çalışmaları yanında, bu hayvanlar için ambulans hizmetini devreye koyduğunu görüyoruz. Küçümsenecek bir gelişme olabilir mi?

Yıllardır Başkent Ankara’da yerel yönetimlerde veteriner hizmetlerinin tartışıldığı, konuşulduğu her ortamda ilk akla gelen, kendisini her türlü gruplaşmanın dışında tutabilme becerisine sahip bir meslektaşımız var. Veteriner Hekim Abdullah Köse. Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı bünyesinde Veteriner İşleri Müdürlüğü görevini yürütürken, Ankara Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı görevinin kendisine tevdi edildiğini sevinçle öğreniyoruz ve kendisini kutluyoruz.

Bir başka güzel haber ise güney ilimizden geliyor. Tarsus Belediye Bakanlığı görevini uzun yıllar başarıyla sürdüren, bu deneyim ve birikimini Mersin Büyük Şehir Belediye Başkanlığına taşıyan değerli insan Burhanettin KOCAMAZ’ın Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hizmetleri Daire Başkanlığı kadrosunu alt birimleriyle birlikte oluşturduğu ve gerekli atamaları yaptığını öğreniyoruz. Bu değerli Belediye Başkanımızı ve bu kararı almasına katkı sağlayanları kutluyoruz. Yaklaşan Dünya Veteriner Hekimleri Günü vesilesi ile gerek Mersin Veteriner Hekimleri Odasının, gerekse Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi’nin bu ilke imza atan Sayın Mersin Büyükşehir Belediye Başkanına takdir göstergesi olacak hareket tarzını ortaya koymalarını dileriz. Meslek adına bu bir vefa borcudur.

Diğer bir güzellik ise, her zamankinden daha fazla sayıda meslek mensubumuzun yerel siyasetle yakın ilgilenmesi, çok sayıda meslektaşımızın yerel yönetimlerde görev alması, meslek kamuoyunun da bunu takip etmesidir. Bu başlı başına bir güzel olaydır. Bu ilginin artan bir şekilde genel siyasete yansımasını dileriz. Siyasette yarışanların tamamını ve ipi göğüsleyerek görev alan meslektaşlarımızı ayrı ayrı içtenlikle kutlar, başarılarının devamını dileriz.

Görülüyor ki her şeye ragmen güzel şeyler de oluyor. Belki de sıkıntılar güzel gelişmeleri de harekete geçiriyor. Yeter ki meslek mensupları bilgi ve özgüven sahibi olarak bulundukları kulvarlarda yerlerini alsınlar.

Yaklaşan Dünya Veteriner Hekimler Günümüzü kutlarken, nice güzellikler dileğiyle…
20 Nisan 2014

Dr.Mustafa ALTUNTAŞ
Uzman Veteriner Hekim
 

Güncel
 

 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved