Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar

 

Meslekten Yansımalar, Yaklaşımlar ve Davranışlar

         (-Bu yazıda geçen kişi ve kurumlar sanaldır, ama olaylar gerçektir.-) 

Türkiye’deki son yıllardaki siyasi ve idari erkin uygulama ve yaklaşımları, toplumun her kesimine yansıdığı gibi veteriner hekimler de bundan nasibini almış görülmektedir.

Bilgiye dayalı olmayan değerlendirmeler, cehaletin tavan yaptığı durumlarda yaptım oldu / ben yaparım kimse karışamaz gibi kural tanımazlık;  “cehaletin cesareti”  bir durum olarak karşınıza her yerde çıkabilir.

Son zamanlarda çeşitli vesilelerle bazı meslek mensuplarıyla yaşadığımız diyaloglardan bazı kesitleri hatırladığımızda iz bırakan yansımalardan örnekler kısaca şöyleydi.

Kendisini bir konuda uzman olarak tanımlayan, klinik başarılarını sunan ve o konuda bilgi sahibi kimse olmadığını ifade eden genç bir meslektaşımıza heyecan ve ilgisinden memnuniyetimizi ifade ederek yol gösterme amacıyla kafamızda oluşan bazı soruları yönelttiğimizde;

-Uzmanlık eğitimini nerede, nasıl aldınız?

-Herhangi bir eğitim almadım. Kendi kendimi yetiştirdim… Anatomi kadavraları üzerinde cerrahi pratiği kazandım.

-Bu kadar ilgili ve başarılısınız. Neden bir Fakültede lisansüstü eğitim almıyorsunuz?

-Bu konuları bilen ve pratiği olan hoca da yok zaten. Kimle görüşsem benden faydalanmak istiyor! Fakülteye devam etmemi istiyorlar, dışarıdan olmuyor…

…

-Herhalde serbest çalışıyorsunuz? Kliniğiniz var!

-Hayır, kamuda çalışıyorum.

-Statünüz nedir?

-TARGEL kapsamında köyde sözleşmeliyim.

…

-Peki, sözleşmenize göre klinik yapmanız yasak. Aynı zamanda mesleki mevzuatımızda klinik açmadan özel tedaviye imkan sağlamıyor. Bu sorun olmuyor mu? Nasıl çözüyorsunuz?

-Benim diplomam var! Kimse bana engel olamaz.

-Mevzuat konusunda bilginiz var mı? 6343 v.s. …

-Böyle bir şey olamaz,…, hem olsa bile H. amcam avukattır,(Bakan olan bir yakınını kastediyor), o bilir, öyle bir şey olsa bana söylerdi.

-Bazı hareket ve uygulamalarınız mesleki mevzuatımıza göre suç teşkil ediyor, meslekten mene kadar giden bir ceza almanız söz konusu olabilir!

-Kimse bana bir şey yapamaz, ben veteriner hekimim, kimse hekimliğime karışamaz. Neden herkes beni kıskanıyor, benimle uğraşıyor. Hem burada size ne, siz neden benimle uğraşıyorsunuz?(Hakarete varan ifadeler)

…

Farklı bir bölge, ilçe müdürünün açık öğretim işletme mezunu olduğu İlçe Müdürlüğünde çalışan, farklı bir meslektaşımız;

-Hangi statüde çalışıyorsunuz?

-TARGEL, sözleşmeliyim.

- Klinik yapıyor musunuz?

-Evet. Daha önce kliniğim vardı, yönetmelikten sonra kapattım.

-Klinik yapmanız hem TARGEL sözleşmesi, hem mesleki mevzuatımıza göre yasak değil mi?

-Sözleşmeye yazmışlar, ne yasağı, ben veteriner hekimim, benim diplomam var, hekimliğime kimse karışamaz?

-Mesleki mevzuat konusunda bilginiz var mı? 6343’ü okudunuz mu?

-O ne?

-Meslek ana yasamız. Mesleki yetki ve sorumluluklarımızı belirleyen yasa.

-Adını duydum, başlığına baktım, birileri kendini öne çıkarmak için yasa çıkarmış. Okumadım. Lüzumsuz bir şey, ihtiyaç duymadım.

-Odaya üye misiniz?

-Üç ayrı odaya da üyeyim. Daha önce buralarda serbest çalıştığım için mecburen üye oldum. Geçen hafta … Odasından yazı geldi, aidat ödememi istiyorlar. Ama hepsinden de istifa edeceğim.

…

Bir başka İl, Ziraat Mühendisi bir İlçe Müdürüyle birlikteyiz. Telefonu çalıyor. Karşıdaki hayvanının hastalığından bahisle yardım istiyor.

-Ben şimdi dışarıdayım. Daireye git, Veteriner(..)e benim söylediğimi söyle, gidip baksın…

…

Başka bir İlin bir İlçesinde Veteriner Hekim İlçe Müdür Vekili ile sohbet ediyoruz.

-Arkadaşımızın birisinin muayenehanesi vardı. Yeni yasa ile kapandı. Mecburen klinik yapıyoruz. Bir de anlamadığım şey. Hem yasak, TARGEL sözleşmesinde de yasaklanıyor, hem de TARGEL faaliyet raporunda ay içerisinde ne kadar hayvana suni tohumlama, teşhis, tedavi doğum uygulaması yapıldığı isteniliyor!

…

Bir başka yer.

-Ben kadrolu sözleşmeliyim. İlçe merkezinde kalıyorum. Evrak, yazışma işlerini takip ediyorum.

Aynı yerde diğer bir veteriner hekim;

- Mezun olduktan sonra bir başka ilde bir arkadaşımla birlikte klinik açmıştık. Aslında işlerimiz de iyiydi. Memlekete gelelim diye gelip burada klinik açtım. Bir süre serbest çalıştım. Ancak çok fazla risk olması nedeniyle, bir anlamda mecburiyetten TARGEL’e müracaat ettim ve atandım... İlçede ben kapattıktan sonra üç serbest çalışan veteriner hekim var. Ama çoğu zaman özel muayene ve tedavi için mecbur kalıyoruz. Çoğu zaman da masraflar dışında ücret almıyorum. Ben şimdi ne köydeyim ne de merkezde. Yerim belli değil. İlçe merkezinde masam bile yok. Her türlü işe gönderiliyorum. Diğer arkadaşım kadro sözleşmeli, anlamıyorum, aramızdaki farkı, ancak çok farklı konumdayız… Serbest çalışanlarında meslekte bildiği bir şey yok. Çok örneklerini görüyorum. Bildikleri birkaç amprik tedavi var, onları uyguluyorlar, ona da hekimlik denemez… Burada çok sayıda katır var. Çok vaka ile karşılaşıyoruz ama katır hastalıkları konusunda hiçbir bilgim yok, fakültede katırı hiç görmedim. Hastalıkları ile ilgili hiçbir bilgiyi de bulamıyorum. Bu konuda nasıl bilgi edinebilirim?...Keşke özel tedavi yasağı uygulansa biz de mecbur kalmasak…Şimdi herhalde aile hekimliği gibi bir düzen gelecekmiş…

Merkez İlçe dahil 10 ilçenin bulunduğu bir ilin, uzun süredir TVHB Büyük Kongre Delegesi olan eski adıyla Hayvan Sağlığı Şube Müdürü ile sohbet ediyoruz.

-Son olarak bir ilçedeki kamuda çalışan arkadaşımızın kliniğini kapatması ile üç ilçede serbest veteriner hekim yok. Diğerlerinin hepsinde serbest çalışan arkadaşımız var… Kamuda çalışanlar klinik yapmamaları gerekiyor ama yapıyorlar. TARGEL de çalışanlarla bizim ilgimiz yok. Ne yaptıklarını bilmiyoruz. Faaliyet raporları konusunda da bilgimiz olmuyor… Sayın Bakan buraya geldiğinde söyledi. Aile hekimliğine benzer bir yapı oluşacak, köylerde de veteriner hekim olacak bu şekilde. O zaman çok güzel olacak. Sorunlar büyük ölçüde giderilmiş olacak…

Bunlar mesleki sorunların bir cephesi. TARGEL çalışanlarından bazı örnekler. Ya serbest çalışanlarımızın durumu. İstisnalar bir yana, herhalde destan yazılır.

Peki diğer kamu hizmetlerimiz yolunda mı?

Bir ilçede on yılı aşkın tecrübeye sahip bir meslektaşımızın çayını içiyoruz. Bir kasap geliyor, hayvan nakledecek ve sevk raporu alacak. Meslektaşımız kayıt karıştırmaya başlıyor, mahcubiyeti bir yana, sevke uygun numaraları yazabilmek için çırpınıyor, hiç değilse araçtaki hayvanların bir kısmının sevki yasal olsun, vatandaşın işi görülsün diye.  Sonunda sevk raporunu tanzim ediyor. Uygun olmayan hayvanların sevkine kılıf hazırlamanın anlam ve sorumluluğu yanında o duruma getiren sebepler başlı başına bir konu.

Bir başka örnek. Besilik hayvan ithalatı yapılmış. Bakanlığın azami yaş sınırı var. Aksi halde kayıt sistemine girişi olmayacak. Ziraat Bankası Besi Kredisi için yaş sınırı var. Daha yaşlı hayvanlar için kredi vermiyor. Bir işletmede, "Resmi Veteriner Hekim Kontrolü" sonucunda 100 baş hayvanın 60 başı üç yaşın üzerinde. Tamamı Bakanlığın sınırının çok üzerinde, Banka kredisi için çok yaşlılar. Sonuç; hayvanların hepsi TÜRKVET kayıt sistemine kaydediliyor, vatandaş kredisini alıyor. Nasıl oluyor? Soru ve sorun yok…

Ya üniversitelerimiz. Akredite olan Fakültelerimizin bile yeterli alt yapı ve pratik yaptırma imkanlarına sahip olmadığını biliyoruz… Kısa bir süre önce bir YÖK raporu yayınlandı. Klinikler ile ilgili. Konu detayları başlı başına bir değerlendirme konusu olabilir. Meslek mensubu hocalarımızın kaleminden çıktığı anlaşılan raporda mesleki alanlar sıralanmış. Mesleğin güncel önemli konusu olan hayvan refahı ile çevre sorumlulukları aynı başlık altında ifade edilmiş. Üniversitemizin geleceğe bakışı bu olunca gerisini nasıl değerlendirelim.

Meslek camiasındaki bilgi, birikim ve davranışlardan bazı yansımalardan örnekler böyle iken önder, yol gösterici ve yönlendirici olması gereken meslek kuruluşlarımızın bilgi konusundaki yaklaşımlarına da bakmak gerekiyor.

Bilgi çağında lisans eğitiminden daha çok “hayat boyu eğitim” kavramının öne çıktığı bir Dünya’da meslek içi eğitim konusunda nedense meslek örgütünde tık yok. Yönetmeliğin getirdiği sorumlulukları görmezlik bir yana, bihaber gibi davranılıyor.

Yakın geçmişte muayenehane ve poliklinik yönetmeliğine konulan, kısa bir hizmet içi eğitim şartını, örgütlerimiz farklı değerlendiriyor… Meslek örgütü bunu rant aracı olarak görerek, ganimet için fırsat gibi değerlendirdiği üzücü bir manzara olarak öne çıkıyor. Diğer taraftan, bir çoğu  sahip olduğu diplomanın, sadece mezuniyet diploması olduğundan, veteriner hekimlik icra yetkisini veren yasadan bile habersiz, meslek unvanını bile yanlış bilen bazı meslek mensuplarının bu eğitimi, mesleki yetkilerin gaspı olarak değerlendiren feryatlarını izledik. Bu feryatlardan başka türlü rant elde etmeye çalışan mesleki bir Derneğimizin, hizmet  içi eğitim konusunu kahramanca mahkemeye taşımasını gözledik, bu harekete yapılan methiyeleri okuduk. Sonucu ne olur bilemeyiz ama bildiğimiz bir şey varsa bu derneğimizin hukuk yolunda başardığı veteriner hekimlikte uzmanlığın rafa kaldırılmasının sorumluluğunu hala üzerinde taşımakta olduğudur.

Bilgi çağında, meslekte kaliteyi yakalamak gibi bir düşünceye sahip miyiz? Bu kesitleri ve yansımaları değerlendirdiğimizde, varsa bu düşünce nasıl gerçekleşir? Sanki, bataklıkta kendi kendimize tepindikçe topluca batıyoruz. Bu gidişle, sağduyulu ve akılcı davranmanın çare olması bile yeterli olmayabilir. Her gün yeni bir düzenleme ile oluşturulan bataklık zincirinde boğulmamak elde değil.

Cehaletin cesareti ile varacağımız noktayı kestirebilen varsa, zaten sorun yoktur…17.01.2012

Dr. Mustafa ALTUNTAŞ
Uzman Veteriner Hekim

 

 
Güncel
     
 

 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved