Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar
 

Yeni Yasal Düzenlemeler ve Veteriner Hekimlik

Türkiye’de AB uyum süreci çerçevesinde yürütülen çalışmalarda, en önde gelen konulardan birisi de tarım ve gıda olmuştur. Tarım ve Gıda çerçevesi içerisinde yapılan düzenlemeler, haliyle veteriner mevzuatını öne çıkarmış, veteriner hekimlerin çalışma alanları ile ilgili düzenlemeler önemli boyut ve unsurlar taşımıştır.

Her ne kadar AB uyumu adına yapılan mesleki düzenlemelerin AB uyumluluğu ciddi tartışma götürse de bir çok ilgisiz konu da bu çerçeveye sokulmaya çalışılmıştır.

Bu grupta ilk yapılan düzenlemelerin başında Hayvan Sağlık Zabıtası ve Hayvan Islahı kanunlarını yürürlükten kaldıran ve kapsamı içerisine alan (11/6/2010 tarih ve 5996 sayılı) Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanunu'dur ki mesleki çalışma alan ve şekilleri bir anlamda yeniden düzenlenmiştir. İçeriği, gerek mesleki doğrular gerekse AB uyumu açısından başlı başına değerlendirme konusudur.

Bu yasanın tamamlayıcısı ise Bakanlığın yeniden yapılanmasını düzenleyen KHK dir. Yasa ve uygulanmasını sağlayacak idari yapı ile birlikte değerlendirildiğinde ise AB uyumu şekli olmaktan öteye gidemediği gibi çeyrek asrı aşan bozuk bir yapılanmanın daha da karmaşık hale getirildiğini söylemek zor değildir.

Bu yasal düzenlemelere ilave olarak piyangodan çıkan bir düzenleme de beşeri hekimlere yönelik olarak, ama veteriner hekimleri de kapsayan 657 sayılı yasadaki istisnayı kaldıran, kamu personeline muayenehane açma yasağı getirilmesidir.

Yasal düzenlemeleri doğal olarak arkasından gelen yönetmelikler izlemiştir.

Bu gelişmeler, tüm veteriner hizmetleri açısından değerlendirildiğinde oldukça geniş bir tartışma konusu olması nedeniyle, bu yazıda yalnızca özel veteriner tedavi hizmetleri açısından değerlendirmek daha uygun görülmüştür.

Özel Veteriner Sağlık Hizmetleri

Özel veteriner sağlık hizmetleri 6343, 5996 sayılı yasalar ve bunlara bağlı çıkartılan Hayvan Hastaneleri, Muayenehane ve Poliklinik Yönetmeliği ve Veteriner Sağlık Teknisyen/teknikerlerin sağlık kabini açmalarını düzenleyen yönetmeliklerle tanımlanmıştır.

Hali hazırda, yaklaşık 30 hayvan hastanesi, 350 poliklinik ve 5000 muayenehanede, 6000 civarında veteriner hekim mesleğini serbest olarak icra etmekte ve özel veteriner hizmetlerini yürütmektedir. Bu kapsama hayvan sağlığı kabinlerinde özel hizmet veren veteriner sağlık teknisyen ve teknikerlerini de ilave etmek gerekmektedir.

Hayvan Hastaneleri

Veteriner hekim olmayan kişi ve kuruluşların kurabildiği üst düzey bir veteriner sağlık kurumudur. Kuruluş ve sermaye yapısı ile ilgili öne çıkan tartışmalar olsa da bu konuda esas sorun istihdam, çalışma şekli, suni tohumlama ve ilaç satışı konularında yoğunluk kazanmaktadır.

Kuruluş ve sahiplerinin veteriner hekim olma zorunluluğu olmayışı ilk etapta yadırganır bir durum olsa da genel kabuller açısından bakıldığında durum farklıdır. Bu şekilde bir bakış açısı, öğretmen olmayanların okul açması, doktor olmayanların hastane açmasına engel olmak gibi bir yaklaşımdır ki pratikte kabul görme şansı bulunmamaktadır.

O halde bu gerçek dikkate alınarak haksız rekabete yol açmayacak, rant aracı olmayacak yataklı tedavi hizmeti veren, uzman veteriner hekimlerin yetki ve sorumluluğunda hizmet veren üst düzey veteriner sağlık kuruluşu olmasının tanımlanması ve sağlanmasıdır.

Yeterli uzman kadrosu ile ileri düzey sağlık hizmeti sunması gereken bu kurumların, seyyar klinik ve suni tohumlama hizmeti, ilaç satışı gibi hizmetlerin bu kuruluşların kapsamı dışında olmasının temini önem kazanmaktadır.

Buna karşılık, geçmişte Hayvan Islah Kanunu yalnızca serbest veteriner hekimlerin ilaç satmasına imkan sağlamasına rağmen, Bakanlık genelgesi ile Hayvan Hastanelerinin de ilaç satmasına imkan sağlanmıştır. (bknz:İlaç satış yerleri tamimi)

Yeni yasa ile oluşturulan bu fiili durum yasal hale getirilerek hastanelerin ilaç satışı sağlanırken, bazı ilaçların satışı için ise (bknz:ilac_petshopta_satilamaz) pet satış yerlerine yetki verilmiştir. Diğer taraftan Bakanlığın başka bir birimince, hayvan hastanelerinin seyyar suni tohumlama hizmeti verebilmesi konusunda bir olgu geliştirilmiştir. Bu gelişmeler ne yazıktır ki meslek kamuoyunda tartışma alanı bulamamış ve bir anlamda kabul görmüştür. Bunun yerine veteriner hekim olmayanların hastane açmasının engellenmesi gibi bir tartışma açılmıştır.

Hayvan hastaneleri, yataklı tedavi veren üst düzey sağlık kuruluşu olarak tanımlanmalı, açılış ve çalışma şekli bu tanıma uygun şekilde düzenlenmeli, ilaç satışı ise sadece hastane içerisinde kullanımı ile sınırlandırılmalıdır.

Muayenehane ve Poliklinikler

Serbest veteriner hekimlik hizmetlerinin yasal çerçevede düzenlenmesi, yönetmelik kapsamında tanımlanmasının geçmişi yakın bir zaman dilimini kapsamaktadır. Bunda sahada çalışan çok az sayıdaki veteriner hekimin kamu hizmetleri ile birlikte özel sağlık hizmetlerini de birlikte yürütmesinin ve bu durumdan memnuniyet duymasının önemli etkisi olduğu söylenebilir.

Yönetmelik Geçmişi

Veteriner hekim sayısının artması, kamuda istihdamın küçülmesi, diğer taraftan kültür ırkı ve melezlerinin artması, kentsel nüfustaki sosyal değişimlerle ev hayvanlarına ilginin yoğunlaşması ile serbest veteriner hekimlik öne çıkmaya başlamış, gelişen tartışmalar “Serbest veteriner Hekimlik Yönetmeliğini” ortaya çıkarmış ve kurallar belirlenmiştir.

Yönetmelik, gelişmelere cevap veremeyince de “Muayenehane ve Poliklinik Yönetmeliği” ne dönüşerek muayenehane ve polikliniklerin tanım ve çalışma şartları belirlenmiştir. Geçişte önemli uyum tartışmaları yaşanmasına rağmen, belirli bir mesafe alınmış, birçok “merdiven altı” olarak tanımlanabilen muayenehaneler, daha iyi şartlara zorlanmış, çok sayıda muayenehane ve poliklinik mesleğe yakışır iyileşme göstermiştir. Ancak tartışmalar devam etmiştir.

Tartışmaların odak noktasını ise ne yazıktır ki muayenehanenin büyüklüğü başta olmak üzere istenilen asgari şartlar oluşturmuştur. Yeni yasa kapsamında yönetmelik yeniden düzenlenilerek yürürlüğe konulmuştur.

Kamuda Çalışanlar

650 sayılı KHK ile getirilen düzenleme, 657 sayılı yasaya tabi çalışan veteriner hekimlerin, yine 657 sayılı yasada düzenlenen yasal hakkını, KHK ile kaldırmıştır. Buna karşılık 657 sayılı yasada hakkın var olmasına rağmen, zaman içerisinde çeşitli düzenlemeler ile bu hak, çalışma yerlerine göre farklı şekillerde ortadan kaldırılmıştır.

Yasa değişikliği sonucu kamuda çalışanların muayenehanelerini kapatma mecburiyeti gelmiştir. Yönetmeliğin bu yeni duruma uygun hazırlandığı dikkati çekmektedir. Kamuda çalıştığı halde muayenehanesi olan 180-200 arasında veteriner hekimin yürürlüğe giren 650 sayılı KHK’dan etkilendiği ve muayenehanesini kapatmak zorunda kaldığı tahmin edilmektedir.

Meslek icrası, kalite ve rekabet kuralları içerisinde özel sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde öncelikli sorun, bu muayenehanelerin olmasından ziyade, muayenehane olmadan yürütülen özel sağlık hizmetlerinde görülmektedir.

Kamuda çalışanların muayenehanelerini kapatmaları ile özel sağlık hizmeti vermelerinin sona erdiğini söylemekten ziyade, yaygın olan ve meşru olmayan bir zemine kaydırıldığı herhalde daha doğru bir tanımlama olabilir.

Geçmişte de 1984 yılında KİT’lerde çalışanlarla başlayan bu yasak, idari görevde bulunanlar ile sürmüş, sonrasında da suni tohumlama yasağı, ilaç satış yasağı getirilmiştir. Esası serbest çalışan olan Tarım Danışmanları için de aynı yasaklar getirilirken bu gelişme son noktayı koymuştur.

Özel Muayene ve Tedavi Şartı

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliği “MADDE 80 –) (1) Veteriner hekimler, Kanuna ve yürürlükteki diğer mevzuata uygun işyeri açmadıkça, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen durumların (Madde 66. İlk Yardım) dışında özel muayene ve tedavi yapamazlar.”  Hükmüne haizdir. İlk yardım olgularında ise herhangi bir isim altında ücret söz konusu değildir. Bu hüküm daha önceki Deontoloji yönetmeliği hükmünün aynısıdır ve tüm veteriner hekimler bu yönetmeliğe uygun hareket etmek zorundadır.

Kamuda çalışanların özlük haklarının iyileştirilmesi ayrı bir değerlendirme konusudur. 6343 sayılı yasa ve yönetmeliği gereği, meslek deontolojisinin kurallarından olan “özel sağlık hizmeti verebilmek için işyeri açma şartı” istisnasız uygulanması gereken bir husustur. Bu serbest veteriner hekimlerin haksız rekabetle karşı karşıya kalmaması için gerekli olduğu kadar, kamuda çalışanların özlük haklarının doğru tartışılması ve değerlendirilmesi için de önem kazanmaktadır. Doğu bloğu ülkelerinde çalışanların, maaşlarını ve aldıkları bahşiş(rüşvet)leri ayrı tanımlaması gibi, kamuda çalışan veteriner hekimlerin gelirleri arasında artık özel sağlık hizmetlerinden sağlanan meşru olmayan gelir olmamalıdır.  

Bu durum sağlanmadan, gelişmeleri doğru değerlendirmek mümkün değildir. Bunu sağlamak da hem Bakanlığın hem de TVHB Merkez Konseyi ve Oda yönetimlerinin görevidir.

Fakülte Denkliği, “Collegium”u karşılamaz, Düzenleme Yasaya Aykırı

Uygulamaya konulan yeni “Muayenehane ve Poliklinik” yönetmeliği öncekinden farklı bazı önemli hükümler getirmiştir. Bunların başında yabancı okullardan mezun olanların meslek icrası için gerekli olan “collegium” sınavı şartının kaldırılması gelmektedir. Yabancı okullardan mezun olanların denklik belgesi alması yeterli görülmüştür.

Yurtdışında eğitim alanlar için YÖK’ün yönetmelikle belirlediği (Ek-2) denklikle ilgili şartlar, bir anlamda meslek icrası için yeterlilik sınavı olan “collegium”  sınavına eşdeğer sayılmıştır. Halbuki “collegium” sınavı, denkliği kabul edilen fakültelerden mezun olanlar içindir. Denklik belgesi olmayanlar, zaten “collegium” sınavına katılamazlar.

Yönetmeliğin bu maddesi  6343 sayılı yasa hükmüne (Ek-1) açık olarak aykırıdır.

Bakanlık, 1984 yılındaki yapılanmasından bu yana 6343 sayılı yasayla tanımlanan görevlerin (özel veteriner sağlık hizmetleri dışındaki) önemli kısmını yerine getirmemektedir. Yasada Bakanlık tarafından yürütülmesi gereken görevler ile ilgili alt mevzuatlar yürürlüğe konulmamıştır. Diploma onayı, Uzmanlık Yönetmeliği, Collegium sınavı bunlar arasındadır. Şimdi ise yerine getirmediği bir görevi, yasa hükmüne rağmen bu yönetmelikle ortadan kaldırmış olmaktadır. Yasaya aykırı bu durum, kazanılmış hak oluşturulmadan düzeltilmeli veya iptali için idari yargı yoluna gidilmelidir.

Muayenehane Fiziki şartları

Yeni yönetmelikte; gelişen şartlara paralel olarak muayenehane ve polikliniklerin asgari fiziki şatlarının daha da iyileştirilmesi beklenirken, asgari şartlar geriye götürülmüştür. Klinik açılan köylerde bu şartlara haiz alan bulunamadığı şikayetleri bilinmektedir. Asgari şartlara haiz, 20 metrekare yer bulunamayan veya tesis edilemeyen bir köyde muayenehane açmanın gerekliliği değerlendirilmelidir.

Ayrıca getirilen yeni hükümlerle muayenehane ve polikliniklerin ticarethane haline dönüşmesine imkan sağlayabilecek hükümler bulunmaktadır. İlaç, pet malzemeleri, v.s satışı ile ortaya çıkan ve yeterli denetim ve yaptırımlar olmadığı için gelişen fiili durum, yönetmelikle yasal hale getirilmiştir. Bunun mesleğe ve meslek deontolojine vereceği zararlar göz ardı edilmiş görülmektedir. Bunun yanında, satış yerlerinin ayrı bölüm olarak tanımlanması, oluşacak zararların giderilmesine katkı sağlayacak unsur olarak değerlendirilebilir.

Reçetelerde Hasta Protokol Defteri Kaydı Olmalıdır

Muayenehane ve Poliklinik yönetmeliğinde reçete ile ilgili hususlar düzenlenmiş ve içereceği bilgiler tanımlanmıştır. Reçetenin resmiyetini sağlayacak olan protokol kayıt şartının göstergesi olan reçeteye kayıt numarası verilmesine yer verilmemiştir.

Her ne kadar yasada açık olarak belirtilmese de Reçeteler, protokol defteri gibi her yaprağı onaylı,  seri numaralı ve yasada belirtilen diğer bilgilerle birlikte mutlaka protokol kayıt numarası yazılı ve resmi belge niteliği taşımalıdır. Bu veteriner ilaçlarının kullanımı ve takibi açısından göz ardı edilemeyecek önemli bir  husustur.

Yapılan Tedavi ve Uygulamalar TÜRKVET ile ilişkilendirilmelidir

Yeni yasa ve AB uyum çalışmalarının ötesinde, veteriner halk sağlığı ve gıda güvenliği açısından veteriner ilaçlarının üretimi, dağıtımı, satışı ve uygulanması ile ilgili hususlar takip edilebilir bir kayıt sistemi içerisinde olmalıdır. Bu çerçevede hayvanlara uygulanan ilaç ve biyolojik ürünler ulusal kayıt sistemi TÜRKVET içerisine alınmalıdır.

Veteriner hekimler verdikleri reçeteleri ve uyguladıkları tedavileri sisteme girmeli, aynı şekilde reçeteleri karşılayan veteriner hekim ve eczacılar da sisteme kayıt yapabilmelidir. Kayıt altına alınacak ilaçların her türlü hareketi, kullanımı kontrol altına alınmalı ve veteriner hekim inisiyatifi dışında kullanım imkanı ortadan kaldırılmalıdır. Bu kayıtlar hayvan kesim ve gıda sanayine verilen sütlerin veteriner kontrolü içerisinde değerlendirilmelidir.

Halk sağlığının korunmasının temel şartlarından olan bu husus gecikilmeden uygulanmaya konulmalı, veteriner ilaç mevzuatıyla birlikte özel veteriner sağlık hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili hayvan hastaneleri, muayenehane ve poliklinik, sağlık kabinleri ile ilgili yönetmelikleri de aynı paralellikte düzenlenmelidir. Bu şekilde bir düzenleme; ilaç satışı başta olmak üzere birçok nedenle veteriner hekimlerin kaybettiği itibarlarının iadesi ve korunması için de oldukça önemlidir.

Eğitim Şartı

Yönetmelikte getirilen en önemli hükümlerden biri ise “hizmet içi eğitim” mecburiyetidir. İlk etapta yasal dayanak sorunu ve getirilen bir külfet olarak görünse de meslek icrası, deontoloji ve kalite standartları açısından gecikilmiş bir hüküm olarak değerlendirilebilir. Bu eğitimin, mesleki yeterlilik veya formasyon eğitimi gibi düşünülmesinden ziyade bir nevi oryantasyon eğitimi olarak değerlendirilmesi ve uygulamanın da buna göre yapılması gerekir.

Bilhassa yeni mezun ve saha deneyimi olmayan meslektaşların, yasal düzenlemeler, mesleki ve deontolojik sorumluluklar konusunda yetersizliği ve yaşadıkları sorunlar yaygın olarak bilinmektedir. Bu eğitimler, yaşanan sorunları azaltacak, veteriner hekimlerin, kamu, meslektaşları ve hasta sahipleri ile ilişkilerini düzenlemede yol gösterici, salgın hastalıklar başta olmak üzere resmi prosedürler konusunda kılavuz bilgileri sağlayacak içerikte olması gerekmektedir. Herhangi bir şekilde akademik bir eğitim olarak değerlendirilmesi ve düzenlenmesi doğru değildir.

TVHB tarafından ortaya konulan program ve uygulama bu yönüyle değerlendirilmelidir. Programın mevzuat içerikli olması bu amacı karşılar gibi görünse de akademik vurgular yapılması soru işareti oluşturmaktadır. Bu eğitimlerin saha deneyimli Bakanlık taşra elemanları ve Oda yönetimleri tarafından verilmesi amaca daha çok hizmet edecektir.

Diğer yandan, yaşanan tecrübeler, eğitim şartının yeni bir rant kaynağı haline dönüştürülmesi endişesini öne çıkartmaktadır. TVHB genelgesinde her ne kadar üst limitler tanımlanmış olsa da, ortaya çıkan görüntü bu endişeyi haklı çıkarmaktadır.

Özel sağlık hizmeti yürütecek/yürüten veteriner hekimlerin Oda yönetimleri, Kamu Kurumları ile uyumunu sağlayacak ve iletişimini etkileyecek önemli bir unsur olacak bu eğitimlerin, işin başında husumete dönüştürecek külfet haline getirilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Diğer bir ifade ile kurumsal oryantasyonun paralı olduğu bir uygulama kabul edilebilir değildir. Alınacak ücretler posta ve matbuat masraflarının ötesine geçmeyecek cuzi miktarları geçmemelidir. Meslek mensuplarının Oda yönetimleri ile sağlıklı iletişim kurulması sağlandığında, bir türlü temin edilemeyen üyelik sorumluluklarının düzenli olarak yerine getirilmesi ile TVHB meşru gelirlerini sağlamış olacaktır. TVHB tüm organları ile bu hizmeti sağlamakla yükümlüdür.

Netice itibarı ile bu eğitimler ücretsiz ve saha uygulayıcıları tarafından verildiği takdirde amaca hizmet edecektir. Aksi halde yeni sorunların çıkmasına ve yönetmeliğin gereksiz şekilde tartışılmasına neden olacaktır.

Meslek İçi Eğitim Çağdaş Zorunluluktur ve VETSEG Uygulanmalıdır

Diğer yandan meslek içi eğitimler çağdaş bir zorunluluktur. Veteriner hekimlikte uzmanlık ve akademik eğitimlerin dışında, tüm meslekler için “LLL” şeklinde simgelenen “Hayat Boyu Eğitim”  meslek içi eğitim olarak, lisans eğitimlerinden daha önemli hale gelmiştir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Olağanüstü Büyük Kongresi 2006 yılında meslek içi eğitimlerin mecburi olmasını öngören "6343 sayılı yasadaki değişiklik önerisi"ni kabul etmiş ve Bakanlığa sunmuştur. Eş zamanlı olarak da kabul edilen yönetmelikle bu eğitimlerin usul ve esaslarını ortaya koyan “VETSEG; Veteriner Hekimliği Sürekli Eğitim ve Gelişimi”  yürürlüğe konulmuştur.

Ne yazıktır ki, Bakanlık üst bürokrasisi gelişmeyi “kendi topuğuna sıkmama” anlamına gelen bir yaklaşımla sıcak karşılamamış ve öneriye sahip çıkmamıştır. İşin en garip yanı ise takip eden süreçte TVHB organları ve meslek kamuoyu da bunu sahiplenmemiştir. TVHB Uygulama Yönetmeliğinin uygulanmasından sorumlu Merkez Konseyi Başkanı olmasına rağmen VETSEG konusunda geçen 5 yılı aşkın sürede meslek örgütünce yükümlülükler yerine getirilmemiştir.

Bu çerçevede Muayenehane ve Poliklinik Yönetmeliğindeki “hizmet içi eğitim” ile ilgili düzenleme normalde “VETSEG” hükümlerine atıfta bulunması gerekirken, yönetmelik hükümleri yok sayılarak eğitime yeni tanımlamalar getirilmeye çalışılmıştır. VETSEG kapsamında oluşturulması gerekli olan komisyonlar, eğitimlerin içeriğini ve kredilendirilmesini sağlama imkanına sahip olduğu gibi, komisyon oluşmasında ilgili paydaşlar zaten yer almaktadır.

Büyük Kongreden çıkacak taslağın yasalaşması için gereğini yapacakları konusunda söz veren meslek mensubu milletvekillerinin bir kısmı ve Sayın Bakan halen görevdedir. TVHB Olağanüstü Büyük Kongresinde kabul edilen yasa değişiklik önerisinin yasalaşması sağlanmalı, TVHB Merkez Konseyi ve Oda Yönetimlerinin sorumluluğunda olan VETSEG uygulamaya geçirilmelidir.

Denetimler

Muayenehane ve poliklinik yönetmeliğinde öngörülen yılda bir yapılacak denetimler yetersizdir. Kalitenin sağlanması ve haksız rekabetin önlenmesi ancak denetimin etkinliği ile mümkündür. Denetimlerin sadece muayenehanenin fiziki şartları ile sınırlı olmayıp yetki, sorumluluklar ve işlevsel olarak da olması gerekir. Her ne kadar Oda denetimlerine atıfta bulunulmuş olsa da, özel veteriner sağlık hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi, Bakanlığın yetki ve sorumluluğu altındadır. Odaların denetimleri TVHB Uygulama yönetmeliği ve yönergeleri ile sınırlı olacaktır. 6343 sayılı yasanın bütün olarak yürütülmesinden Bakanlığın sorumlu olduğu unutulmamalıdır.

Özel veteriner sağlık kurumlarının denetimi, merkezi otorite adına denetim yapacak, Merkez veya İl Müdürlükleri bünyesinde oluşturulacak, bu konuda gerekli donanıma sahip resmi veteriner hekimler tarafından süreklilik arz edecek, takvime bağlı olmayacak şekilde düzenlenmeli ve yerine getirilmelidir. Bu denetimler aynı zamanda serbest veteriner hekimlerin kamu ile oluşacak sorunlarının giderilmesini de temin edecek özelliğe sahip olmalıdır.

 Bilhassa İlçe Müdürlükleri tarafından yapılacak denetimler, kamuda ve özel çalışan meslek mensupları arasında sorunların oluşmasına ve artmasına neden olacaktır.  

Hayvan Sağlığı Kabinleri

6343 sayılı yasanın 11 maddesi veteriner hekim olmayan kişilerin veteriner hizmetlerindeki görev yetki ve sorumluluklarının Bakanlıkça belirleneceği hükmünü getirmiştir. Her nedense bir türlü bu düzenleme yapılamamış ve yargı kararı sonucu 8/3/2007 tarihli ve 26456 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hayvan Sağlığı Kabini Açılış, Çalışma ve Denetlenme Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik ile düzenlenmek zorunda kalınmıştır. Yönetmelik içerik itibarı ile neyin nasıl yapılacağından ziyade nelerin yapılamayacağını tanımlamıştır. Veteriner Hekim Muayenehane ve Poliklinik yönetmeliği ile aynı tarihte yayınlanan yönetmelik değişikliği ile söz konusu yönetmeliliği nelerin yapılamayacağını düzenleyen 13.maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan bu madde Yasaklar başlığı altında;

          “MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında hayvan sağlığı kabini açmış ve açacak olanlar aşağıda belirlenen hususlara uymak zorundadır.
        a) Hayvan sağlığı kabini açmak isteyen kişiler, İl Müdürlüğünden çalışma izni almadan faaliyete geçemez.
        b) Hayvan sağlığı kabininde, izin almış kişi dışında, hayvan sağlığı hizmetlerine yönelik kişi/kişiler çalıştırılamaz.
        c) Hayvan sağlığı kabini açmış olanlar, başka hayvan sağlığı kabini açamaz ve ruhsatlı muayenehanesi veya polikliniği olan veteriner hekimin yanında veteriner sağlık teknisyeni, veteriner sağlık teknikeri ve sağlık teknikeri olarak çalışamaz.
        ç) Hayvan sağlığı kabininde Yönetmeliğin 7 nci maddesinde belirtilen hizmetlerin dışında hizmet verilemez.
        d) Hayvan sağlığı kabininde ve kabin açma izni almış veteriner sağlık teknisyeni, veteriner sağlık teknikeri ve sağlık teknikerinin çantasında, Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde belirlenen alet ve malzeme dışında farklı alet malzeme bulundurulamaz.
        e) Hayvan sağlığı kabininde ve kabin açma izni almış veteriner sağlık teknisyeni, veteriner sağlık teknikeri ve sağlık teknikerinin çantasında her nevi ilaç, aşı, serum veya biyolojik madde bulundurulamaz, taşınamaz ve satılamaz.
        f) Hayvan sağlığı kabinin tabelasında, Yönetmelikte belirlenen tabeladan başka bir tabela, ilan, reklam ve benzeri bahsedilen bilgilerin dışında başkaca bir bilgi veya reklam, işaret kullanılamaz. Değişik yerlere ve yollara yönlendirici her nevi tabela ve ilan asılamaz, reklam yapılamaz.
        g) İzin belgesi almış olan hayvan sağlığı kabininde, İl Müdürlüğünün izni olmadan herhangi bir değişiklik ve ilave yapılamaz.”

Hükümlerini içermektedir. Bu hususların yürürlükten kaldırılması, bir anlamda sayılan iş ve eylemlerin yapılabileceği gibi bir durumu ortaya çıkarmaktadır.

Bu yönetmeliğe dayanak teşkil eden ilgili yasa maddesi yürürlükten kaldırılırken yönetmelikte bu şekil bir düzenleme yapmak anlamlı görülmemektedir. Yönetmeliğin bir maddesinin iptalinden ziyade yeniden düzenlenmesi daha doğru bir işlem olarak değerlendirilebilir.

Bu şartlar altında, yeni mevzuatların uygulanması ile ortaya çıkacak sonuçların, başta Bakanlık birimleri ve Türk Veteriner Hekimleri Birliği organları olmak üzere, meslek kamuoyu tarafından iyi takip edilmesi, doğru değerlendirilmesi, mevzuatın içeriği kadar önemli görülmelidir. Olumsuzluklar oluşmadan giderilmesine çaba harcanmalıdır.

Günübirlik menfaatlerin ötesinde veteriner mevzuatı ile mesleki yetki ve sorumluluklar bir bütün halinde düşünülmeli ve ona göre yorumlanmalıdır. Kısmi ve günübirlik değerlendirmeler ile amaca hizmet etmeyen taktik hareket ve tartışmalardan ziyade, mesleki yetki ve sorumlulukların tanzim ve yerine getirilmesi konusunda strateji oluşturulması daha faydalı ve önemli görülmelidir. Kurumlar ve meslek camiası bu konuda vizyon oluşturmaya katkı sağlamalı, kurumlar da misyonunu yerine getirmelidir.

29 Ekim 2011

Dr. Mustafa ALTUNTAŞ
Uzman Veteriner Hekim

 

Ek-1:

(6343 Sayılı Yasa) Madde 3 – Yabancı memleketler yüksek veteriner okul veya fakültelerinden diplomalı olup da tahsil muadeleti Maarif Vekaletince tasdik edilmiş bulunan (Veteriner hekim)lerin Türkiye'de mesleklerini icra edebilmeleri için Türkiye üniversiteleri veteriner fakültelerinden birisinde yapılacak "Collegium" imtihanını kazanmaları şarttır.

Ek-2;

(YÖK)YURTDIŞI YÜKSEKÖĞRETİM DİPLOMALARI DENKLİK YÖNETMELİĞİ
(6 Kasım 2010  Resmi Gazete Sayı : 27751)

Amaç ; MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarının denklik işlemlerinde uyulacak usul ve esasları düzenlemektir.

Dayanak,MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar MADDE 3 – …    c) Denklik: Yurtdışında tanınan bir yükseköğretim kurumundan alınan ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarının Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarınca verilen ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarına eşdeğer olduğunun tespit edilmesini,

             ç) Denklik belgesi: Denkliği talep edilen diplomanın Türkiye’de hangi alan ve düzeyde tanındığını gösterir belgeyi,

             d) Denklik birimi: Yükseköğretim Kurulu bünyesinde yer alan ve denklik başvurularının kabulü, incelenmesi ve Kurul kararlarının uygulanmasına yönelik işlemlerin yapıldığı birimi,

İnceleme sonucu yapılacak işlemler

             MADDE 9 – (1) Yapılan inceleme sonucunda;

             a) Diplomanın alındığı kurumun ilgili ülke makamları ve YÖK tarafından tanınmış bir kurum olduğu, eğitimin yapıldığı programın benzeri Türk yükseköğretim programına denk olduğu, eğitim düzeyi ve öğrenim alanı açıkça tespit edilenlere mezun olduğu düzeye göre ön lisans denklik belgesi, lisans denklik belgesi veya yüksek lisans denklik belgesi verilir.

             …

ç) Mezun olunan lisans programının eğitim düzeyi ve içeriğinin yeterli bulunmaması durumunda, başvuru sahibi usul ve esasları Kurul tarafından belirlenen seviye tespit sınavına tabi tutulur.

             1) Seviye tespit sınavı öğrenim süresince kazanılması gereken en az bilgi düzeyinin tespitine yönelik olup, başarılı olabilmek için gereken asgari puan 100 üzerinden 50'dir. Seviye tespit sınavları ihtiyaç durumuna göre Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek üniversitelerin ilgili bölümleri veya ÖSYM tarafından Yükseköğretim Kurulunca belirlenen tarihlerde ve yılda en az bir kez yapılır.

             2) Hukuk, tıp doktorluğu, diş hekimliği, mühendislik ve öğretmenlik alanında hangi ülkelerdeki yükseköğretim kurumlarından alınan diplomaların denklik işleminin seviye tespit sınavında başarılı olma şartı aranmadan yapılacağı Genel Kurul tarafından belirlenerek resmi internet sitesinde ilan edilir.

                3) Eczacılık alanındaki diplomaların denklik işlemlerinde: Yapılan denklik incelemesi sonucunda eğitim düzeyi, süresi ve mezun olunan programın Türkiye’deki eşdeğer programa göre alınması gereken zorunlu derslerinde eksiklik bulunmadığında, Kurulca belirlenecek eczacılık fakültesinde oluşturulacak bir jüri önünde ilmi hüviyetini ispat etmesi sonucunda denklik belgesi verilir. Yapılan denklik incelemesi sonucunda eğitim düzeyi, süresi ve mezun olunan programın Türkiye’deki eşdeğer programa göre alınması gereken zorunlu derslerinde eksiklik bulunanların ise Kurulca belirlenecek eczacılık fakültesinde zorunlu eksik derslerin ve eksik olan sürenin tamamlatılarak mesleki bilgiyi ölçen bir sınavın Kurulca belirlenecek eczacılık fakültesinde oluşturulacak bir heyet tarafından yapılması sonucunda denklik belgesi verilir.

 

Güncel
 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved