Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar

 

Sıfır Faizli Kredi, Kime Çare?

Hızlı şekilde gündeme gelen faizsiz kredi furyası, 1980 li yılları, Özal dönemini hatırlatıyor.

Hayvancılığa girdi ve pazar sağlayan kurumlar SEK, YEM SANAYİ yok edilmiş, EBK etkisizleştirilmiş,Hara ve İnekhaneler, Veteriner Zootekni Araştırma Enstitüleri, Devlet Üretme Çiftlikleri tasfiye edilerek KİT statüsüne dönüştürülmüştü.

Tarım Bakanlığı yapılanması ise kazanın altındaki ateş olmuştu.

O dönemde verilen teşvikler hayvancılığın hanesine destek olarak yazılırken, inşaat sektörü desteklenmişti. Arkasında ise meşhur "teşvik ahırı harabeleri" abide olarak kaldı.

Yem destekleri yem sanayicilerini semirtti,

Süt destekleri, süt sanayicisini büyüttü, uluslararası tekellere sundu,

Fırıncıya un desteği, ekmeğini kendi yapan köylünün "çarşı ekmeği" yemesini sağladı,

Yem desteği, köylünün yumurtayı, tavuğu bakkaldan almanın uygunluk hesabını yapmasını sağladı.

İthal damızlıklara yüksek oranda verilen destekler, yerli damızlıklara verilmedi, kesime gönderildi. Onların yerine daha çok damızlık ithal edildi.

Böylece hayvancılık ve yetiştirici desteklenmiş(!)  oldu.
.....
"Bu harabelerin sahipleri, şimdi herhalde boğaza karşı viskilerini yudumluyordur!"

Neticede;

Kağıt üzerinde, rakamlara baktığınızda, hayvancılığa yüksek miktarda destekleme ödemeleri yapılırken, hayvancılığın hızla gelişmesi gerekirken, kademe kademe Türkiye hayvancılığı tükenmeye doğru hızla yol almaya başladı.

Teşvikle yapılan ahırlar kullanılmazken, kullanılan içerisi hayvan dolu ahırlar da boşaltılmış oldu.

Hayvansal gıdada kendine yeterli olan, hatta fazlası olan Türkiye, kısa sürede net ithalatçı oldu.

Bu gün ise kurbanlığını ithal etmek zorunda kalan bir ülke haline geldi.

Hayvancılığın ayakta kalmasının temel şartı, fiyat istikrarı ve pazar güvencesi" iken kimse buna bakmadı. Ne fiyat istikrarı, ne de pazar kaldı. Ülke oldu açık pazar.

İşi, geçimi hayvancılık olanları desteklemekse maksat; İşletme kredisini sıfır faizle verirsiniz, işletmeler gelişir nefes alır, üretim olarak dönüşüm sağlar.Temel tedbirleri almak şartıyla!

Eğer işletme kredisi faizi %50 indirimle, yatırım kredisi faizi ise sıfırla verilirse; işletme kredisinin de kullanım riski arttırılmış olur.

Sıfır faizli yatırım kredisi ile geçmişte teşvik ve desteklemelerde yaşandığı gibi; inşaat sektörü, ithalat sektörü, yabancı yetiştirici desteklenmiş olur. Üretime devam eden insanlar da yakın zamanda çökertilmiş olur.

Verilen sıfır faizli kredilerin gidişatı, hayvancılıkla ilgisi, bilgisi olmayanların krediye akın etmesi, bu sonu hazırlar görünmektedir.

Görünen odur ki, sıfır faizli yatırım kredileri;

 Hayvancılığın durumunun düzelmesine çare değildir,

 Et üretiminin artmasına çare değildir,

 Süt üretiminin istikrarlı şekilde artmasına çare değildir!

Olsa olsa ithalat tacirlerine, et spekülatörlerine, süt tozu ithal edip, süt ürünlerine işleyip, çiğ sütten yapılmış gibi pazarlayanların en büyük olmalarını sağlamaya çare olabilir.

Kesin olan şudur ki; geçmişte olduğu gibi inşaat sektörüne, ahır, yem, süt ekipmancılarına, ithalatçılara yabancı yetiştiricilere kazandırmak için çaredir.

Yakın geçmişten ibret almayı düşünmek o kadar zor mu dersiniz?

Ama ibret almamakta haklısınız.

İstiklal şairimizin ifadesiyle;

"Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

Tarih'i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür  mü ederdi? "   M.Akif ERSOY  

 
28.09.2010
 
Dr. Mustafa ALTUNTAŞ
Uzman Veteriner Hekim
TürkVet
 

 

Güncel
 

 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved