Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar
TİGEM At Yetiştiriciliği ve Islahı

Osmanlı, iyi atlara sahip olabilmek için Dünya tarihinde bugün ki anlamda modern yetiştiriciliğin 14.yüzyılda ilk uygulayıcısı olmuş, Hayvanat Ocaklarında yetiştirdiği atlar ile İmparatorluk zirveye ulaşmıştır.

Cumhuriyetin kurulması ile her konuda olduğu gibi at yetiştiriciliği ve ıslahı konusunda da ülkenin ihtiyaçları belirlenmiş, bu tespitlere göre yetiştirme ve ıslah faaliyetlerine yön verilmiştir.

Osmanlıdan miras kalan ve halen yaşatılan ender kaynaklardan birisi olan Safkan Arap Atı yanında, at ıslah çalışmaları çerçevesinde İşletmelerimize Macaristan’dan Nonius atları getirilmiş, saf ve yarım kan şeklinde yetiştiriciliği yapılmış, iş ve çeki hayvanı olarak Karacabey Noniusları ve Universal Karacabey Atı geliştirilmiştir. Konkur atı yetiştirilmesine yönelik çalışmalar 1924 yılında başlamış, 1941 yılında Nonius, Arap ve Karacabey atlarının birleşimi ile konkura uygun bir kombinasyon oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmalara 1962 yılında Karacabey Atı ve Karacabey Noniusları ile tekrar hız kazandırılmış, ancak 1970 yılında yetiştirilmesine son verilmiştir.

İngiliz atı yetiştiriciliğine 1928 yılında başlanmış, 1981 yılında son verilmiştir.

 Gerek bakım ve yönetim kolaylığı, gerekse güç ve çok yönlü kullanıma uygun bir iş ve binek hayvanı olan Haflinger atı yetiştiriciliğine ise 1961 yılında başlanılmış, 1995 yılına kadar yetiştiriciliği sürdürülmüş, halen çok az sayıda muhafaza edilmektedir.

Ülkemizde koşu atı olarak Safkan Arap Atı yetiştiriciliği Anadolu, Karacabey ve Sultansuyu İşletmelerimiz ile birlikte özel yetiştiriciler tarafından yapılmaktadır. İngiliz Atı yetiştiriciliği ise tamamen özel yetiştiriciler tarafından yapılırken, Spor ve Konkur Atları konusunda büyük ölçüde  dışa bağımlı kalınmıştır.

İlk damızlık materyalini saraydan intikal eden aygır ve kısrakların teşkil ettiği Safkan Arap Atları Anadolu ve Karacabey’de 1924, Sultansuyu’da 1928 yılında yetiştirilmeye başlanılmıştır.

Urfa bölgesinde halk elinde bulunan atlar uzman bir heyetçe gözden geçirilerek en güzel atlar, daha sonra değişik yıllarda Arabistan ve Irak’a gönderilen heyetlerce, kabilelerin elindeki meşhur familyaların en gözde numuneleri satın alınarak damızlık kadrosu güçlendirilmiştir.

Yapılan ıslah çalışmaları sonunda gerek koşu performansı, gerekse vücut güzelliği ve asaleti ile Türk Safkan Arap atı kendine has özelliklere kavuşmuştur. Dünyadaki örneklerinden farklı olarak Türk Safkan Arap atının özelliği, seksen yıldır aynı titizlikle sürdürülen ıslah çalışmaları sonucu güzellik ve asalet ile koşu performansının bir arada olmasının sağlanmış olmasıdır.

Kan yakınlığı probleminin oluşmaması için 1998-99 yıllarında 5 ayrı kan hattından 7 baş aygır ile 9 farklı kan hattından 11 baş kısrak ithal edilmiştir. Bu ithal damızlıklar ile birlikte Anadolu, Karacabey ve Sultansuyu Tarım İşletmelerinde toplam 46 kısrak(kan hattı) ve 12 aygır (kan hattı)familyası ile yetiştirme ve ıslah çalışmaları sürdürülmektedir.

            Islah çalışmaları geçmişten günümüze aynı titizlikle sürdürülmektedir. Her yıl tüm damızlık materyal ve doğan tayları Uzman teknik heyet tarafından tek tek görülerek ırk özellikleri, kan hattı, genetik kusurlar, beden yapısı, koşu performansı gibi fenotipik ve genotipik karakterler yönüyle değerlendirilmek suretiyle sıfat tevzii programı düzenlenmekte ve hangi kısrağa hangi aygırın verileceği belirlenmektedir. Damızlık ayrılacak taylar da belirtilen karakterler dikkate alınarak yine uzman teknik heyet tarafından seçilmekte, kadro fazlası olarak belirlenen taylar satışa sunulmaktadır.

Kadro fazlası tayların çoğunluğu Mayıs-Temmuz aylarında işletme merkezlerinde bir veya iki yaşlı olarak satılırken, seçilen elit taylar Ekim-Kasım aylarında İstanbul Veli Efendi Hipodromunda iki buçuk yaşlı olarak yarış sektörünün hizmetine sunulmaktadır.             

İşletmelerde yetiştirilip 1985 ve sonrası koşan tayların tüm yarış sonuçları ile 2000 yılında veri tabanı oluşturulmuş ve damızlık seçimi ile sıfat tevzi işlemlerinde koşu performanslarının değerlendirilmesi yönüyle bilgisayardan faydalanılmaktadır.

İkibin yılından itibaren kızgınlık, gebelik kontrolü ve tohumlama işlerinde  Ultrasonografiden faydalanılarak gebelik ve döl veriminde % 85-90 düzeyinde sonuçlar alınmaktadır.

At Yetiştiriciliği ve ıslahı konusunda yetişmiş eleman ihtiyacının temini için Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile 2000 yılı sonu-2001 başında 6 hafta süreli bir eğitim programı düzenlenmiştir. Programın iki haftalık bölümü Karacabey İşletmemizde uygulamalı olarak yapılmıştır. Her yönüyle ilk olan bu eğitim için seçilmiş genç veteriner hekimler program sonunda işletmelerimizde at yetiştiriciliği şubelerini rahatlıkla yürütebilecek düzeye gelmişlerdir. Bu programı destekleyecek şekilde spesifik konularda düzenlenen eğitim seminerleri ile bu elemanların bilgi birikim ve düzeyleri artırılmaya devam edilmektedir.

Ülkemizde hipodromlarda start alan atların yarısını ingiliz atları, diğer yarısını da Safkan Arap Atları teşkil etmektedir. At sayısı itibarıyla son yirmi yıllık süreçte ingiliz atı fazla olmasına karşılık son yıllardaki yoğun ilgi ile eşitlenme noktasına yaklaşılmaktadır. Ancak 2003 yılı yarış programında getirilen yeni düzenleme ile Safkan Arap Atı yarışlarının temel özelliklerinden olan A, B ve C grublarının kaldırılmasının,  koşan Arap atı varlığını olumsuz etkileyeceği ve azaltacağı beklenilmektedir.

İngiliz atı yetiştiriciliği tamamen özel sektör tarafından yapılmaktadır. Bu yetiştirmenin kaynağını ithal tay ve damızlık kısraklar teşkil etmektedir ve sürekli damızlık yenilenmesini gerektirmektedir. Yetiştirmede Özel haralar yanında Bakanlık kaynakları ile yatırımları temin edilen, yarış gelirlerinden ve TJK kaynaklarından desteklenen İzmit ve Karacabey Pansiyon Haraları ile aşım istasyonları önemli yer tutmaktadır.. Her yıl Bakanlık tarafından Dünyanın en iyi aygırları astronomik bedeller ödenerek ithal edilmekte ve İngiliz atı yetiştiricisinin hizmetine sunulmaktadır.

Safkan arap atı ıslah çalışmaları, bu mirası yaşatan ve Arap atı yetiştiriciliğinin temelini oluşturan haraları bünyesinde bulunduran TİGEM tarafından sürdürülmektedir. Bu temel yapı, yetiştirmenin çekirdeği ve ıslah çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğü merkez durumundadır. Bu merkezlerde yetiştirilen ve damızlık ihtiyacı (doğan tay sayısının % 5 kadar) dışındaki erkek ve dişi taylar sektörün hizmetine sunulmaktadır. Hali hazırda safkan arap atı yetiştiriciliğinde damızlık olarak kullanılan kısrakların 1/3′ü  TİGEM işletmelerinde, 2/3 ü ise özel yetiştiriciler elinde bulunmaktadır. Buna karşılık yarış sahasına katılan genç safkan arap koşu atlarının ancak yarısı özel yetiştirmelere aittir. Bunun nedeni ise özel yetiştirmelerde gebelik ve dölveriminin düşük olmasına karşılık TİGEM  işletmelerinde yüksek orandaki dölverimidir. Bakanlık kaynaklarıyla yapılan TJK Mahmudiye ve Urfa Safkan Arap Atı Pansiyon haraları ve aşım istasyonlarının devreye girmesiyle veteriner hekim kontrolünde yapılan tahumlamalarla özel yetiştirmelerdeki döl verimi de artış gösterecektir.

Diğer yandan ise safkan arap atlarının koşu ikramiyelerinin  %70′ den fazlasını TİGEM yetiştirmesi atlar kazanmakta, buna paralel olarak da koşu kazancı beklentisi yüksek olan TİGEM yetiştirmesi taylar yüksek fiyatlarla alıcı bulmaktadır. Bununla birlikte TİGEM yetiştirmesi tayların yetiştirme ve ıslah çalışmalarında farklı genotipik ve fenotipik özellikleri taşımaları nedeniyle aynı yaş grubunda satış fiyatlarında 20-30 misli farklılık bulunmaktadır. Bunun nedeni ise aralıksız sürdürülen ıslah çalışmaları kapsamında yapılan sıfat tevzilerinde o gün için yüksek değerle satılacak tay beklentisinden çok Türk Safkan Arap Atını oluşturan genetik yapıların muhafaza ve geliştirilmesine öncelik verilmesidir. Yüksek performanslı taylar ise bu geniş kapsamlı ve uzun vadeli projeksiyonların doğal sonucu olmaktadır.

TJK pansiyon haralarının devreye girmiş olmasına rağmen özel safkan arap atı yetiştiriciliğinde ne yazıktır ki henüz Türk Safkan Arap atının ıslah ve yetiştirmesindeki kriterler uygulanamamaktadır. Familya esaslı olan bu çalışmalar özel yetiştirmede dikkate alınmamakta ve sadece doğacak tayın koşu performansı beklentisine göre aygır tercihi yapılmaktadır. Bu tercihlerde çoğu zaman olmaması gereken düzeyde kan yakınlığı olan birleştirmeler yapılmakta, ıslah çalışmalarına katkı ötesinde  çok kıymetli damızlıklar zayii edilmektedir. Her ne kadar ciddi yatırımlarla önemli destek ve imkanlar sağlanmış olsa da hali hazır yapısı ve yaygın anlayış ile özel yetiştirmeler ve pansiyoner haralar ıslah ve geliştirme bir yana Türk Safkan Arap Atının genotipik ve fenotipik yapısını muhafaza edecek bir yapıya kavuşamamışlardır. Yakın gelecekte de böyle bir eğilim görülmemektedir. Aksine günü birlik ve kısa vadeli menfaatler nedeniyle bu kımetli hazinenin kısa sürede dejenere edilmesi sonucunu getirecek eğilimler etkili görülmektedir. Dünyaya açılma ve tanınma amacıyla sağlanan Dünya Arap Atı Yetiştiricileri Birliği (WAHO) üyeliği dahi fayda sağlama yerine bu riski artıracak bir etken olma noktasına getirilmeye çalışılmaktadır. Safkan Arap atlarının ithalinde aranacak şartlara ait şartnamenin yürülükten kaldırılması, Türk Safkan Arap Atı yetiştiriciliğinde temel olan familya sistemi ve isimlendirmede familya isminin kaldırılması gibi uygulamalar bu yönde atılan önemli adımlar olarak görülmektedir.

Esas itibariyle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bir taraftan ıslah çalışmalarının sorumluluğunu taşımaktadır. Diğer taraftan ise ülkemizde at yarışları ve müşterek bahis düzenlemede tek yetkili olup yarış otoritesi konumundadır. Bakanlık bu yetkisisini yarış müessesesi olarak belirlediği  TJK’ne devretmektedir. TJK at yarışlarını, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca belirlenen kurallar ve yarış programı çerçevesinde ve yine Bakanlık kontrolünde düzenlemekte ve müşterek bahis oynatmaktadır. Bu kapsamda yürüttüğü hizmetlerin ve yarışlarla ilgili her türlü kazanç ve harcamanın tamamı Bakanlık adınadır. TJK yetkili otorite olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı adına at yarışlarını düzenleyen Bakanlığın sözleşmeli Yarış Müeessesesi’dir. Yetiştirme, yarış ve müşterek bahislerden oluşan atçılık ve yarışcılık sektörünün bir nevi sanayisi konumunda olan yarış ve müşterek bahis konusunda TJK görevlendirilmiştir. Bu görevlendirme zaman içerisinde ve bilhassa Bakanlığın dinamizmini ve sorumluluklarını kaybettiği son yirmi yıllık süreçte sınırlarını aşmış, ilgisi olmamasına rağmen at yetiştirme ve ıslah faaliyetleri de TJK ‘ne kademeli olarak devredilmeye çalışılmıştır. Bu gelişmeler sonucunda özel yetiştirmelere hizmet veren Aygır depoları önce atıl duruma getirilmiş ve sonrasında kapatılmıştır.

Buna karşılık Bakanlık kaynaklarından sağlanan yatırımlarla TJK pansiyon haraları ve aşım istasyonları kurularak Bakanlık at ıslah ve yetiştirme hizmetlerinden çekilmiştir. Bu yapılanma ile özel haralara karşı Bakanlık kaynaklarından sağlanan yatırımları ve yarış gelirlerinden subvanse edilen işletmeciliği ile sadece parası olan, sahibi olduğu atı bile tanımayan yarışcı at sahiplerine hizmet veren pansiyoner haralar tekelci bir yapılaşma olarak hızla gelişme göstermektedir. Her ne kadar önemli imkanlar sağlansa da, yüksek ücretlerle yabancı uzmanlar çalıştırılsa da kollektif olan bu yetiştirmelerde bir çok problem yaşanmakta, hiçbir destek almayan ilkel şartlardaki özel hara ve özel pansiyonlar kadar performans ve verim temin edilememektedir. At yetiştirici dernekleri yetiştirmede sorumlu ve etkin bir konumda olmayıp at sahipleri derneği vasfını muhafaza etmektedirler. Bu dernekler at yetiştiricileri birliği yapısına dönüşmek ve yetiştiriciliği sahiplenmek eğiliminde olmak yerine her şeyi kontrolü altında tutan TJK himayesinde olmayı tercih eder görünmekte, Bakanlığın son yıllardaki temel yaklaşımları da bu eğilimi desteklemektedir.

Yetiştiriciliğin sanayiden ayrı geliştirilmesi yerine sanayisinin kontrolüne verilerek tekelleşme eğilimi güçlendirilmektedir. Bu durum özel yetiştirmede tekelleşmeyi her geçen gün arttırmakta, yarışcı, yetiştirici ve aynı zamanda ithalatçı olan kişileri yetiştirdiği veya ithal ettiği iyi atı kendisi koşturmakta, işe yaramayanı ise başkalarına satmaktadır. Sattığı atlarla kendi atları birlikte koşmakta, ikramiyeleri de doğal olarak kendileri kazanmaktadır. Bunun sonucu bir süre sonra yetiştirdiği performansı düşük taylara alıcı bulamamaktadırlar. Oluşturulan bu tekelleşme ve sonucunu gizlemek için ise yüksek fiyata tay satan TİGEM hedef gösterilmektedir. Yapılan yanlışları ve sağlanan haksız rantları gizlemek için kabahati devletin at yetiştirmesinin yanlışlığında bulmaktadırlar. Aynı kişi ve kuruluşlar oluşturdukları tekeli gizlemek için koşu atı damızlık kısraklarının ancak %10 kadarını elinde bulunduran, at ıslah ve yatırımlarında TJK ve Pansiyoner haralar aksine Bakanlık kaynaklarından çok az destek alan TİGEM’i devlet tekeli olarak tanımlayabilmektedirler. Eğer ki TİGEM de yetiştirdiği atları yarış sahasında kendi adına koşturursa o zaman gerçekten tekel olabilir ve başkalarının at koşturabilme imkanı kalmaz. At koşturmadan, yetiştirilen tüm tayları açık ihaleler ile satılan bir yapıda, yarış sektöründe tekel olmak mümkün değildir.  

Yetiştirdiği tüm erkek ve dişi tayları sektörün hizmetine sunan TİGEM  Türk Safkan Arap Atının ıslah çalışmalarını her şeye rağmen artan titizlikle sürdürmek mecburiyetindedir. Aksi takdirde ata yadigarı hazine kaybedilmiş olacaktır. Özel yetiştiricilerin, TİGEM ‘in de içinde yer alacağı yetiştirici birliği şeklinde örgütlenmesi ve ıslah faaliyetlerini sürdürebileceği yapı ve sistemi oluşturuncaya kadar  yapının muhafaza edilmesi gerekli görülmektedir.    

02.12.2002

Dr.Mustafa ALTUNTAŞ
Uzman Veteriner Hekim

 

Güncel
 

 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved